BU BÖLÜMDE

Krallık Tanrı’nın yeryüzü ve insanlıkla ilgili tüm vaatlerini yerine getiriyor

1, 2. (a) Bazen cenneti gerçek olarak görmek neden zor olabilir? (b) Tanrı’nın vaatlerine olan imanımızı güçlendirmemize ne yardım edebilir?

YEHOVA’YA sadakatle hizmet eden bir birader stresli bir günün ardından yorgun argın ibadete geliyor. Gün boyunca patronun bitmek bilmeyen isteklerini yapmaya çalıştı, karşılığında takdir görmek yerine kaba ve aşağılayıcı tavırlarına katlanmak zorunda kaldı. Tüm bu stresi ailesini geçindirmek için yaşıyor, bir yandan da eşinin hastalığı yüzünden kaygı çekiyor. Açılış ilahisinin başlamasıyla rahat bir nefes alıyor ve İbadet Salonunda kardeşlerle bir arada olmaktan mutluluk duyuyor. İlahi cennet yeryüzünde yaşama ümidiyle ilgili ve sözleri biraderin bu ümidi zihninde canlandırmasını, kendini o ortamda görmesini sağlıyor. Çok sevdiği bu ilahiyi ailesiyle birlikte söylerken dertli yüreği umutla doluyor.

2 Sizin de kendinizi böyle hissettiğiniz zamanlar oldu mu? Birçoğumuzun yanıtı evet olacaktır. Kabul etmek gerekir ki bu eski sistem yakında gelecek olan cennet yeryüzünü bir gerçek olarak görmemizi zorlaştırıyor. ‘Çetin ve bunalımlı bir dönemde’ yaşıyoruz ve şu anki dünya koşulları hiçbir şekilde cennete benzemiyor (2. Tim. 3:1). Peki, ümidimizi gerçek olarak görmemize ne yardım edebilir? Tanrı’nın Krallığının çok yakında insanlığı yöneteceğinden nasıl emin olabiliyoruz? Şimdi Yehova’nın geçmişteki toplumunun gerçekleştiğini gördüğü birkaç peygamberlik sözüne bakalım. Daha sonra bu ve benzer vaatlerin bugün heyecan verici şekilde nasıl gerçekleştiğini gözden geçireceğiz. Geçmişe ve şimdiki döneme baktıktan sonra, imanımız güçlenmiş bir şekilde bu tür peygamberlik sözlerinin geleceğimiz için ne anlam taşıdığına dikkatimizi vereceğiz.

Yehova Geçmişte Vaatlerini Nasıl Gerçekleştirdi?

3. Babil’de sürgün hayatı yaşayan Yahudileri hangi vaat teselli etti?

3 MÖ altıncı yüzyılda Babil’deki Yahudi sürgünlerin nasıl bir yaşamı olduğunu hayal etmeye çalışın. Onlardan birçoğu Babil’de doğmuş, anne babaları gibi sürgünde büyümüştü, zorluklarla dolu bir hayatları vardı. Babilliler Yehova’ya  olan imanlarından ötürü onlarla alay ediyordu (Mezm. 137:1-3). Vefalı Yahudiler yıllarca harika bir ümide sarılarak yaşadılar: Yehova halkını yeniden ülkesine toplayacağını vaat etmişti. Yehova o zaman ülkelerinde mükemmel koşullarda yaşayacaklarını söylemişti. Hatta yeniden inşa edilecek Yahuda ülkesini Aden bahçesine, yani cennete benzetmişti (İşaya 51:3’ü okuyun). Tanrı’nın böyle vaatleri halkına güvence olarak verdiği açıktı, çünkü bunlar doğrudan onların yüreklerinde doğabilecek kuşkuları giderme amacı güdüyordu. Birkaç belirgin peygamberlik sözünü ele alarak bunun nasıl olduğunu görelim.

