1) YEHOVA

Tanrı’nın ismi Yehova’dır. Bu ismin “O Olmasını Sağlar” anlamına geldiği anlaşılıyor. Yehova sonsuz güce sahiptir, her şeyi O yaratmıştır. Karar verdiği her şeyi yapacak güçtedir.

Eski İbranicede Tanrı’nın ismi dört harfle yazılırdı. Bu harflerin Türkçe karşılığı YHVH’dir. Tanrı’nın ismi Kutsal Kitabın orijinal İbranice metninde yaklaşık 7.000 kez geçer. Dünyanın her yerinde insanlar Yehova ismini kendi dillerine göre telaffuz ederler.

Böl. 1, p. 15, dipnot

2) KUTSAL KİTAP “TANRI İLHAMIDIR”

Kutsal Kitap insanlar tarafından kaleme alınmış olsa da asıl yazarı Tanrı’dır. Bu, bir işadamının sekreterine mektup yazdırmasına benzer. Tanrı Kendi düşüncelerini insanlara yazdırmak için kutsal ruhunu kullandı. Bunu çeşitli yollarla yaptı, örneğin insanlar kutsal ruhun etkisiyle görüntüler ya da rüyalar gördüler ve gördüklerini yazdılar.

Böl. 2, p. 5

3) İLKELER

Kutsal Kitaptaki ilkeler, doğru kararlar vermemize yardım eden temel gerçeklerdir. Örneğin “Kötü arkadaşlar iyi alışkanlıkları bozar” ilkesi bize görüştüğümüz insanlardan iyi ya da kötü yönde etkilenebileceğimizi gösterir (1. Korintoslular 15:33). Ya da “İnsan ne ekerse onu biçer” ilkesi, yaptıklarımızın sonuçlarından kaçamayacağımızı öğretir (Galatyalılar 6:7).

Böl. 2, p. 12

  4) PEYGAMBERLİK SÖZÜ

Peygamberlik sözü Tanrı’dan gelen bir mesajdır. Bu, Tanrı’nın isteğini açıklayan bir bildiri, bir ahlaki öğreti, bir emir ya da bir hüküm olabilir. Ayrıca ileride gerçekleşecek bir olayla ilgili bir mesaj da olabilir. Kutsal Kitapta önceden bildirilmiş ve gerçekleşmiş birçok peygamberlik sözü bulunur.

Böl. 2, p. 13

5) MESİH HAKKINDAKİ PEYGAMBERLİK SÖZLERİ

Mesih hakkındaki çok sayıda peygamberlik sözü İsa’nın yaşamında gerçekleşmiştir. “ Mesih Hakkındaki Peygamberlik Sözleri” çerçevesine bakın.

Böl. 2, p. 17, dipnot

6) YEHOVA’NIN DÜNYA’YLA İLGİLİ AMACI

Yehova Dünyamızı, Kendisini seven insanların yaşayacağı bir cennet olması için yarattı. O’nun amacı değişmedi. Tanrı yakında kötülüğü yok edecek ve insanlara sonsuz yaşam verecek.

Böl. 3, p. 1

7) ŞEYTAN

Şeytan Tanrı’ya karşı isyan başlatan melektir. Yehova’yla mücadele ettiği için ona, “karşı gelen” anlamında Şeytan denmiştir. O aynı zamanda iftiracıdır çünkü Tanrı hakkında yalanlar söyler ve insanları kandırır.

