BU BÖLÜMDE

Yehova toplumunun teşkilatlanma açısından giderek gelişmesini sağlıyor

1, 2. (a) Gözcü Kulesi’nde Ocak 1895’te hangi değişiklik oldu? (b) Kardeşlerin bu yeniliğe tepkisi nasıldı?

GAYRETLİ bir Mukaddes Kitap Tetkikçisi olan John A. Bohnet Gözcü Kulesi’nin Ocak 1895 sayısını eline aldığında çok heyecanlanmıştı. Derginin yeni, çarpıcı bir kapağı vardı; fırtınalı denizin içinde yükselen fenerin ışıkları karanlığı deliyordu. Derginin o sayısının içinde, görsel tasarımındaki bu değişiklik hakkında bir ilan yer alıyordu.

2 Çok etkilenen Bohnet birader Russell biradere bir mektup yazarak “KULE’yi bu kadar şık bir tasarımla görmek büyük mutluluk” dedi. “Harika olmuş.” Diğer bir sadık Mukaddes Kitap Tetkikçisi John H. Brown da kapak hakkında şunları yazdı: “Çok çarpıcı. Dalgaların ve fırtınanın dövdüğü kule gerçekten de sağlam bir temel üzerinde yükseliyor.” Bu kapak kardeşlerin o yıl gördüğü ilk değişiklikti, ardından yenileri de geldi. Kasım ayında büyük bir değişiklik olacağını öğrendiler. İlginç olarak, bu değişiklik de fırtınalı bir deniz fikriyle bağlantılıydı.

3, 4. (a) Gözcü Kulesi 15 Kasım 1895 sayısında hangi sorunu ele aldı? (b) Bu sayıda hangi kapsamlı değişiklik bildirildi?

3 Gözcü Kulesi’nin 15 Kasım 1895 sayısındaki bir makalede şu sorun tüm ayrıntılarıyla gözler önüne serildi: Denizde kopan fırtına benzeri sıkıntılar Mukaddes Kitap Tetkikçilerinden oluşan birliğin ya da teşkilatın barışını bozmaktaydı. Yerel cemaatlerde kimin önderlik edeceği konusu kardeşler arasında giderek daha tartışmalı bir hale geliyordu. Bölücü etkisi olan bu rekabetçi tutumun nasıl düzeltilebileceğini kardeşlere göstermek amacıyla, makalede teşkilat bir gemiye benzetildi. Sonra da, önderlik edenlerin teşkilat gemisini bu fırtınalı hava için yeterince hazırlamadıkları açık yüreklilikle dile getirildi. Peki ne yapılması gerekiyordu?

4 Makalede yetenekli bir kaptanın dikkat etmesi gereken iki şey belirtildi: Gemide yeterince can yeleği bulunmalı ve fırtına yaklaşırken mürettebat ambar kapaklarını sıkıca kapatmak üzere hazır olmalıydı. Benzer şekilde teşkilata önderlik edenlerin de tüm cemaatlerin fırtına benzeri koşulları  göğüslemeye hazır olması için dikkatli olmaları gerekiyordu. Makalede bu amaçla yapılacak ve hemen yürürlüğe konacak geniş kapsamlı bir değişiklik bildirildi. “Sürünün gözetimini üstlenmek” üzere “her cemaatte ihtiyarlar seçilmesi” istendi (Elçi. 20:28).

5. (a) İhtiyarlarla ilgili ilk düzenleme neden tam zamanında atılmış bir adımdı? (b) Hangi soruları ele alacağız?

5 İhtiyarlarla ilgili bu ilk düzenleme cemaatleri istikrarlı bir yapıya kavuşturmak için tam zamanında atılan bir adımdı. Bu, kardeşlerin I. Dünya Savaşı’nın kopardığı fırtınada güvenli bir şekilde yol almasına yardım etti. Sonraki yıllar boyunca teşkilatlanma konusunda kaydedilen ilerlemeler Yehova’nın toplumunun O’na hizmet etmek üzere daha iyi donatılmasını sağladı. Bu gelişme Kutsal Kitapta önceden nasıl bildirilmişti? Siz teşkilatlanmayla ilgili hangi değişikliklere tanık oldunuz? Onlardan nasıl yarar gördünüz?