4. Yehova Yahudilere vatanlarında güvende olacakları konusunda hangi sözü verdi?

4 Güvenlik. Sürgünden dönenler gerçek anlamda bir cennete gelmeyeceklerdi; çoğunun daha önce hiç görmediği, 70 yıl boyunca viran halde kalmış bir yere döneceklerdi. Kutsal Kitapta geçen ülkelerde o zamanlar aslan, kurt, leopar ve başka yırtıcı hayvanlara rastlamak olağandı. Dolayısıyla bir aile reisi, “Karımın ve çocuklarımın güvenliğini nasıl sağlayacağım? Ayrıca sürülerimi nasıl koruyacağım?” diye merak etmiş olabilir. Bu gibi kaygılar doğaldı. Şimdi Tanrı’nın İşaya 11:6-9’da kayıtlı vaadini düşünün; bu sözler o zaman yaşayanları ne kadar teselli etmiş olmalı (Okuyun). Yehova bu güzel, şiirsel ifadelerle sürgünden dönenlere hem kendilerinin hem de evcil hayvanlarının güvende olacağı konusunda söz veriyordu. Aslanların saman yemesi, Yahudilerin sürülerine zarar vermeyecekleri anlamına geliyordu. Sadık kişilerin bu gibi yırtıcı hayvanlardan korkması gerekmezdi. Yehova, yeniden kurulan Yahuda ülkesine dönen halkının çölde ve ormanda bile güvende olacağını vaat etti (Hez. 34:25).

5. Hangi peygamberlik sözleri vatanlarına dönen sürgünlerin Yehova’nın ihtiyaçlarını bol bol karşılayacağına güvenmesine yardım etti?

5 Bolluk. Başka kaygılar da doğabilirdi. Örneğin: “Oraya döndüğümüzde ailemi doyurabilecek miyim? Nerede oturacağız? Ne iş yapacağım? Düşmanlarımızın boyunduruğu altında geçen günlerdeki gibi ağır koşullarda mı yaşayacağız?” Yehova böyle kaygıları önceden görerek, düşünceli bir şekilde Kendi ilhamı olan peygamberlik sözlerinde bunları ele aldı. İtaatli halkı için yağmurun vaktinde yağacağını vaat etti; bunun sonucunda “toprağın ürünü olan ekmek bol ve besleyici” olacaktı (İşa. 30:23). Yehova halkı için barınak ve anlamlı bir iş konusunda şu vaatte bulundu: “Evler yapacaklar, içinde oturacaklar; bağlar kuracaklar, meyvesini yiyecekler. Yaptıkları evde başkası oturmayacak; kurdukları bağın meyvesini başkası yemeyecek” (İşa. 65:21, 22). Evet, putperest Babil’deki sürgünlük günleriyle karşılaştırıldığında birçok yönden harika bir hayatları olacaktı. Ya onların sürgün edilmesinin asıl nedeni olan en ciddi sorunlar için ne denebilir?

6. (a) Tanrı’nın halkının uzun süre ne tür sağlık sorunları olmuştu? (b) Yehova ülkeye dönen sürgünlere hangi güvenceyi verdi?

6 Ruhi sağlık. Tanrı’nın toplumu sürgünden çok önce ruhen hastalanmıştı. Yehova, İşaya peygamber aracılığıyla  halkı hakkında şunları söyledi: “Baş tamamen hasta, yürek tamamen zayıf” (İşa. 1:5). Onlar ruhen kör ve sağır durumdaydılar; Yehova’nın öğütlerine kulaklarını tıkamış ve O’ndan gelen aydınlanmaya gözlerini kapamışlardı (İşa. 6:10; Yer. 5:21; Hez. 12:2). Aynı sorunu vatanlarına geri dönen sürgünler de yaşasaydı nasıl güvenlikte olabilirlerdi? Yehova’nın lütfunu yine kaybetmezler miydi? Yehova’nın vaadinin ne kadar güven verici olduğuna bakın: “O gün sağırlar kitabın sözlerini işitecek, karanlıktaki gözler, zifiri karanlıktaki körler bile görecek” (İşa. 29:18). Evet, Yehova terbiye ettiği, tövbe eden halkına ruhen şifa verecekti. Sözlerine karşılık verip itaat ettikleri sürece O da onları yaşama götüren yolda yönlendirmeye ve aydınlatmaya devam edecekti.