Böl. 3, p. 4

8) MELEKLER

Yehova Dünya’yı yaratmadan uzun zaman önce melekleri yarattı. Onlar gökte yaşamak üzere yaratıldılar. Yüz milyondan fazla melek var (Daniel 7:10). Her birinin  ismi, birbirinden farklı kişiliği ve özgür iradesi var. Vefalı melekler alçakgönüllü şekilde insanların kendilerine tapınmasını reddeder. Meleklerin farklı konumları ve görevleri vardır. Onlar Yehova’nın tahtı önünde hizmet eder ve O’nun mesajlarını iletirler. Yehova’nın yeryüzündeki kullarını korur ve onlara rehberlik ederler. Ayrıca Yehova’nın hükümlerini yerine getirir ve duyuru işini desteklerler (Mezmur 34:7; Vahiy 14:6; 22:8, 9). Gelecekte Armagedon savaşına İsa’nın yanında melekler de katılacak (Vahiy 16:14, 16; 19:14, 15).

Böl. 3, p. 5; Böl. 10, p. 1

9) GÜNAH

Yehova Tanrı’ya ve O’nun isteğine aykırı her duygumuz, düşüncemiz ya da davranışımız günahın kapsamına girer. Başlangıçta Yehova her şeyi kusursuz yaratmıştı, ancak Âdem ve Havva Yehova’ya itaatsizlik etmeyi seçerek günah işlediler. Böylece kusurlu insanlar oldular, yaşlandılar ve öldüler. Âdem’den günahı miras aldığımız için biz de kusurlu kişiler olarak doğduk, yaşlanıyor ve ölüyoruz. Kutsal Kitaba göre hepimiz günahkârız, çünkü hiçbirimiz Tanrı’nın isteklerini tam olarak yerine getiremiyoruz. Tamamen temiz bir yaşam sürmeye çalışsak bile bu bizim günahkâr kişiler olduğumuz gerçeğini değiştirmiyor. Günah Tanrı’yla aramızdaki ilişkiye zarar veriyor. Bu yüzden Yaratıcımız Kendisiyle iyi bir ilişkiye sahip olabilelim diye, nelerden kaçınmamız gerektiğini bize kanunlar ve ilkelerle göstermiştir.

Böl. 3, p. 7; Böl. 5, p. 3

10) ARMAGEDON

Şeytan’ın kontrolündeki bozuk dünya düzenini ve bütün kötülükleri yok edecek olan Tanrı’nın savaşıdır.

Böl. 3, p. 13; Böl. 8, p. 18

 11) TANRI’NIN KRALLIĞI

Tanrı’nın Krallığı Yehova’nın gökte kurduğu bir yönetimdir. Bu yönetimin başında kral olarak İsa Mesih vardır. Yehova bu krallık aracılığıyla bütün kötülükleri yok edecek. Tanrı’nın Krallığı tüm dünya üzerinde hüküm sürecek.

Böl. 3, p. 14

12) İSA MESİH

Yehova Tanrı diğer her şeyden önce İsa’yı yarattı. Onu bütün insanlar uğruna ölmesi için yeryüzüne gönderdi. İsa öldürüldükten sonra Yehova onu diriltti. İsa şimdi Tanrı’nın gökteki Krallığında kral olarak hüküm sürüyor.

Böl. 4, p. 2

13) 70 HAFTAYLA İLGİLİ PEYGAMBERLİK SÖZLERİ

Kutsal Kitap Mesih’in ortaya çıkacağı zamanı önceden bildirdi. Mesih, 69 hafta diye adlandırılan bir dönemin sonunda ortaya çıkacaktı. Bu dönem MÖ 455’te başladı ve MS 29’da sona erdi.

Bu dönemin MS 29’da sona erdiğini nereden biliyoruz? MÖ 455’te Nehemya Yeruşalim’e geldiğinde ve şehri yeniden onarmaya başladığında 69 hafta başlamış oldu (Daniel 9:25; Nehemya 2:1, 5-8). Hepimizin bildiği gibi bir hafta 7 gündür. Ancak bu peygamberlik sözünde “hafta” olarak adlandırılan dönemlerin yedişer gün değil, yedişer yıl olduğu anlaşılıyor. Çünkü Kutsal Kitapta hesap yapılırken “her güne karşılık bir yıl” kuralı vardır (Sayılar 14:34; Hezekiel 4:6). Bir hafta yedi yılsa, 69 hafta 483 yıldır (69 x 7). MÖ 455’ten başlayarak 483 yıl sayarsak, MS 29’a geliriz. Bu, İsa’nın vaftiz edilip Mesih olduğu tarihtir (Luka 3:1, 2, 21, 22). (Bu hesaplamayı yaparken sıfır yılı olmadığını dikkate alın.)

