1. Kusurlu insanların kolayca düştüğü gizli tuzak nedir?

“GÜÇ sahibi her kişiyi bekleyen bir gizli tuzak vardır.” On dokuzuncu yüzyıl şairlerinden birinin bu sözleri gizli bir tehlikeye, gücün kötüye kullanımına dikkati çekmektedir. Ne yazık ki, kusurlu insanların hepsi bu tuzağa çok kolayca düşmektedir. Gerçekten de, tarih boyunca ‘insanın insana egemenliği kendine zarar vermiştir.’ (Vaiz 8:9, ) Gücün sevgisizce kullanımı anlatılamayacak kadar çok acıya yol açmıştır.

2, 3. (a) Yehova’nın gücünü kullanmasında dikkate değer taraf nedir? (b) Gücümüz neleri de içerebilir; bütün bu alanlarda gücümüzü nasıl kullanmalıyız?

2 Sınırsız güce sahip Yehova Tanrı’nın bu gücü asla kötüye kullanmaması dikkate değer. Önceki bölümlerde gördüğümüz gibi, O her zaman yaratma, yok etme, koruma, geri verme gücünü sevgi dolu amacı doğrultusunda kullanır. Gücünü kullanma tarzı üzerinde derin düşündüğümüzde, O’na yaklaşma ihtiyacını hissederiz. Bu da bizi gücümüzü kullanırken ‘Tanrı’yı örnek almaya’ yöneltebilir. (Efesoslular 5:1) Acaba zayıf ve küçücük varlıklar olan biz insanlar nasıl bir güce sahibiz?

3 İnsanın ‘Tanrı’nın suretinde ve benzeyişinde’ yaratıldığını unutmayın. (Tekvin 1:26, 27) Bu nedenle, biz de bir ölçüde güce sahibiz. Gücümüz bir işi başarma ve çalışma kapasitemizi, diğer insanlar üzerinde sahip olduğumuz denetim ya da yetkiyi, başkalarını, özellikle de bizi sevenleri etkileme yeteneğimizi, fiziksel kuvvetimizi ve maddi kaynaklarımızı da içerebilir. Mezmur yazarı, Yehova’ya “hayatın kaynağı sendedir” demişti. (Mezmur 36:9) Şu halde, sahip olabileceğimiz her meşru gücün kaynağı dolaylı ya da dolaysız olarak  Tanrı’dır. Biz bu nedenle, gücümüzü O’nu memnun edecek tarzda kullanmak istiyoruz. Acaba bunu nasıl yapabiliriz?

En Önemli Etken Sevgidir

4, 5. (a) Gücü doğru kullanmakta en önemli etken nedir; Tanrı’nın örneği bunu nasıl ortaya koyar? (b) Sevgi, gücümüzü doğru kullanmamıza nasıl yardım eder?

4 Gücü doğru biçimde kullanmakta en önemli etken sevgidir. Tanrı’nın örneği bunu göstermiyor mu? Birinci bölümde Tanrı’nın dört temel niteliği –kudret, adalet, hikmet ve sevgi– üzerinde yaptığımız irdelemeyi anımsayın. Bu dört nitelikten hangisi başta gelir? Sevgi. I. Yuhanna 4:8 “Allah sevgidir” der. Evet, Yehova’nın özü sevgidir, bu O’nun yaptığı her işi etkiler. Bu nedenle, gücünü ne zaman ortaya koysa, bunu sevgisinden ötürü yapar ve yaptıkları Kendisini sevenlerin eninde sonunda yararına olur.

5 Sevgi, gücümüzü doğru kullanmamıza da yardım eder. Her şeyden önce, Mukaddes Kitap bize sevgi ‘lütufla muamele eder’ ve ‘kendi faydasını aramaz’ diyor. (I. Korintoslular 13:4, 5) Bu nedenle sevgi, üzerlerinde bir derece yetki sahibi olduğumuz kimselere sert ve acımasız davranmamıza izin vermez. Bunun yerine, diğer insanlara onurlarını gözeterek, ihtiyaç ve duygularına bizimkilerden daha fazla önem vererek davranmamıza yardım eder.—Filipililer 2:3, 4.

6, 7. (a) Tanrı korkusu nedir; bu nitelik gücü kötüye kullanmaktan sakınmamıza nasıl yardımcı olur? (b) Tanrı’yı memnun etmeme korkusu ile Tanrı sevgisi arasındaki bağlantıyı anlatın.