‘Barışı Sana Gözetmen Yapacağım’

6, 7. (a) İşaya 60:17’nin anlamı nedir? (b)  “Gözetmen” ve “amir”lerden söz edilmesi neyi gösteriyor?

6 Bu kitabın 9. bölümünde gördüğümüz gibi İşaya, Yehova’nın toplumunu sayıca artırarak bereket vereceğini önceden bildirdi (İşa. 60:22). Ancak Yehova bundan daha fazlasını da vaat etti. Aynı peygamberlik sözünde şöyle demişti: “Bakır yerine altın, demir yerine gümüş, ağaç yerine bakır, taş yerine demir getireceğim. Barışı sana gözetmen, doğruluğu sana amir yapacağım” (İşa. 60:17). Bu peygamberlik sözleri ne anlama geliyor? Ve bizim için nasıl geçerlidir?

Kötüden iyiye değil, iyiden daha iyiye bir değişim söz konusudur

7 İşaya’nın sözlerinde bir malzemenin bir başkasıyla değiştirileceği söyleniyordu. Ancak burada kötüden iyiye değil, iyiden daha iyiye bir değişimden söz edildiğine dikkat edin. Bakır yerine altın koymak iyi yönde bir değişikliktir, ayette geçen diğer malzemelerle ilgili de durum aynıdır. Yani Yehova bu betimlemeyle toplumunun durumunu adım adım iyiye doğru götüreceğini önceden bildirdi. Burada ne tür değişiklikler söz konusudur? Yehova “gözetmen” ve “amir”lerden söz ederek toplumunun, teşkilatlanması ve ihtiyaçlarının karşılanması açısından giderek daha iyi duruma geleceğini gösterdi.

8. (a) İşaya’nın peygamberlik sözünde bildirilen ilerlemeyi sağlayan kimdir? (b) Biz bu değişikliklerden nasıl yarar görüyoruz? (“ Düzeltilmeyi Alçakgönüllülükle Kabul Etti” başlıklı çerçeveye de bakın.)

8 Teşkilatlanma açısından ilerlemeyi kim sağladı? Yehova “Altın, . . . . gümüş . . . . getireceğim. Barışı sana gözetmen . . . . yapacağım” diyor. Evet, cemaatin teşkilatlanmasında görülen ilerlemeler insan çabasıyla değil bizzat Yehova tarafından gerçekleştirildi. Yehova, İsa’yı kral olarak tahta oturttuktan sonra tüm bu değişiklikleri onun aracılığıyla yapmaya başladı. Peki biz bunlardan nasıl yararlanıyoruz? Aynı ayette tüm bu ilerlemelerin “barış” ve ‘doğrulukla’ sonuçlanacağı belirtiliyor. Tanrı’nın rehberliğini kabul edip gereken düzeltmeleri yaptığımızda aramızda barış  oluyor ve doğruluğa duyduğumuz sevgi bizi, Pavlus’un ifadesiyle “barış Tanrısı” olan Yehova’ya hizmet etmeye yöneltiyor (Filip. 4:9).

9. (a) Cemaatteki düzen ve birlik için doğru temel nedir? (b) Neden böyle söyleyebiliriz?