7. (a) Tanrı’nın sürgündeki halkına olan vaatleri nasıl gerçekleşti? (b) Bu neden imanımızı güçlendirir?

7 Yehova sözünü tuttu mu? Cevabı tarihsel kayıtlarda buluyoruz. Vatanlarına dönen Yahudiler güvenliğe, bolluğa ve ruhi sağlığa kavuştu. Örneğin Yehova onları çok daha güçlü ve sayıca fazla olan komşu halklardan korudu. Yırtıcı hayvanlar sürülerini parçalamadı. Elbette Tanrı’nın halkı olan o Yahudilerin tanık oldukları olaylar İşaya, Yeremya ve Hezekiel gibi peygamberlerin kaydettiği cennetle ilgili vaatlerin sadece sınırlı bir gerçekleşmesiydi; fakat son derece heyecan verici ve o zaman için tam ihtiyaçları olan şeylerdi. Yehova’nın o zaman halkı için yaptıklarını düşündüğümüzde imanımız güçlenir. Bu peygamberlik sözlerinin ilk ve sınırlı gerçekleşmesi bile o kadar heyecan verici olduysa, daha büyük çaptaki gerçekleşmesi hakkında ne denebilir? Şimdi Yehova’nın bugün bizim için neler yaptığına bakalım.

Yehova Bugün Vaatlerini Gerçekleştirmeye Nasıl Başladı?

8. Bugün Tanrı’nın toplumu nasıl bir ülkeye sahip?

8 Bugün Yehova’nın toplumu dünyanın anladığı şekilde bir millet oluşturmuyor ve coğrafi anlamda tek bir ülkede yaşamıyor. Ancak meshedilmiş Hıristiyanlar “Tanrı’nın İsraili” denen ruhi milleti oluşturuyorlar (Gal. 6:16). ‘Başka koyunlardan’ oluşan arkadaşları da onların yetkisi altındaki ruhi faaliyetlere katılarak, onlarla birlikte Yehova Tanrı’ya tapınıyor; bu ruhi ortam bir anlamda Tanrı’nın toplumunun ‘ülkesidir.’ Tapınmaları onların yaşam tarzıdır (Yuhn. 10:16; İşa. 66:8). Yehova bize nasıl bir “ülke” verdi? Ruhi bir cennet verdi. Tanrı’nın Aden bahçesindekine benzer koşullarla ilgili vaatleri burada ruhi anlamda harika bir şekilde gerçekleşiyor. Bazı örneklere bakalım.

9, 10. (a) İşaya 11:6-9’daki peygamberlik sözleri bugün nasıl gerçekleşiyor? (b) Tanrı’nın toplumunda barışın hangi kanıtlarını görebiliriz?

9 Güvenlik. İşaya 11:6-9’da kayıtlı peygamberlik sözünde harika bir tablo çizilir; yaban hayvanları, insanlar ve yanlarındaki evcil hayvanlar, hepsi tam bir barış ve uyum içindedir. Bugün ruhi anlamda böyle bir tablo görebilir miyiz? Evet, 9. ayetten vahşi hayvanların neden zarara, yıkıma yol  açmayacağını öğreniyoruz: “Çünkü sular deniz yatağını nasıl kaplıyorsa, Yehova bilgisi de yeryüzünü öyle dolduracak.” “Yehova bilgisi” hayvanların davranışlarını değiştirir mi? Hayır. Yüceler Yücesi Tanrı’yı tanıyarak ve O’nun barışçı davranış tarzını örnek almayı öğrenerek değişenler insanlardır. Bu sayede bugün içinde bulunduğumuz ruhi cennette söz konusu peygamberlik sözünün sevinç verici şekilde gerçekleştiğini görebiliyoruz. Krallığın yönetiminde Mesih’in takipçileri ayette vahşi hayvanlarla betimlenen şiddete yatkın kişilerken bu tür özelliklerini bırakarak iman kardeşleriyle barış ve uyum içinde yaşamayı öğreniyorlar.