6 Sevgi, gücümüzü kötüye kullanmaktan sakınmamıza yardım edebilen başka bir nitelikle bağlantılıdır: Tanrı korkusu. Bu nitelik ne derece değerlidir? Kutsal Yazılar “RAB korkusu insanı kötülükten uzaklaştırır” diyor. (Süleymanın Meselleri 16:6, ) Gücü kötüye kullanmak kuşkusuz bırakmamız gereken kötü davranışlar arasındadır. Tanrı korkusu bizi yetkimiz altındaki kişilere kötü davranmaktan alıkoyar. Neden? Çünkü, başkalarına davranış tarzımız hakkında  Tanrı’ya hesap vereceğimizi biliriz. (Nehemya 5:1-7, 15) Fakat Tanrı korkusu bundan daha da fazlasını yaptırır. Özgün dilde “korku” için kullanılan terimler çoğu kez Tanrı’ya karşı derin bir saygı ve hayranlık ifade eder. Bu nedenle, Mukaddes Kitap korkuyla Tanrı sevgisi arasında bağlantı kurar. (Tesniye 10:12, 13) Saygıyla karışık bu hayranlık, Tanrı’yı memnun etmeme korkusunu da içerir. Bu yerinde duygu sayesinde, sadece sonuçlarından çekindiğimizden değil, Tanrı’yı gerçekten sevdiğimizden ötürü O’nu memnun etmemekten korkarız.

7 Şöyle örnekleyelim: Küçük bir çocukla babası arasındaki güzel ilişkiyi düşünün. Çocuk babasının ona duyduğu sıcak sevgi ve ilgiyi hisseder. Fakat babasının kendisinden ne istediğinin de farkındadır ve yaramazlık ederse onun tarafından cezalandırılacağını bilir. Ama babasına karşı marazi bir korku duymaz. Tersine, onu candan sever. Onun yüzünü güldürecek işler yapmaktan zevk duyar. Aynı durum Tanrı korkusu için de geçerlidir. Gökteki Babamız Yehova’yı sevdiğimizden, O’nun ‘yüreğinde acı duymasına’ neden olacak bir davranışta bulunmaktan korkarız. (Tekvin 6:6) Tersine, yüreğini sevindirmeye can atarız. (Süleymanın Meselleri 27:11) Bu nedenle, gücümüzü doğru biçimde kullanmak isteriz. Şimdi bunu nasıl yapabileceğimizi inceleyelim.

Aile İçinde

8. (a) Kocalar ailede hangi yetkiye sahiptir; bunu nasıl kullanmalıdırlar? (b) Bir koca karısına hürmet ettiğini nasıl gösterebilir?

8 Önce aile çevresini ele alalım. Efesoslular 5:23 ‘erkek kadının başıdır’ diyor. Erkeğin Tanrı vergisi bu yetkiyi nasıl kullanması gerekir? Mukaddes Kitap kocalara ‘daha zayıf kaba hürmet eder gibi, kadına hürmet ederek karılarıyla beraber akıl dairesinde oturmalarını’ söyler. (I. Petrus 3:7) “Hürmet” olarak tercüme edilen Yunanca isim “kıymet, değer . . . . saygı” anlamına gelir. Bu ismin türevleri “armağan” ve “kıymet” olarak tercüme edilir. (Resullerin [Elçilerin] İşleri 28: 10, ; I. Petrus 2:7) Karısına “hürmet” eden bir koca ona hiçbir zaman fiziksel saldırıda bulunmaz; onu aşağılayıp küçük düşürerek kendini değersiz hissetmesine neden olmaz. Tam tersine, karısının değerinin farkında olarak ona saygıyla davranır. Kendisi için taşıdığı değeri sözleri ve işleriyle hem yalnızlarken hem de başkalarının yanında gösterir. (Süleymanın Meselleri 31:28) Böyle bir koca karısının sevgi ve saygısının yanı sıra, daha önemlisi Tanrı’nın onayını kazanır.

Eşler birbirlerine sevgi ve saygıyla davranarak güçlerini doğru biçimde kullanmış olurlar

9. (a) Kadınlar ailede nasıl bir güce sahiptir? (b) Bir kadının yeteneklerini kocasını desteklemek üzere kullanmasına ne yardımcı olabilir; sonuç nedir?

