1. Şilo’da insanlar neden acı içindeydi ve yas tutuyordu?

SAMUEL, gözyaşlarının dinmek bilmediği Şilo şehrinin acısını hissedebiliyordu. Kim bilir kaç evde kadın ve çocuklar, bir daha hiç göremeyecekleri babaları, kocaları, oğulları ve kardeşleri için feryat figan ediyordu. Kısa süre önce savaşta 4.000 kurban veren İsrailoğulları, bu kez de yaklaşık 30.000 asker kaybederek yine Filistîler tarafından korkunç bir bozguna uğratılmıştı (1. Sam. 4:1, 2, 10).

2, 3. Ardı ardına yaşanan hangi utanç verici olaylar Şilo’nun ‘ihtişamını’ kaybetmesine yol açtı?

2 Bunlar ardı ardına yaşanan felaketlerin sadece bir kısmıydı. Başkâhin Eli’nin iki kötü oğlu Hofni ve Finehas, kutsal Ahit Sandığını Şilo’dan çıkarıp ordugâha götürmüştü. Tanrı’nın toplumuyla birlikte olduğunu simgeleyen bu değerli Ahit Sandığı, normalde Çadırın En Kutsal Yerinde bulunuyordu. İsrail halkı sandığı bir tılsım gibi görerek akılsızca davrandı ve onu kendilerine zafer kazandıracağı düşüncesiyle savaş alanına getirdi. Fakat Filistîler sandığı ele geçirdi, Hofni ve Finehas’ı da öldürdü (1. Sam. 4:3-11).

3 Şilo’daki Kutsal Çadır yüzyıllar boyunca kutsal Ahit Sandığına ev sahipliği yapmıştı. Fakat artık sandık yoktu. Bunu öğrenen 98 yaşındaki Eli, oturduğu iskemleden arkaya doğru düştü ve öldü. Dul kalan gelini de, aynı gün çocuğunu doğururken öldü. Ölmeden önce “İhtişam İsrail’den uzaklara gitti” demişti. Gerçekten de Şilo bir daha asla eskisi gibi olmayacaktı (1. Sam. 4:12-22).

4. Bu bölümde hangi konuları ele alacağız?

4 Acaba Samuel yaşadığı bu büyük hayal kırıklıklarıyla nasıl başa çıkacaktı? İmanı, Yehova’nın desteğini ve onayını kaybetmiş bir halka yardım edebilecek kadar güçlü müydü? Bugün bizler de zaman zaman imanımızı sınayan zorluklar ve hayal kırıklıklarıyla karşılaşıyoruz. O halde şimdi Samuel’in yaşadıklarından başka neler öğrenebileceğimizi görelim.

 “Doğruluğun Gereğini Yaptı”

5, 6. (a) Kutsal Kitap 20 yıllık bir dönemle ilgili ne anlatır? (b) Samuel bu dönemde ne yaptı?

5 Kutsal Kitap kaydı bu noktadan sonra Samuel’den söz etmeyi bırakıp kutsal Ahit Sandığıyla ilgili olaylara geçer. Sandığı ele geçiren Filistîlerin bu yüzden ne kadar sıkıntı çektiğini ve onu geri göndermek zorunda kaldığını anlatır. Kayıtta tekrar Samuel’den söz edildiğinde aradan yaklaşık 20 yıl geçmiştir (1. Sam. 7:2). Acaba, bu yıllar içinde Samuel neler yapmıştı? Kutsal Kitap cevabı bulmamıza yardım eder.

Samuel yakınlarını kaybeden ve hayal kırıklığı yaşayan halkına nasıl yardım edebildi?

6 Kutsal Yazılar bu 20 yıllık dönemden önce Samuel’in, Tanrı’nın sözünü ‘tüm İsrail’e bildirmeye devam ettiğini’ gösterir (1. Sam. 4:1). Kayda göre, bu dönemden sonra da Samuel her yıl İsrail’in üç şehrini dolaşarak anlaşmazlıkları ele alır ve sorunları çözerdi, sonra tekrar memleketi Rama’ya dönerdi (1. Sam. 7:15-17). Açıkça görüldüğü gibi Samuel her zaman çok yoğun bir şekilde çalıştı; bu 20 yıllık dönem boyunca da mutlaka yapacak çok işi vardı.