10 Örneğin, bu yayında Hıristiyanlara özgü tarafsızlık konusunu ele aldık; hem bu konudaki anlayışımızın Kutsal Yazılardaki temeline hem de tarafsız bir tavır sergilediği için Tanrı’nın toplumunun gördüğü zulümlere baktık. Şiddet dolu bu dünyada ölüm tehdidi karşısında bile herhangi bir tür şiddete katılmayı reddeden azımsanamayacak büyüklükte bir “milletin” olması dikkat çekici değil mi? Bu, Kral Mesih’in vatandaşlarının İşaya’nın tarif ettiği barışa sahip olduğunun göze çarpan bir kanıtıdır. İsa, takipçilerinin aralarındaki sevgiden tanınacağını söylemişti (Yuhn. 13:34, 35). Mesih ‘sadık ve sağgörülü hizmetkârını’ kullanarak cemaatin  içinde tüm gerçek Hıristiyanlara barışçı, sevgi dolu ve nazik olmayı sabırla öğretiyor (Mat. 24:45-47).

11, 12. (a) Bugün dünya ne tür bir açlık çekiyor? (b) Peki Yehova, toplumunun ihtiyaçlarını nasıl bol bol karşılıyor?

11 Bolluk. Dünya ruhi açlık içinde. Kutsal Kitapta şu uyarı bulunur: “‘İşte, öyle günler geliyor ki’, Ulu Rab Yehova’nın sözü, ‘Memleketi açlığa teslim edeceğim. Ekmek ya da su kıtlığı değil, Yehova’nın sözlerini duyma açlığı olacak’” (Amos 8:11). Tanrı’nın Krallığının vatandaşları da açlık çekiyor mu? Yehova Kendi toplumuyla düşmanları arasındaki şu tezatı önceden bildirdi: “Kullarım yiyecek, siz aç kalacaksınız; kullarım içecek, siz susuz kalacaksınız; kullarım sevinecek, siz utanacaksınız” (İşa. 65:13). Bu sözlerin gerçekleştiğini görüyor musunuz?

12 Ruhi gıdamız giderek genişleyen ve derinleşen bir nehir gibi, bize doğru akıyor. Kutsal Kitaba dayanan yayınlarımızın yanı sıra ses kayıtları, videolar, haftalık ve büyük ibadetler ve web sitemizde yayımlanan malzemelerin hepsi, taşkın bir sel gibi akarak ruhi anlamda açlıktan kıvranan bu dünyada bizi besliyor (Hez. 47:1-12; Yoel 3:18). Yehova’nın vaat ettiği bu bolluğun gerçek olduğunu günlük yaşamınızda görmek sizi heyecanlandırmıyor mu? Yehova’nın sofrasından düzenli olarak beslenmeye özen gösteriyor musunuz?

Cemaatlerimiz ruhi açıdan iyi beslenmemize, güvenli ve sağlıklı durumda kalmamıza yardım eder

13. Yehova’nın kör gözlerin açılacağı ve sağır kulakların işiteceği vaadinin gerçekleştiğini nasıl gördünüz?

13 Ruhi sağlık. Bugün ruhi körlük ve sağırlık yaygındır (2. Kor. 4:4). Ancak, Mesih dünya çapında hastalıkları ve sakatlıkları iyi ediyor. Kör gözlerin açıldığını, sağır kulakların işitmeye başladığını siz de görmediniz mi? İnsanların Tanrı’nın Sözünden hakikat hakkında tam bilgi edinerek bir zamanlar kendilerini hakikate karşı kör ve sağır duruma getiren dinsel yalanları bıraktığını görüyorsanız o zaman şu peygamberlik sözlerinin gerçekleştiğine tanıklık ediyorsunuz: “O gün sağırlar kitabın sözlerini işitecek, karanlıktaki gözler, zifiri karanlıktaki körler bile görecek” (İşa. 29:18). Tüm dünyada her yıl yüz binlerce insan ruhi anlamda iyileşiyor. Büyük Babil’i bırakıp ruhi cennetimizde bizimle birlikte Yehova’ya tapınanlar O’nun vaatlerinin gerçekleştiğinin canlı kanıtlarıdır!