9 Kadınlar da ailede bir ölçüde güce sahiptir. Çünkü onların aile üzerinde önemli bir etkisi vardır. Mukaddes Kitap Tanrı’dan korkan kadınların, reislik ilkesini çiğnememek kaydıyla kocalarını olumlu yönde etkilemek ya da onların yanlış yargıya varmaktan kaçınmalarına yardım etmek üzere inisiyatif kullandıklarını söyler. (Tekvin 21:9-12; 27:46–28:2) Bir kadın kocasından daha akıllı ya da farklı yeteneklere sahip olabilir. Yine de, kocasına ‘hürmet etmeli’ ve ‘Rabbe tabi olur gibi tabi olmalıdır.’ (Efesoslular 5:22, 33) Tanrı’yı memnun etme düşüncesi, yeteneklerini kocasına hükmetmek ya da onu küçük düşürmek yerine, desteklemek üzere kullanmasına yardımcı olabilir. Böyle ‘hikmetli bir kadın’ ailesini güçlendirmek amacıyla kocasıyla yakın işbirliği yapar. Bu sayede Tanrı’yla barışını korur.—Süleymanın Meselleri 14:1.

10. (a) Tanrı ana babalara hangi yetkiyi vermiştir? (b) “Terbiye” sözcüğünün anlamı nedir; terbiye nasıl verilmelidir? (Dipnota bakın.)

10 Ana babalar Tanrı’nın verdiği yetkiye de sahiptirler. Mukaddes Kitap şu tembihte bulunur: “Ey babalar, siz de çocuklarınızın öfkesini uyandırmayın. Onları Rabbin terbiye ve öğüdüyle büyütün.” (Efesoslular 6:4, ) Mukaddes Kitapta “terbiye” sözcüğü ‘yetiştirme, eğitme, öğretme’ anlamına gelir. Çocukların terbiyeye ihtiyacı vardır; onlar, sınırları kesin talimatlarla belirtilmişse mutlu ve başarılı olurlar. Mukaddes Kitap bu tür bir terbiye ya da eğitimle sevgi arasında bağlantı  kurar. (Süleymanın Meselleri 13:24) Bu nedenle, “tedip değneği” gerek duygusal gerekse de fiziksel bakımdan asla kötüye kullanılmamalıdır. * (Süleymanın Meselleri 22:15; 29:15) Sevgisizce verilen katı ve sert terbiye ana baba yetkisini kötüye kullanmaktır ve çocuğun cesaretini kırabilir. (Koloseliler 3:21) Öte yandan, yerinde verilen dengeli bir terbiye, çocukların ana babalarınca sevildiklerini ve onların kendilerinin ilerde ne tür kişiler olacaklarıyla ilgilendiklerini anlamalarını sağlar.

11. Çocuklar güçlerini nasıl doğru biçimde kullanabilirler?

11 Çocuklar hakkında ne denebilir? Onlar güçlerini nasıl doğru biçimde kullanabilirler? Süleymanın Meselleri 20:29 “gençlerin süsü kendi kuvvetleridir” diyor. Gençler için güçlerini ve enerjilerini ‘Yüce Yaratıcımıza’ hizmette kullanmaktan daha iyi bir seçeneğin olmadığı kuşkusuzdur. (Vaiz 12:2) Gençler davranışlarının ana babalarının duygularını etkileyebileceğini unutmamalıdırlar. (Süleymanın Meselleri 23:24, 25) Çocuklar Tanrı’dan korkar ana babalarına itaat edip doğru yolda giderlerse, onlara sevinç verirler. (Efesoslular 6:1) Böyle bir davranış “Rab’bi hoşnut eder.”—Koloseliler 3:20, .

Cemaat İçinde

12, 13. (a) İhtiyarlar cemaatteki yetkileri konusunda nasıl bir görüşe sahip olmalıdırlar? (b) İhtiyarların sürüye neden şefkatle davranmaları gerektiğini örnekleyin.

12 Yehova cemaatinde önderlik etmeleri için nazırlar sağlamıştır. (İbraniler 13:17) Yeterlik sahibi bu kişiler Tanrı vergisi yetkilerini sürüye gerekli yardımı sağlayıp onların ruhi iyiliğine katkıda bulunmak üzere kullanmalıdırlar. Acaba  ihtiyarların konumları onlara iman kardeşleri üzerinde hâkimiyet kurma hakkı verir mi? Kesinlikle hayır! İhtiyarların cemaatteki rolleri konusunda dengeli, alçakgönüllü bir görüşe sahip olmaları gerekir. (I. Petrus 5:2, 3) Mukaddes Kitap nazırlara ‘Tanrı’nın, Kendi Oğlunun kanı ile edindiği cemaati güdün’ diyor. (Resullerin İşleri 20:28) Bu, sürünün her ferdine şefkatle davranmaları için güçlü bir nedendir.