 Aynı peygamberlik sözü, 69 haftanın dışında bir haftadan daha söz eder. Mesih bu dönem içinde, yani MS 33’te öldürülecekti. Dönemin sonu olan MS 36’dan itibaren Tanrı’nın Krallığının iyi haberi sadece Yahudilere değil, bütün milletlere duyurulacaktı (Daniel 9:24-27).

Böl. 4, p. 7

 14) SAHTE BİR İNANÇ: ÜÇLEME (ÜÇLÜ BİRLİK)

Kutsal Kitap Yehova Tanrı’nın Yaratıcı olduğunu ve tüm diğer şeylerden önce İsa’yı yarattığını öğretir (Koloseliler 1:15, 16). İsa mutlak gücün sahibi olan Tanrı değildir. O, Tanrı’ya eşit olduğunu hiçbir zaman iddia etmedi. Tersine, “Baba benden büyüktür” dedi (Yuhanna 14:28; 1. Korintoslular 15:28). Fakat Hıristiyan Âlemi genelde Tanrı’nın üç kişiden oluştuğunu öğretir: Baba, Oğul ve kutsal ruh. Kutsal Kitapta “üçleme” sözcüğü bile bulunmaz. Bu inanç sahtedir.

Kutsal ruh Tanrı’nın, isteğini yerine getirmek için kullandığı görünmez gücüdür. Örneğin ilk Hıristiyanlar ‘kutsal ruhla dolmuştu.’ Ayrıca Yehova, “Her türlü insanın üzerine ruhumdan dökeceğim” demişti (Elçiler 2:1-4, 17). O halde kutsal ruh bir kişi değildir.

Böl. 4, p. 12; Böl. 15, p. 17

15) HAÇ

İsa’nın gerçek takipçileri Tanrı’ya tapınırken neden haç kullanmaz?

  1. Haç çok uzun zamandır sahte dinlerde kullanılmaktadır. Eski zamanlarda doğaya tapınan ya da seks ayinleri yapan putperestler haç kullanılırdı. İsa’nın ölümünden sonraki 300 yıl boyunca Hıristiyanlar ibadetlerinde haç kullanmadı. Ancak Roma İmparatoru Konstantin haçı Hıristiyanlığın simgesi haline getirdi. Bu simge Hıristiyanlığı yaygınlaştırmak için kullanıldı. Fakat İsa Mesih’le hiçbir ilgisi yoktu. Bir Katolik ansiklopedisi şöyle açıklar: “Hıristiyanlık öncesinde ve Hıristiyan olmayan toplumların kültürlerinde haç vardır” (New Catholic Encyclopedia).

  2. İsa bir haç üzerinde ölmedi. “Haç” olarak tercüme edilen Yunanca sözcük “dik bir direk”, “kereste parçası”  ya da “ağaç” anlamına gelir. Bir Kutsal Kitap çevirisi şu açıklamayı yapar: “[Yeni Ahit’te] kullanılan Yunancada iki kereste parçasının iması bile yoktur” (The Companion Bible). İsa bir direk üzerinde ölmüştür.