9 Pavlus, Yehova hakkında şunu da yazdı: “Tanrı kargaşa değil barış Tanrısıdır” (1. Kor. 14:33). Burada Pavlus’un kargaşanın karşıtı olarak düzen yerine barıştan söz ettiğine dikkat edin. Nedenini anlamak için şunu düşünelim: Düzen her zaman barışçı bir ortamla sonuçlanmaz. Örneğin bir grup asker cepheye doğru ilerlerken tam bir düzen içinde yürüyebilir; ancak bu ilerleyiş barışla değil savaşla sonuçlanacaktır. Hıristiyanlar olarak biz de şu çok önemli gerçeği aklımızdan çıkarmak istemeyiz: Temelinde barış olmayan herhangi bir düzen er ya da geç çökecektir. Tanrı’nın barışı ise tam tersine kalıcı bir düzen oluşmasına katkıda bulunur. “Barış veren Tanrı” tarafından yönlendirilen ve arındırılan bir teşkilatımız olduğu için gerçekten minnettarız! (Rom. 15:33). Tanrı’nın verdiği barış bizim yararımıza olan bir düzen sağlar ve yürekten hissedilen bir birliğe yol açar; bunlar dünya çapındaki cemaatlerimizde gördüğümüz ve çok değer verdiğimiz özelliklerdir (Mezm. 29:11).

10. (a) Teşkilatımızda ilk yıllarda hangi ilerlemeler oldu? (“ Gözetim İşi Nasıl Daha İyi Duruma Getirildi?” başlıklı çerçeveye bakın.) (b) Şimdi hangi sorular ele alınacak?

10  Gözetim İşi Nasıl Daha İyi Duruma Getirildi?” başlıklı çerçevede teşkilatımızda ilk yıllar sistemli şekilde yapılan yararlı değişiklikleri ana hatlarıyla görebilirsiniz. Peki, Yehova ‘bakırdan altına’ doğru olan gelişmeyi sağlamak üzere Kralımız aracılığıyla hangi değişiklikleri yaptı? Gözetim konusunda yapılan bu değişiklikler dünya çapındaki cemaatlerin barışını ve birliğini nasıl güçlendirdi? “Barış Tanrısı”na hizmet etmeniz için size nasıl yardım etti?

Mesih Cemaate Önderlik Ediyor

11. (a) Kutsal Kitabın incelenmesi sonucunda anlayışta nasıl bir değişiklik oldu? (b) Yönetim kurulundaki biraderler neye kararlıydı?

11 Yönetim kurulunun gözetiminde 1964’ten 1971’e kadar çok kapsamlı bir Kutsal Kitap incelemesi yapıldı; araştırılan birçok konudan biri de birinci yüzyıldaki Hıristiyan cemaatinin nasıl işlediğiydi. * Birinci yüzyıldaki teşkilat yapısı incelendiğinde cemaatlerde gözetim işinin tek bir ihtiyar ya da gözetmen tarafından değil, bir ihtiyarlar kurulu tarafından yürütüldüğü fark edildi (Filipililer 1:1 ve 1. Timoteos 4:14’ü okuyun). Yönetim kurulu bu noktayı daha iyi anladığında, Tanrı’nın toplumunda teşkilatlanma konusunda gereken düzeltmeleri yapmaları için Kralları İsa’nın kendilerine rehberlik ettiğini fark etti. Yönetim kurulundaki biraderler Kralın talimatlarına uymaya kararlıydı. Onlar teşkilatın Kutsal Yazılarda belirtilen talimatlarla daha da uyumlu olması için gereken değişiklikleri hemen yaptılar. Peki, 1970’lerin başında yapılan bazı değişiklikler nelerdi?

12. (a) Yönetim kuruluyla ilgili hangi değişiklik yapıldı? (b) Yönetim Kurulunun şimdiki yapısını anlatın. (“ Yönetim Kurulu Krallıkla İlgili Uğraşlarla Nasıl İlgileniyor” başlıklı çerçeveye de bakın.)