13 Bunu bir örnekle açıklayabiliriz: Yakın bir dostunuz çok değer verdiği servetini size emanet ediyor. Dostunuzun o servete sahip olabilmek için çok yüksek bir bedel ödediğini biliyorsunuz. Bu konuda büyük bir dikkat ve özen göstermez miydiniz? Benzer şekilde, Tanrı da ihtiyarlara gerçekten değer verdiği bir servete, yani koyunlara benzetilen fertlerden oluşan cemaate özenle bakma sorumluluğu emanet etti. (Yuhanna 21:16, 17) Koyunlar Yehova için çok değerlidir; o kadar ki, onları satın alabilmek için bedel olarak biricik Oğlu İsa Mesih’in kıymetli kanını ödemiştir. Koyunları uğrunda bundan daha yüksek bir bedel ödeyemezdi. Alçakgönüllü ihtiyarlar Yehova’nın koyunlarına bunu akıllarında tutarak davranırlar.

Dilin Gücü

14. Dilin nasıl bir gücü vardır?

14 Mukaddes Kitap “ölüm ve hayat dilin elindedir” diyor. (Süleymanın Meselleri 18:21) Gerçekten de, dil büyük zararlar verebilir. Düşüncesizce söylenen, hatta bizi küçük düşüren bir sözün verdiği acıyı hangimiz hissetmedik? Ama dilin iyileştirme gücü de vardır. Süleymanın Meselleri 12:18 “hikmetli adamların dili şifadır” diyor. Evet, olumlu, yapıcı sözlerin etkisi yüreğe sızıyı dindiren iyileştirici bir merhem sürmeye benzer. Bazı örnekler ele alalım.

15, 16. Dilimizi başkalarına cesaret vermek üzere ne şekillerde kullanabiliriz?

15 Birinci Selânikliler 5:14 “yüreksizleri teselli edin” teşvikinde bulunur. Evet, Yehova’nın sadık hizmetçileri  de zaman zaman depresyonla mücadele edebilirler. Böyle kimselere nasıl yardım edebiliriz? Onlara Yehova’nın gözündeki değerlerini anlamalarını sağlayacak belirgin ve içten övgülerde bulunun. Mukaddes Kitaptan Yehova’nın “yüreği kırık” ve “ruhu ezilmiş olanları” gerçekten sevdiğini ve onlara önem verdiğini gösteren etkili sözler okuyun. (Mezmur 34:18) Dilimizin gücünü başkalarını avutmak üzere kullandığımızda, “yüreği ezik olanları teselli eden” şefkatli Tanrımızı örnek aldığımızı gösteririz.—II. Korintoslular 7:6, .

16 Dilimizin gücünü başkalarını cesaretlendirmek üzere kullanıp büyük bir ihtiyacı karşılayabiliriz. Acaba bir iman kardeşimiz sevdiği birini mi kaybetti? Duyduğumuz üzüntüyü duygudaşça dile getiren sözler kederli kişiyi yüreklendirebilir. Acaba yaşlı bir kardeş kendini fazlalık gibi mi hissediyor? Düşünceli bir dille yaşlı kimseleri ne kadar değerli ve takdire layık olduklarına ikna edebiliriz. Acaba biri kronik bir hastalıkla mı savaşıyor? Telefonda veya yüz yüze söylenen tatlı sözler hastanın moralini yükseltebilir. Konuşma gücümüzü “başkalarının  gelişmesine yarayacak” sözler söylemek üzere kullandığımızda, Yaratıcımız bundan çok memnun olur!—Efesoslular 4:29, .

İyi haberi iletmek gücümüzü kullanmanın en iyi yoludur

17. Dilimizi başkalarına hangi önemli yönden yararlı olmak üzere kullanabiliriz; bunu neden yapmalıyız?

17 Dilin gücünün Tanrı’nın Gökteki Krallığının iyi haberini başkalarına iletmekten daha önemli bir kullanımı olamaz. Süleymanın Meselleri 3:27 “iyiliğe hakkı olan adamlara, elinden gelince iyiliği esirgeme” diyor. Hayat kurtaran iyi haberi insanlara iletme yükümlülüğü altındayız. Yehova’nın bize böylesine cömertçe verdiği bu acil mesajı kendimize saklamamız doğru olmaz. (I. Korintoslular 9:16, 22) Acaba Yehova bizden bu işe ne ölçüde katılmamızı bekler?