  3. Yehova tapınmamızda resim, heykel ya da işaretler kullanmamızı istemez (Çıkış 20:4, 5; 1. Korintoslular 10:14).

Böl. 5, p. 12

16) ANMA YEMEĞİ

İsa öğrencilerine ölümünü anmalarını emretti. Takipçileri bunu her yıl Yahudi takvimine göre 14 Nisan’da, İsrailoğullarının Fıshı kutladıkları tarihte yapar. Anma Yemeğinde ekmek ve şarap elden ele dolaştırılır. Ekmek İsa’nın bedenini, şarap da kanını temsil eder. İsa’yla birlikte gökte hüküm sürecek kişiler ekmekten yer ve şaraptan içer. Yeryüzünde yaşama ümidi olanlar da fidyeye duydukları minnettarlık nedeniyle Anma Yemeğine katılır, ancak ekmekten yemez ve şaraptan içmezler.

Böl. 5, p. 21

17) CAN

Kutsal Kitabın Yeni Dünya Çevirisi’nde “can” sözcüğü şu anlamlarda kullanılmıştır: İnsan, hayvan, bir canlının yaşamı. Bazı örneklere bakalım:

  • İnsan. “Nuh’un döneminde . . . . ancak gemideki birkaç kişi kurtulmuştu; onlar yalnızca sekiz candı” (1. Petrus 3:20). Burada “can” sözcüğü insanlar için, yani Nuh, karısı, üç oğlu ve üç gelini için kullanılmıştır.

  • Hayvan. “Tanrı şöyle dedi: ‘Sular canlı [dipnot: “yaşayan can”] sürüleriyle dolup taşsın ve yer üzerinde, gök kubbede kanatlılar uçuşsun.’ . . . . Ve Tanrı şöyle dedi:  ‘Yer, cinslerine göre canlılar meydana getirsin; yeryüzünde cinslerine göre evcil hayvanlar, yaban hayvanları ve diğer canlılar olsun.’ Ve böyle oldu” (Başlangıç 1:20, 24).

  • Bir canlının yaşamı. Yehova Musa’ya şöyle demişti: “Canını almak için peşine düşenlerin hepsi öldü” (Çıkış 4:19). İsa da yeryüzündeyken şöyle demişti: “Ben iyi çobanım. İyi çoban koyunları uğruna canını verir” (Yuhanna 10:11).

    Buna ek olarak, bir kişinin bir şeyi ‘bütün canıyla’ yapması, onu istekle ve elinden geldiğince iyi yapması anlamına gelir (Matta 22:37; Tekrar 6:5).

Böl. 6, p. 5, dipnot; Böl. 15, p. 17

18) RUH

Yeni Dünya Çevirisi’nde “ruh” olarak çevrilen İbranice ve Yunanca sözcükler farklı anlamlara gelebilir. Yine de her seferinde bu sözcükler rüzgâr, insanın ya da hayvanın soluğu gibi göremediğimiz şeyleri anlatır. Ayrıca ruhi varlıklar için de kullanılır. Bazen de, Tanrı’nın isteğini gerçekleştirmek üzere kullandığı güç, yani kutsal ruh için kullanılır. Ancak Kutsal Kitap insan öldükten sonra ruhunun yaşamaya devam ettiğini öğretmez (Mezmur 104:29; Matta 12:43; Luka 11:13).

Böl. 6, p. 5, dipnot; Böl. 15, p. 17

19) HİNNOM VADİSİ

İsa bazı insanların Hinnom Vadisi’ne atılacağını söylerken onların sonsuza dek yok edileceğinden söz ediyordu (Matta 5:22; 10:28). Hinnom Vadisi, Yeruşalim (Kudüs) yakınlarında bir vadidir. İsa’nın yaşadığı dönemde orada çöpler yakılarak yok edilirdi. Ancak bu vadide hayvanların ya da insanların işkence gördüğüne ya da canlı canlı yakıldığına dair hiçbir kanıt yoktur. Dolayısıyla Hinnom  Vadisi, ölmüş insanların işkence gördüğü ya da sonsuza dek yakıldığı bir yeri temsil etmez.