 12 Yapılan ilk değişiklik yönetim kurulunun kendisiyle ilgiliydi. Meshedilmiş biraderden oluşan bu grup, o zamana kadar Watch Tower Bible and Tract Society of Pennsylvania’nın idare kurulunu meydana getiren 7 üyeden ibaretti. Ancak 1971’de yönetim kurulunun üye sayısı 7’den 11’e çıkarıldı ve bu kurul artık teşkilatın idare kurulundan ayrıldı. Yönetim kurulundaki biraderlerin hepsi eşit konumdaydı ve başkanlık görevini her yıl alfabetik sırayla dönüşümlü olarak üstlenmeye başladılar.

13. (a) Hangi düzenleme 40 yıl boyunca yürürlükte kaldı? (b) Yönetim Kurulu 1972’de hangi değişikliği yaptı?

13 Sonraki değişiklik her cemaati etkiledi. 1932’den 1972’ye kadar cemaatin gözetimi çoğunlukla tek bir birader tarafından yürütülmüştü. Bu göreve atanmış biradere 1936’ya kadar hizmet yöneticisi dendi. Ondan sonra cemaat hizmetçisi, sonra da cemaat gözetmeni dendi. Tayin edilmiş bu biraderler büyük bir gayretle sürünün iyiliğiyle ilgileniyorlardı. Cemaat gözetmeni cemaatle ilgili kararları genellikle cemaatteki diğer hizmetçilere danışmadan veriyordu. Ancak 1972 yılında Yönetim Kurulu tarihi bir değişiklik için gereken zemini hazırladı. Bu değişiklik neydi?

14. (a) 1 Ekim 1972’de hangi yeni düzenleme yürürlüğe kondu? (b) İhtiyarlar kurulunun koordinatörü Filipililer 2:3’teki öğüdü nasıl uygular?

14 Artık her cemaatte gözetim işi tek bir birader tarafından değil Kutsal Yazılara göre yeterli sayılarak teokratik yolla  tayin edilen ihtiyarların oluşturduğu kurul tarafından üstlenilecekti. İhtiyarlarla ilgili bu yeni düzenleme 1 Ekim 1972’de yürürlüğe kondu. Bugün ihtiyarlar kurulunun koordinatörü diğer ihtiyarlar arasında kendini en üstün değil, ‘en küçük’ olarak görür (Luka 9:48). Bu alçakgönüllü biraderler dünya çapındaki kardeşler topluluğu için çok büyük bir nimettir! (Filip. 2:3).

Takipçilerine, gereken çobanları zamanında sağlayabilmek için Kralımızın öngörüyle hareket ettiği açıktır

15. (a) Cemaatlerde ihtiyarlar kurulu düzenlenmesinin hangi yararları oldu? (b) Kralımızın öngörüyle hareket ettiğini hangi şey gösterir?

15 Cemaatin sorumluluğunun ihtiyarlar kurulunun üyeleri arasında paylaşılmasının çok faydalı bir değişiklik olduğu görüldü. Bu düzenlemeyle elde edilen şu üç yarara bakalım. Bunların en önemlisi ve ilki şudur: Bu düzenleme, cemaatteki sorumlulukları ne kadar ağır olursa olsun tüm ihtiyarların, cemaatin Başının İsa olduğunu akılda tutmalarını sağlar (Efes. 5:23). İkinci olarak, Özdeyişler 15:22’de dendiği gibi “Çok kişiye danışılması da başarı getirir.” İhtiyarlar cemaatin ruhi iyiliğini etkileyen meseleler üzerinde konuşup birbirlerinin tekliflerini dikkate aldıklarında, onların Kutsal Kitabın ilkeleriyle uyumlu kararlar vermeleri kolaylaşır (Özd. 27:17). Yehova böyle kararları destekler ve bu da başarıyla sonuçlanır. Üçüncü olarak, yeterlik sahibi daha çok biraderin ihtiyar olarak hizmet  etmesi sayesinde teşkilat, cemaatlerde gözetim ve çobanlık alanında giderek artan ihtiyacı karşılayabilmektedir (İşa. 60:3-5). Düşünün, cemaatlerin sayısı 1971’de 27.000 iken 2013’te 113.000’i aştı! Takipçilerine, gereken çobanları zamanında sağlayabilmek için Kralımızın öngörüyle hareket ettiği açıktır (Mika 5:5).