14. Hangi kanıtlar üzerinde düşünmek imanımızı güçlendirir?

14 Bu kitabın her bölümü Mesih’in bu ortamın sonunda takipçilerini gerçek bir ruhi cennete aldığını gösteren sağlam kanıtlar içeriyor. Hepimiz içinde bulunduğumuz bu cennette ne kadar çok nimet tattığımız üzerinde düşünmeyi sürdürelim. Bunu yaptıkça Yehova’nın gelecekle ilgili vaatlerine olan imanımız güçlenecek.

“Krallığın Gelsin”

15. Yeryüzünün cennet olacağından neden emin olabiliriz?

15 Yehova’nın çok eskiden beri amacı tüm yeryüzünün cennet olmasıdır. O, Âdem ile Havva’yı cennet bahçesine yerleştirdi, onlara dünyayı soylarıyla doldurmalarını emretti ve  yeryüzündeki her varlıkla ilgilenme sorumluluğunu verdi (Başl. 1:28). Ancak Âdem ile Havva Şeytan’ın isyanına katıldı böylece tüm soylarını kusurluluğa, günaha ve ölüme mahkûm etti. Yine de Tanrı’nın amacı asla değişmedi. O’nun ağzından çıkan söz her zaman tam olarak gerçekleşir (İşaya 55:10, 11’i okuyun). Dolayısıyla Âdem ve Havva’nın soyunun yeryüzünü doldurup ona hâkim olacağından, küre çapındaki cennette Yehova’nın tüm eserleriyle sevgiyle ilgileneceğinden emin olabiliriz. Cennet benzeri koşullarda yaşamakla ilgili başta Yahudi sürgünlere verilen vaat, yeryüzü cennete döndüğünde son kez ve en büyük çapta gerçekleşmiş olacak. Aşağıdaki örneklere bakalım.

16. Kutsal Kitap cennetteki güvenli ortamı nasıl betimler?

16 Güvenlik. En sonunda İşaya 11:6-9’daki sözlerle çizilen o mutlu tablo tamamen gerçek olacak. Erkek, kadın ya da çocuk, herkes yeryüzünün neresine giderse gitsin güvende olacak. İnsan ya da hayvan, hiçbir canlı tehlike oluşturmayacak. Düşünün, tüm gezegeni eviniz olarak gördüğünüz bir zaman gelecek; ırmaklarında, göllerinde, denizlerinde yüzecek, dağlarında ve çayırlarında güven içinde dolaşabileceksiniz. Karanlık bastığında kaygılanmayacaksınız. Hezekiel 34:25’teki sözler o zaman gerçek olacak; öyle ki, Tanrı’nın toplumu “güvenlik içinde kırlarda oturacak, ormanlarda uyuyacak.”

17. Krallık tüm yeryüzünde hüküm sürdüğünde Yehova’nın ihtiyaçlarımızı bol bol karşılayacağından neden emin olabiliriz?

17 Bolluk. Yoksulluğun, yetersiz beslenmenin, açlığın ya da sosyal yardım ihtiyacının olmadığı bir zaman düşünün. Tanrı’nın toplumunun bugün ruhi açıdan sahip olduğu bolluk Mesih’in yönetimindeki Krallığın ileride tüm vatandaşlarını her açıdan doyuracağına dair bir güvencedir. İsa yeryüzündeyken yaptığı küçük çaptaki mucizelerle bu vaatleri gerçekleştirebileceğini kanıtladı; sadece birkaç somun ekmek ve balıkla binlerce insanı doyurdu (Mat. 14:17, 18; 15:34-36; Mar. 8:19, 20). Tanrı’nın Krallığı tüm yeryüzünde hüküm sürdüğünde şu ve benzer vaatler gerçek anlamda yerine gelecek: “O zaman Tanrı, toprağa ektiğin tohumun için yağmur verecek; toprağın ürünü olan ekmek bol ve besleyici olacak. Davarların o gün geniş otlaklarda otlayacak” (İşa. 30:23).