 Yehova’ya ‘Bütün Kuvvetimizle’ Hizmet Edelim

18. Yehova bizden ne bekler?

18 Yehova’ya duyduğumuz sevgi bizi İsa’nın takipçilerine verdiği vaaz etme görevine tam anlamıyla katılmaya yöneltir. Acaba Yehova bu konuda bizden ne istiyor? Ne durumda olursak olalım hepimizin yapabileceği bir şeyi, ‘her ne yaparsak, insanlara değil, Rabbe yapar gibi candan işlememizi.’ (Koloseliler 3:24) İsa “Rab Allahını bütün yüreğinle, bütün canınla, bütün fikrinle, ve bütün kuvvetinle seveceksin” diyerek en büyük emri belirtmişti. (Markos 12:30) Evet, Yehova her birimizden Kendisini sevmemizi ve O’na ‘bütün canımızla’ hizmet etmemizi bekler.

19, 20. (a) Can, yüreği, aklı ve kuvveti de kapsadığına göre, Markos 12:30’da acaba neden bu yetilerden ayrıca söz ediliyor? (b) Yehova’ya bütün canla hizmet etmek ne demektir?

19 İnsanın Tanrı’ya bütün canıyla hizmet etmesi ne demektir? Can bütün fiziksel ve zihinsel yetileriyle tüm insanı kasteder. Can yüreği, aklı ve kuvveti de kapsadığına göre, Markos 12:30’da bu yetilerden acaba neden ayrıca söz ediliyor? Bir örnek ele alalım. Mukaddes Kitap devirlerinde, insan kendini (canını) köle olarak satabilirdi. Ama bir köle efendisine bütün yüreğiyle hizmet etmeyebilir, bütün kuvvetini ya da akıl yetisinin tümünü efendisinin çıkarları uğrunda kullanmayabilirdi. (Koloseliler 3:22) İşte bu nedenle İsa’nın, Tanrı’ya hizmette hiçbir şeyi esirgemememiz gerektiğini vurgulamak amacıyla bu yetilerden ayrıca söz ettiği anlaşılıyor. Tanrı’ya bütün canımızla hizmet etmemiz, O’nun hizmetinde gücümüzü ve enerjimizi olabildiğince çok kullanarak kendimizden vermemiz demektir.

20 Acaba bütün canımızla hizmet etmemiz, hizmette hepimizin aynı miktarda zaman ve güç sarf etmesi gerektiği anlamına mı gelir? Bu mümkün olamaz; çünkü koşullar ve yetenekler insandan insana değişir. Örneğin, vaaz etme faaliyetinde, sağlıklı ve fiziksel açıdan dayanıklı bir genç,  yaşlılık nedeniyle kuvveti azalan birine oranla daha fazla zaman sarf edebilir. Aile sorumlulukları olmayan bekâr biri, ailesine bakması gereken kişiden daha fazlasını yapabilir. Eğer gücümüz ve koşullarımız vaaz etme faaliyetinde daha fazla çalışmamıza elveriyorsa, buna ne kadar müteşekkir olmalıyız! Kendimizi bu konuda başkalarıyla karşılaştırarak eleştirici bir ruha sahip olmayı asla istemeyiz. (Romalılar 14:10-12) Bunun yerine, gücümüzü başkalarını yüreklendirmek üzere kullanmak isteriz.

21. Gücümüzü kullanabileceğimiz en iyi ve en önemli yol nedir?

21 Yehova gücü doğru biçimde kullanma konusunda kusursuz bir örnektir. Kusurlu insanlar olarak elimizden geldiğince O’nu izlemek istiyoruz. Üzerlerinde bir ölçüde yetki sahibi olduğumuz kişilere saygılı davranarak gücümüzü doğru biçimde kullanabiliriz. Ayrıca, Yehova’nın bize verdiği hayat kurtaran vaaz etme faaliyetine bütün canımızla katılmak istiyoruz. (Romalılar 10:13, 14) Unutmayın, verebileceğinizin en iyisini verdiğinizde Yehova bundan memnun olur. Yüreğiniz sizi böyle anlayışlı ve sevgi dolu bir Tanrı’ya hizmette elinizden geleni yapmaya yöneltiyor mu? Gücümüzü kullanabileceğimiz bundan daha iyi ve daha önemli bir yol yoktur.

^ p. 10 Mukaddes Kitap devirlerinde, İbranice “değnek” sözcüğü, çobanın koyunlarını güderken kullandığına benzer bir sopa ya da çomak anlamına geliyordu. (Mezmur 23:4) Benzer şekilde, ana babanın yetki “değneği”, sert ya da gaddar biçimde cezalandırma değil, sevgiyle yol gösterme fikrini vermektedir.