“Sürüye Örnek Olarak Çobanlık Edin”

16. (a) İhtiyarların hangi sorumluluğu var? (b) Mukaddes Kitap Tetkikçileri İsa’nın “koyunlarımı güt” tembihini nasıl önemsediler?

16 Mukaddes Kitap Tetkikçilerinin o ilk döneminde bile ihtiyarlar, iman kardeşlerine Tanrı’nın hizmetçileri olarak kalabilmeleri için yardım etme sorumluluklarını anlamıştı (Galatyalılar 6:10’u okuyun). 1908 yılında Gözcü Kulesi’nde İsa’nın “Küçük koyunlarımı güt” tembihini ele alan bir makale çıktı (Yuhn. 21:15-17). Makalede ihtiyarlara şunlar söylendi: “Efendimizin sürüsüyle ilgili verdiği göreve gereken değeri vermemiz ve onun takipçilerini besleyip ihtiyaçlarıyla ilgilenmeyi gerçekten büyük bir ayrıcalık olarak görmemiz çok önemlidir.” 1925 yılında Gözcü Kulesi çobanlar olarak hizmet etmenin önemini ihtiyarlara bir kez daha hatırlattı: “Cemaat Tanrı’ya aittir, . . . . kardeşlerine hizmet etme ayrıcalığını verdiği herkesten hesap soracak olan O’dur.”

17. Gözetmenlerin yetenekli çobanlar olmasına nasıl yardım edildi?

17 Yehova’nın teşkilatı ihtiyarların çobanlık yeteneklerini ‘demirden gümüşe’ çevirmelerine nasıl yardım etti? Gereken eğitimi sağlayarak. 1959’da gözetmenler için ilk Hizmet Kursu düzenlendi. Kurstaki bir ders “Bireylerle İlgilenmek” konusunu ele aldı. Sorumluluk taşıyan biraderler “müjdecileri evlerinde ziyaret etmek için program yapmaya” teşvik edildi. Derste biraderlerin farklı yöntemler kullanarak bu tür ziyaretleri nasıl yapıcı hale getirebileceği gösterildi.  1966’da Hizmet Kursu güncellendi. Kurs programında “Çobanlık İşinin Önemi” konusuna yer verildi. Bu dersin ana noktası neydi? Önderlik edenler “Tanrı’nın sürüsüyle sevgi dolu şekilde ilgilenmek için üzerine düşeni yapmalı ancak kendi aileleriyle ilgilenmeyi ya da tarla hizmetine katılmayı da ihmal etmemelidir.” Son yıllarda ihtiyarlar için başka kurslar da düzenlendi. Yehova’nın teşkilatının sağladığı bu sürekli eğitimin sonucu ne oldu? Bugün Hıristiyan cemaatinde ruhi çobanlık hizmetini yerine getiren yeterlik sahibi binlerce birader var.

Filipinler’deki Hizmet Kursu, 1966

18. (a) İhtiyarlara hangi önemli sorumluluk emanet edilmiştir? (b) Yehova ve İsa çok çalışan ihtiyarlara neden şefkat duyar?

18 Hıristiyan cemaatindeki ihtiyarlar düzenlemesi, önemli bir görevin yerine getirilmesi için Yehova tarafından Kralımız İsa aracılığıyla yürürlüğe kondu. Bu görev nedir? İnsan tarihinin bu en kritik döneminde Tanrı’nın koyunlarına rehberlik etmektir (Efes. 4:11, 12; 2. Tim. 3:1). Yehova ve İsa çok çalışan bu ihtiyarlara şu tembihe uydukları için büyük bir şefkat duyar: “Size emanet edilen Tanrı’nın sürüsünü güdün; . . . . istekle . . . . hevesle . . . . sürüye örnek olarak çobanlık edin” (1. Pet. 5:2, 3). Şimdi, çobanların sürüye örnek oldukları ve böylece cemaatin sevincine ve barışına önemli bir katkıda bulundukları birçok alandan ikisini ele alalım.

