Musa, Midyan’da 40 yıl yaşadı. Orada evlendi ve çocukları oldu. Bir gün Sina Dağı’nın yakınlarında koyunlarını güderken çok ilginç bir şey gördü. Bir çalı sürekli yanıyordu ama yanıp bitmiyordu! Musa ne olduğunu görmek için oraya yaklaştığında çalının içinden bir ses ona şöyle dedi: “Musa! Buraya daha fazla yaklaşma. Çarıklarını çıkar, çünkü bastığın yer kutsal topraktır.” Bu sözleri, bir melek aracılığıyla Yehova söylüyordu.

Musa yüzünü örttü, çünkü korkmuştu. Çalıdan gelen ses şöyle dedi: “İsrailoğullarının çektiği sıkıntıları gördüm. Onları Mısırlıların elinden kurtaracağım ve güzel bir diyara götüreceğim. Halkımı Mısır’dan sen çıkaracaksın.” Musa bunu duyunca ne kadar şaşırmıştır, değil mi?

Musa şöyle sordu: “İnsanlar seni kim gönderdi diye sorarsa onlara ne diyeceğim?” Tanrı ona şöyle cevap verdi: “Onlara seni İbrahim’in Tanrısı, İshak’ın Tanrısı, Yakup’un Tanrısı Yehova’nın gönderdiğini söyle.” Musa da “Peki ya beni dinlemezlerse ne olacak?” diye sordu. Bunun üzerine Yehova ona yardım edeceğini göstermek için bir şey yaptı. Musa’ya değneğini yere atmasını söyledi. Değnek yere düşünce birden yılana dönüştü! Sonra Musa yılanı kuyruğundan tuttu ve yılan tekrar değneğe dönüştü. O zaman Yehova şöyle dedi: “Bu mucizeyi yaptığında seni Benim gönderdiğimi anlayacaklar.”

Musa “Ama ben güzel konuşamam” dedi. Yehova da ona şöyle söz verdi: “Ne söyleyeceğini Ben sana söyleyeceğim ve sana yardım etmesi için abin Harun’u göndereceğim.” Yehova’nın ona destek olacağını anlayan Musa, karısını ve oğullarını yanına alarak Mısır’a doğru yola çıktı.

“Neyi nasıl söyleyeceğiniz konusunda kaygılanmayın, çünkü söyleyecekleriniz size o anda verilecek” (Matta 10:19)