Musa ve Harun, Tanrı’dan gelen şu mesajı vermek için Firavunun yanına gittiler: “Halkımı bırakmazsan ülkene atsinekleri göndereceğim.” Firavun halkı bırakmayınca atsinekleri zengin fakir demeden bütün Mısırlıların evlerini istila etti. Bütün ülke bu sineklerle doldu. Fakat İsrailoğullarının yaşadığı Goşen’de atsinekleri yoktu. İlk üç bela İsrailoğullarını da etkilemişti ama dördüncü bela ve bundan sonraki belalar sadece Mısırlılara zarar verdi. Firavun, Musa ve Harun’a şöyle dedi: “Yehova’ya sinekleri uzaklaştırması için yalvarın. O zaman halk gidebilir.” Ancak Yehova atsineklerini uzaklaştırdığında Firavun kararını değiştirdi. Acaba Firavun olanlardan bir gün ders alacak mıydı?

Sonra Yehova şöyle dedi: “Firavun halkımın gitmesine izin vermezse Mısırlıların hayvanları hastalanıp ölecek.” Ertesi gün hayvanlar ölmeye başladı. Ancak İsrailoğullarının hayvanları ölmedi. Buna rağmen Firavun inadından vazgeçmedi.

Yehova Musa’ya Firavunun yanına tekrar gitmesini ve ocaktan kül alıp havaya atmasını söyledi. Küller toz halinde gökyüzünü kapladı ve bütün Mısırlıların üzerine çöktü. Bu toz yüzünden Mısırlılarda ve hayvanlarında acı veren yaralar açıldı. Ancak bu durumda bile Firavun İsrailoğullarının gitmesine engel oldu.

Yehova şu mesajı bildirmesi için Musa’yı Firavunun yanına geri gönderdi: “Hâlâ mı halkımı  göndermeyi reddediyorsun? Yarın Mısır’da dolu yağdıracağım.” Ertesi gün Yehova dolu ve ateş yağdırdı ve gökler gürledi. Bu, Mısır’da o güne kadar görülen en korkunç fırtınaydı. Goşen diyarı dışındaki bütün ağaçlar ve tahıllar mahvoldu. Sonra Firavun şöyle dedi: “Yehova’ya bunu durdurması için yalvarın. O zaman gidebilirsiniz.” Ancak dolu ve yağmur durur durmaz Firavun fikrini tekrar değiştirdi.

Daha sonra Musa, “Şimdi çekirgeler doludan geriye kalan tüm bitkileri yiyecek” dedi. Milyonlarca çekirge tarlalarda ve ağaçlarda kalan her şeyi yiyip bitirdi. Bunun üzerine Firavun “Ne olur Yehova’ya yalvarın da çekirgeleri ortadan kaldırsın” dedi. Ancak Yehova ülkeyi çekirgelerden temizledikten sonra bile Firavun inadını sürdürmeye devam etti.

Yehova Musa’ya “Elini göğe uzat” dedi ve bir anda bütün gökyüzü kapkaranlık oldu. Mısırlılar üç gün boyunca hiçbir şey göremediler. Sadece İsrailoğullarının yaşadığı yerde ışık vardı.

Firavun Musa’ya şunları söyledi: “Sen ve halkın gidebilirsiniz. Ancak hayvanlarınız burada kalacak.” Musa da “Hayvanlarımızı da yanımıza almalıyız çünkü onları Tanrımıza sunacağız” diye karşılık verdi. Bu sözleri duyunca Firavun çok sinirlendi ve bağırarak şöyle dedi: “Defol karşımdan! Bir daha karşıma çıkarsan seni öldürürüm.”

“Siz bir kez daha, doğru kişiyle kötü kişi, Tanrı’ya kulluk edenle etmeyen arasındaki ayrımı göreceksiniz” (Malaki 3:18)