Bugün İhtiyarlar Tanrı’nın Sürüsüne Nasıl Çobanlık Ediyor?

19. Hizmette bizimle çalışan ihtiyarlar hakkında neler hissediyoruz?

19 İlk olarak, ihtiyarlar cemaatteki kardeşlerle birlikte hizmette çalışırlar. İncil yazarı Luka, İsa’yla ilgili şöyle dedi: “İsa şehir şehir, köy köy dolaşmaya başladı; Tanrı’nın krallığını müjdeliyor ve duyuruyordu. Onikiler kendisine eşlik  ediyordu” (Luka 8:1). İsa duyuru işini yaparken elçileri yanına aldığı gibi, bugün örnek ihtiyarlar da duyuru işinde iman kardeşleriyle omuz omuza çalışırlar. Bunu yaparak cemaate sağlıklı bir ruhun hâkim olmasına katkıda bulunduklarının farkındadırlar. Cemaatin fertleri böyle ihtiyarlar hakkında ne düşünür? 80’li yaşların sonlarında olan Jeannine hemşire şöyle dedi: “Tarla hizmetinde bir ihtiyarla çalıştığımda sohbet ederek onu daha iyi tanıma fırsatım oluyor.” 30’lu yaşların ortasında olan Steven birader şöyle diyor: “Bir ihtiyar benimle birlikte evden eve hizmetinde çalıştığında, onun gerçekten bana yardımcı olmak istediğini hissediyorum. Böyle bir yardım almak bana büyük bir sevinç veriyor.”

Bir çobanın kaybolan koyununu araması gibi, ihtiyarlar da cemaatle bağlantısı kopan kişileri bulmak üzere çaba gösterirler

20, 21. İhtiyarlar İsa’nın meselindeki çobanı nasıl örnek alabilirler? Bir tecrübe anlatın. (“ Haftalık Ziyaretlerin Yararları” adlı çerçeveye de bakın.)

20 İkinci olarak, Yehova’nın teşkilatı ihtiyarları cemaatle bağlantısı kopmuş olanlarla ilgilenmek üzere eğitti (İbr. 12:12). İhtiyarlar ruhen zayıflamış kişilere neden ve nasıl yardım etmeli? Bu sorunun cevabını İsa’nın çoban ve kaybolmuş koyunla ilgili anlattığı meselde buluyoruz (Luka 15:4-7’yi okuyun). Meseldeki çoban bir koyunun kaybolduğunu fark ettiğinde, sanki tek koyunu oymuş gibi onu aramaya koyulur. Günümüzün ihtiyarları bu çobanı nasıl örnek alabilirler? Kaybolmuş koyunun çobanın gözünde değeri nasıl değişmiyorsa, Tanrı’nın toplumuyla bağlantısı kopan kişilerin de ihtiyarların gözünde değeri hâlâ aynıdır. Onlar ruhen zayıflamış kişileri umutsuz vaka değil kaybolmuş koyun olarak görürler. Ayrıca nasıl çoban ‘kaybolan koyunu bulana dek ararsa’, ihtiyarlar da harekete geçip zayıf olanları bulmak ve onlara yardımcı olmak için çalışırlar.