18, 19. (a) İşaya 65:20-22’deki peygamberlik sözleri sizin için ne ifade ediyor? (b) ‘Ömrümüzün ağacın ömrü gibi uzun’ olması ne anlama geliyor?

18 Bugün birçok insan konforlu bir evde oturmayı ya da emeğinin karşılığını alabildiği doyum veren bir işte çalışmayı hayal bile edemiyor. Bu yozlaşmış sistemde pek çok kişi ailesini kıt kanaat geçindirmek için zor koşullarda uzun saatler çalışıyor; öte yandan zengin ve açgözlü insanlar onların emeğiyle cebini dolduruyor. Şu vaadin dünya çapında gerçekleştiğini düşünün: “Evler yapacaklar, içinde oturacaklar; bağlar kuracaklar, meyvesini yiyecekler. Yaptıkları evde başkası oturmayacak; kurdukları bağın meyvesini başkası yemeyecek. Halkımın ömrü ağacın ömrü gibi uzun olacak. Seçtiklerim  ellerinin eserlerini doya doya kullanacaklar” (İşa. 65:20-22).

19 ‘Ömrümüzün ağacın ömrü gibi uzun’ olmasının ne anlama geldiğini düşünün. Ulu bir ağacın dibinde durduğunuzda heybeti karşısında hayranlık duyarsınız; kaç yıllık olduğunu düşündüğünüzde ne kadar eskiye gitmeniz gerektiğini hayal bile edemezsiniz, bu ağaç belki büyük büyük dedelerinizden önce de vardı. Ve eğer siz şimdiki kusurlu halinizde kalacak olsaydınız, büyük ihtimalle bu ağaç sizden sonra da yaşayacak, siz hatıralardan silindiğinizde bile hâlâ varlığını sessizce sürdürecekti. Yehova’nın, gelecek cennette bu ağacınki gibi uzun ve huzurlu bir yaşam süreceğimizle ilgili vaadi ne büyük bir lütuftur (Mezm. 37:11, 29). O zaman sonsuza dek yaşayacağız ve asırlık ağaçlar bizim gözümüzde kısa süreliğine belirip yok olan çimenler gibi olacak.

20. Krallığın vefalı vatandaşları nasıl kusursuz bir sağlığa kavuşacak?

20 Kusursuz sağlık. Bugün hastalık ve ölüm tüm dünyada kol geziyor. Bir anlamda hepimiz hastayız; çünkü günah denen ölümcül hastalığa yakalandık. Bunun tek tedavisi Mesih’in fidyesidir (Rom. 3:23; 6:23). Binyıllık Hükümdarlığı sırasında İsa ve onun ortak hükümdarları sadık insanların bu fidyeden tam anlamıyla yararlanmasını ve adım adım günahın tüm etkilerinden kurtulmasını sağlayacak. İşaya’nın peygamberlik sözü o zaman tam anlamıyla gerçekleşecek: “Orada oturan hiç kimse ‘Hastayım’ demeyecek. Orada yaşayanların suçları bağışlanacak” (İşa. 33:24). Düşünün, o zaman kör, sağır ya da topal kimse olmayacak (İşaya 35:5, 6’yı okuyun). İster fiziksel, ister zihinsel ya da duygusal olsun, İsa’nın iyileştiremeyeceği hiçbir hastalık olmayacak. Krallığın vefalı vatandaşları kusursuz bir sağlığa kavuşacak!

21. (a) Ölüm ne olacak? (b) Bu vaat sizi neden teselli ediyor?