Böl. 7, p. 20

20) İSA’NIN ÖRNEK DUASI

Bu, İsa’nın öğrencilerine nasıl dua edebileceklerini öğretirken ettiği duadır. Bu duaya Rabbin Duası da denir. İsa bize şu konularda dua etmemiz gerektiğini öğretti:

  • “İsmin kutsal kılınsın”

    Yehova hakkında yalanlar söylendi ve ismine leke sürüldü. Bu lekenin temizlenmesi için dua ediyoruz. Bunun sonucunda gökte ve yeryüzünde herkes Tanrı’nın ismini yüceltip saygı duyacak.

  • “Krallığın gelsin”

    Tanrı’nın yönetiminin Şeytan’ın kötü dünyasını yok etmesi, tüm yeryüzünde hüküm sürmesi ve onu cennete dönüştürmesi için dua ediyoruz.

  • “Yerde de Senin isteğin gerçekleşsin”

    Tanrı’nın yeryüzüyle ilgili amacının gerçekleşmesi için dua ediyoruz. Bu şekilde Yehova’nın insanı yaratırken amaçladığı gibi O’na itaat eden kusursuz insanlar cennet yeryüzünde sonsuza dek yaşayacak.

Böl. 8, p. 2

21) FİDYE

Yehova insanlığı günah ve ölümden kurtarmak için bir fidye sağladı. Bu fidye ilk insan Âdem’in kaybettiği kusursuz yaşamı geri almak ve insanların Yehova’yla ilişkisini düzeltmek için gereken bedeldi. Tanrı İsa’yı bütün günahkârlar uğruna hayatını verebilmesi için dünyaya gönderdi. İsa’nın ölümü sayesinde bütün insanlar sonsuza dek yaşama ve kusursuzluğa erişme fırsatı kazandı.

Böl. 8, p. 21; Böl. 9, p. 13

 22) 1914 YILI NEDEN ÇOK ÖNEMLİ?

Daniel kitabının 4. bölümünde kayıtlı peygamberlik sözüne göre Tanrı, Krallığını 1914’te kuracaktı.

Peygamberlik sözü: Yehova, Kral Nabukadnezar’ın ileride olacaklarla ilgili bir rüya görmesini sağladı. Rüyada devasa bir ağaç kesilip devrildi ve kütüğü demir ve bakırla çemberlendi. Böylece büyümesi bir dönem engellendi. “Yedi vakit” denen bu sürenin sonunda ağaç tekrar büyüyecekti (Daniel 4:1, 10-16).

Bu peygamberlik sözünün bizim için anlamı: Kutsal Kitap bazen yönetimleri anlatmak için simge olarak ağaçları kullanır ve bu rüyadaki ağaç Tanrı’nın yönetimini simgeler. Yehova uzun bir dönem boyunca eski İsrail milletini Yeruşalim’deki krallar aracılığıyla yönetti (1. Tarihler 29:23). Fakat bu krallar O’na sadık kalmadıklarından yönetimleri son buldu. Yeruşalim MÖ 607’de yok edildi, böylece simgesel ağaç kesildi ve “yedi vakit” başlamış oldu (2. Krallar 25:1, 8-10; Hezekiel 21:25-27). İsa, bu yedi vakitten “milletlerin dönemi” olarak söz etti ve şöyle dedi: “Yeruşalim, milletlerin dönemi doluncaya dek onların ayakları altında çiğnenecektir” (Luka 21:24). O halde İsa yeryüzündeyken “yedi vakit” sona ermemişti. Yehova ‘yedi vaktin’ sonunda bir kral atayacağını bildirdi. Bu yeni Kralın, yani İsa’nın yönetimi Tanrı’nın toplumuna büyük nimetler getirecek ve bu sonsuza dek sürecekti (Luka 1:30-33).

‘Yedi vaktin’ uzunluğu: “Yedi vakit” 2.520 yıldır. MÖ 607’den başlayarak 2.520 yıl sayarsak 1914 yılını buluruz. (Bu hesaplamayı yaparken sıfır yılı olmadığını dikkate alın.) 1914 yılı, Yehova’nın İsa Mesih’i gökte kral olarak atadığı yıldır.