21 Meseldeki çoban koyunu bulduğunda ne yapar? Onu nazikçe tutarak kaldırıp “omuzlarına alır” ve sürüye geri götürür. Bir ihtiyar da ruhen zayıf birine ilgi göstererek deyim yerindeyse onu nazikçe kaldırıp cemaate geri dönmesine yardım edebilir. Afrika’da cemaatle ilişkisini kesen Victor adlı birader böyle bir şey yaşadı. Şöyle anlatıyor: “Faaliyetsiz olduğum 8 yıl boyunca, ihtiyarlar bana ellerini uzatmaktan hiç vazgeçmediler.” Peki, onu özellikle etkileyen ne oldu? “Bir gün, Öncülük Hizmeti Kursuna birlikte katıldığım John adlı ihtiyar beni ziyaret etmek için zaman ayırdı ve kursta birlikte çektirdiğimiz fotoğrafları gösterdi. Bu resimler bana o kadar güzel anıları hatırlattı ki, Yehova’ya hizmet ettiğim sıralarda hissettiğim sevinci özlemeye başladım.” John’un ziyaretinden kısa bir zaman sonra Victor cemaate döndü. Bugün yine öncü olarak hizmet ediyor. Gerçekten de bizimle ilgilenen cemaat ihtiyarları sevincimize çok şey katabilir (2. Kor. 1:24). *

 Gözetim İşindeki İlerlemeler Birliği Güçlendirir

22. Doğruluk ve barış Hıristiyan cemaatinin birliğini nasıl güçlendirir? (“ Çok Şaşırdık” başlıklı çerçeveye de bakın.)

22 Daha önce belirtildiği gibi Yehova Kendi toplumunda barışın ve doğruluğun devamlı artacağını bildirmişti (İşa. 60:17). Bu niteliklerin her ikisi de cemaatlerin birliğini güçlendirir. Nasıl? Önce doğruluğu ele alalım. “Tanrımız Yehova tek Yehova’dır” (Tekr. 6:4). O’nun doğruluk standartları bir ülkedeki cemaatler için ayrı, başka ülkedeki cemaatler için ayrı değildir. Doğru ve yanlışla ilgili standartları tektir ve “kutsal kişilerin tüm cemaatleri” için aynıdır (1. Kor. 14:33). O halde, bir cemaat sadece Tanrı’nın standartları uygulanırsa gelişir. Barışa gelince, Kralımız bizim cemaatteki barıştan zevk almakla kalmayıp “barışçı” da olmamızı istiyor (Mat. 5:9). İşte bu nedenle ‘barışa katkıda bulunan şeylerin peşindeyiz.’ Zaman zaman aramızda çıkan kişisel anlaşmazlıkları çözmek üzere ilk adımı biz atarız (Rom. 14:19). Böylece cemaatimizin barışına ve birliğine katkıda bulunuruz (İşa. 60:18).

23. Bugün Yehova’nın hizmetçileri olarak neye sahibiz?

23 Kasım 1895’te Gözcü Kulesi ihtiyarlar düzenlemesini ilk ilan ettiğinde, sorumluluk taşıyan biraderler de bununla ilgili yürekten arzularını dile getirdiler. Onlar teşkilatlanmayla ilgili bu yeni düzenlemenin Tanrı’nın toplumunun “iman birliğine hızla kavuşmasına” yardımcı olmasını dilediler ve bunun için dua ettiler. Geçmişe baktığımızda Yehova’nın Kralımız aracılığıyla gözetim işinde adım adım yaptığı düzeltmelerin gerçekten de tapınmadaki birliğimizi güçlendirdiğini görüyor ve minnettarlık duyuyoruz (Mezm. 99:4). Sonuç olarak bugün hepimiz “aynı tutumla” hareket edip “aynı yolu” izleyerek “barış Tanrısı”na “omuz omuza” hizmet ettiğimizden, Yehova’nın dünya çapındaki toplumu olarak sevinç içindeyiz (2. Kor. 12:18; Tsefanya 3:9’u okuyun).

^ p. 11 Bu kapsamlı araştırmanın sonuçları Aid to Bible Understanding (Kutsal Kitabı Anlamaya Yardım) adlı başvuru kaynağında yayımlandı.

^ p. 21 Gözcü Kulesi’nin 15 Ocak 2013 sayısında yer alan “‘Sevincimiz İçin Çalışan’ İhtiyarlar” başlıklı makaleye bakın.