21 Peki, günahın kaçınılmaz sonucu olan ve birçok kez hastalıkla birlikte gelen ölüm hakkında ne denebilir? Ölüm, tüm kusurlu insanların er ya da geç yenik düşeceği “son düşman” olarak adlandırılır (1. Kor. 15:26). Yehova bu düşmanla başa çıkamaz mı? İşaya’nın ne söylediğine dikkat edin: “Ölümü yutup sonsuza dek yok edecek. Ulu Rab Yehova bütün yüzlerden gözyaşlarını silecek” (İşa. 25:8). Böyle bir dünyayı zihninizde canlandırabiliyor musunuz? Cenaze törenleri, mezarlıklar, keder gözyaşları artık olmayacak! Tam tersine, Yehova vaadini gerçekleştirip ölüleri hayata geri getirdiğinde sevinç gözyaşları olacak (İşaya 26:19’u okuyun). Ölümün açtığı bunca yara, sonunda kapanacak.

22. Mesih’in yönetimindeki Krallık yeryüzünde Tanrı’nın isteğini gerçekleştirdiğinde ne olacak?

22 Binyılın sonunda Krallık Tanrı’nın isteğini yeryüzünde gerçekleştirmiş olacak ve Mesih yönetimi Babasına devredecek (1. Kor. 15:25-28). Sonunda kusursuzluğa erişen insanlık, dipsiz derinliklerde faaliyetsiz tutulan Şeytan’ın serbest bırakılmasıyla başlayacak son sınav için hazır olacak.  Ardından Mesih, bu kötü yılanı ve tüm destekçilerini ezip yok edecek (Başl. 3:15; Vah. 20:3, 7-10). O zaman Yehova’ya vefalı sevgisini gösteren herkesin harika bir geleceği olacak. Herhalde o zamanki ortamı Kutsal Kitaptaki şu ifadeden daha iyi betimleyecek bir söz olamaz: Sadık kişiler “Tanrı çocuklarının görkemli özgürlüğüne kavuşacak” (Rom. 8:21).

Krallık Yehova’nın yeryüzü ve insanlıkla ilgili tüm vaatlerini yerine getirecek

23, 24. (a) Tanrı’nın vaatlerinin gerçekleşeceği neden kesindir? (b) Ne yapmaya kararlısınız?

23 Bunlar hayallerden, iyi dileklerden ya da umutlardan kaynaklanan boş vaatler değildir. Yehova’nın vaatlerinin gerçekleşeceği kesindir! İsa’nın bu kitabın ilk bölümünde ele aldığımız sözlerini hatırlayalım. O, takipçilerine Yehova’ya dua etmeyi öğretirken şöyle demişti: “Krallığın gelsin. Gökte olduğu gibi yerde de Senin isteğin gerçekleşsin” (Mat. 6:9, 10). Tanrı’nın Krallığı bir hayal ürünü değil, gerçektir! Şu anda gökte hüküm sürmektedir ve bir asırdır Yehova’nın vaatlerini Hıristiyan cemaatinde açıkça görebileceğimiz şekilde gerçekleştiriyor. Dolayısıyla bu Krallık yeryüzünde kudretini tam olarak göstermek üzere geldiğinde, Yehova’nın tüm vaatlerini gerçekleştireceğinden emin olabiliriz.

24 Tanrı’nın Krallığının geleceğini biliyoruz. Yehova’nın her bir sözünün kelimesi kelimesine gerçekleşeceğini de biliyoruz. Bundan eminiz, çünkü TANRI’NIN KRALLIĞI HÜKÜM SÜRÜYOR! Şimdi üzerinde düşünmemiz gereken soru şudur: “Ben Tanrı’nın Krallığının yönetimi altında yaşıyor muyum?” Hepimiz şimdi Krallığın vefalı vatandaşları olmak için elimizden geleni yapalım, böylece onun kusursuz, adil yönetimi altında sonsuza dek yaşayalım!