 Peki 2.520 yılı nasıl buluyoruz? Kutsal Kitap üç buçuk vaktin 1.260 gün olduğunu söyler (Vahiy 12:6, 14). Dolayısıyla “yedi vakit” bunun iki katıdır, yani 2.520 gündür. Peygamberlik sözleriyle ilgili hesap yapılırken “her yıl için bir gün” kuralı uygulanır. Buna dayanarak, 2.520 günün 2.520 yıla karşılık geldiği sonucuna varıyoruz (Hezekiel 4:6; Sayılar 14:34).

Böl. 8, par. 23

23) BAŞMELEK MİKAEL

Kutsal Kitap sadece tek bir başmelekten söz eder, o da Mikael’dir (Daniel 12:1; Yahuda 9).

Mikael, Tanrı’nın sadık meleklerinden oluşan ordunun başıdır. Vahiy 12:7 şöyle der: “Mikael ve melekleri ejdere [ve meleklerine] karşı savaştı.” Vahiy kitabı sadık meleklerden oluşan ordunun başında İsa’nın olduğunu söyler. Demek ki Mikael İsa’nın başka bir ismidir (Vahiy 19:14-16).

Böl. 9, p. 4, dipnot

24) SON GÜNLER

Tanrı’nın Krallığı Şeytan’ın kontrolündeki dünyayı yok etmeden hemen önceki dönem “son günler” olarak adlandırılır. Kutsal Kitap o dönemde yeryüzünde büyük olayların olacağını bildirir. Kutsal Kitap bu dönemden “bu ortamın sonu” ya da “İnsanoğlunun hazır bulunuşu” olarak da söz eder (Matta 24:3, 27, 37). Tanrı’nın Krallığı 1914’te gökte hüküm sürmeye başladığında “son günler” de başlamış oldu (2. Timoteos 3:1; 2. Petrus 3:3). Bu dönem Şeytan’ın dünyası Armagedon’da yok edildiğinde sona erecek.

Böl. 9, p. 5

 25) DİRİLME

Tanrı’nın ölmüş birini hayata döndürmesine dirilme denir. Kutsal Kitapta dokuz dirilme olayı kayıtlıdır. İlya, Elişa, İsa, Petrus ve Pavlus, Tanrı’nın verdiği güçle insanları diriltti. Yehova yeryüzünde ‘doğru olanları da olmayanları da diriltmeyi’ vaat ediyor (Elçiler 24:15). Ayrıca Kutsal Kitap bazı insanların gökte diriltileceğinden söz eder. Bu insanlar İsa’yla birlikte gökte yaşamak üzere Tanrı tarafından seçilmiş kişilerdir (Yuhanna 5:28, 29; 11:25; Filipililer 3:11; Vahiy 20:5, 6).

Böl. 9, p. 13

26) CİNCİLİK (RUHÇULUK)

Cincilik (ruhçuluk) cinlerle iletişim kurmaya çalışmaktır. Bazıları cinlerle doğrudan iletişim kurar, bazıları da bunu büyücü ya da medyum gibi kişiler aracılığıyla yapar. İnsanlar ruhun ölümden sonra yaşamaya devam ettiğine inandıkları için ruhçulukla uğraşır. Cinlerle iletişim kurmak yanlıştır, çünkü onlar insanları Tanrı’ya itaatsizlik etmeleri için etkilemeye çalışıyor. Astrolojiyle, fal ve büyüyle uğraşmak, kötülükten korunmak için muska, nazarlık gibi nesneler takmak ve kurşun döktürmek gibi batıl inançlar cincilik kapsamına girer. Birçok kitap, dergi, film, çizgi film, poster, müzik ve oyun insanlara büyüyü, cinleri ve doğaüstü güçleri zararsız gibi gösteriyor. Hatta bunlara karşı merak uyandırıyor. Ölenin arkasından yapılan birçok şey cincilikle bağlantılıdır. Bunlar arasında ölenler için kurban kesmek, cenaze törenleriyle ve ölüm yıldönümleriyle bağlantılı bazı âdetler, dul kalan eşin yerine getirmesi beklenen töreler ve ölen kişinin başında nöbet beklemek sayılabilir. Dünyanın bazı yerlerinde insanlar cinlerin güçlerine başvuracakları zaman uyuşturucu alırlar (Galatyalılar 5:20, 21; Vahiy 21:8).

Böl. 10, p. 10; Böl. 16, p. 4

 27) YEHOVA’NIN EGEMENLİĞİ

Yehova Mutlak Güce Sahip Tanrı’dır ve bütün evreni O yaratmıştır (Vahiy 15:3). Bu yüzden her şey O’nundur ve O yarattığı şeyler üzerinde egemendir, yani yönetme hakkı O’na aittir (Mezmur 24:1; İşaya 40:21-23; Vahiy 4:11). Yehova yarattığı canlı cansız her şey için kanunlar koymuştur. O ayrıca dilediği kişiyi yönetici olarak atama hakkına da sahiptir. Yehova’yı sevdiğimizde ve O’na itaat ettiğimizde egemenliğini desteklemiş oluruz (1. Tarihler 29:11).

Böl. 11, p. 10

28) ÇOCUK ALDIRMA (KÜRTAJ)

Çocuk aldırma, doğmamış bir bebeğin ölümüne bilerek sebep olmaktır. Bu, vücudun doğal tepkisi ya da kaza sonucu olan düşükten farklıdır. Doğmamış bir bebeği yalnızca annesinin bedeninin bir parçası olarak görmek doğru değildir. Gebelik başladığı andan itibaren bebek ayrı bir kişidir. Bu nedenle çocuk aldırma aslında cinayettir.

Böl. 13, p. 5

29) KAN NAKLİ

Kan nakli, bir kişinin vücuduna tam kanın ya da kanın içindeki dört ana maddeden birinin verilmesidir. Bu maddeler plazma, alyuvarlar, akyuvarlar ve trombositlerdir. Kan naklinde, o kişiden alınıp depolanan ya da başka birinden alınan kan kullanılır.

Böl. 13, p. 13

 30) TERBİYE

Kutsal Kitaba göre terbiye etmekle ceza vermek aynı anlama gelmez. Yehova eğiterek, öğreterek ve yanlışımızı düzelterek bizi terbiye eder. O terbiye ettiği kişilere asla kötü ya da acımasız davranmaz (Özdeyişler 4:1, 2). Yehova, anne babalar için çok iyi bir örnektir. Verdiği terbiye o kadar etkilidir ki kişi terbiyeyi sevmeye başlayabilir (Özdeyişler 12:1). Yehova toplumunu sever ve eğitir. Verdiği eğitim onların yanlış görüşlerini düzeltir, ayrıca Kendisini memnun edecek şekilde düşünmeyi ve davranmayı öğrenmelerine yardım eder. Anne babalar çocuklarına terbiye verirken, neden itaat etmeleri gerektiğini anlamalarına yardım etmelidir. Çocuklara Yehova’yı ve Sözü olan Kutsal Kitabı sevmeyi, içindeki ilkeleri anlamayı öğretmek terbiyenin bir kısmıdır.

Böl. 14, p. 13

31) CİNLER

Cinler insanüstü güçlere sahip görünmez ruhi varlıklardır. Onlar kötü meleklerdir. Bu melekler Tanrı’ya itaatsizlik ederek O’nun düşmanı haline geldiklerinde kötü oldular (Başlangıç 6:2; Yahuda 6). Şeytan’ın Yehova’ya karşı başlattığı isyana katıldılar (Tekrar 32:17; Luka 8:30; Elçiler 16:16; Yakup 2:19).

Böl. 16, p. 4