Kutsal Kitap Samuel’in yaşamının 20 yıllık bir dönemine değinmese de, peygamberin bu süre içinde Yehova’nın işiyle meşgul olduğundan emin olabiliriz

7, 8. (a) Yoğun bir şekilde çalışarak geçirdiği 20 yılın ardından Samuel halka hangi mesajı bildirdi? (b) Halk Samuel’in söylediklerine nasıl karşılık verdi?

7 Eli’nin oğullarının ahlaksız ve yozlaşmış davranışları halkın imanını zayıflatmıştı. Öyle görünüyor ki bunun sonucunda birçokları putperestliğe yönelmişti. Samuel yoğun bir şekilde çalışarak geçirdiği 20 yılın ardından, insanlara şu mesajı bildirdi: “Eğer tüm yüreğinizle Yehova’ya dönüyorsanız, yabancı ilahları ve Aştoret putlarını aranızdan atın, yüreğinizi yalnızca Yehova’ya verin. Sadece O’na tapının. . . . . O da sizi Filistîlerin elinden kurtaracaktır” (1. Sam. 7:3).

8 Filistîlerin halkın üzerindeki baskısı giderek artmıştı. Onlar, İsrail ordusunun feci yenilgisinin ardından, Tanrı’nın halkına istedikleri gibi zulmedebileceklerini ve bunun herhangi bir cezasının olmayacağını zannettiler. Ancak Samuel, Yehova’ya dönerlerse bu kötü gidişatın değişeceğini söyleyerek halka güvence verdi. Peki İsrail halkı bunu yapmak istiyor muydu? Evet. Onlar “putlarını attılar; sadece Yehova’ya tapınmaya başladılar” ve bu Samuel’i çok mutlu etti. Samuel, halkı Yeruşalim’in kuzeyindeki dağlık bölgede yer alan Mitspa’da topladı. Halk orada oruç tuttu ve putperestlik yaparak işledikleri günahlardan tövbe etti (1. Samuel 7:4-6’yı okuyun).

Yehova’nın halkı Mitspa’da toplandığında Filistîler bunu onlara saldırmak için bir fırsat olarak gördü

9. Filistîler neyi fırsat olarak gördü? Tanrı’nın halkı bu tehlike karşısında nasıl davrandı?

 9 Fakat bu büyük toplantıdan haberdar olan Filistîler bunu bir fırsat olarak gördüler ve Yehova’ya tapınanları bozguna uğratmak için Mitspa’ya bir ordu gönderdiler. Yaklaşan tehlike İsrailoğullarının kulağına gitti. Çok korkan halk Samuel’den kendileri için dua etmesini istedi. Samuel Yehova’ya dua etti, ayrıca bir de kurban sundu. Bu arada Filistî orduları Mitspa’ya yaklaşıyordu. O zaman Yehova, Samuel’in duasına cevap vererek öfkesini gösterdi. “Şiddetli bir gök gürlemesine yol açarak Filistîleri kargaşaya düşürdü” (1. Sam. 7:7-10).

10, 11. (a) Filistî ordusu Yehova’nın yol açtığı gök gürlemesinden neden korktu? (b) Mitspa’da başlayan savaş nasıl sonuçlandı?

10 Peki Filistîler, gök gürlemesinden korkup annelerinin arkasına saklanan küçük çocuklar gibi mi davranmıştı? Hayır, bu askerler deneyimli ve güçlü savaşçılardı. O halde bu gök gürlemesi onların daha önce hiç görmediği bir tarzda olmuş olmalı. Acaba onları korkutan ‘gök gürlemesinin’ şiddeti miydi? Ya da sesin aniden gelmesi veya etraftaki yamaçlardan yankılanmış olması mıydı? Sebep ne olursa olsun, Filistîler şaşkınlıktan donakaldılar ve çok korktular. Tam bir kargaşa içine düşmüşlerdi ve artık bir tehdit değil hedeftiler. Bu arada İsrailoğulları Mitspa’dan hücuma geçti ve Filistîleri bozguna uğratıp Yeruşalim’in güneybatısına kadar kilometrelerce kovaladılar (1. Sam. 7:11).

11 Bu savaş bir dönüm noktasıydı. Samuel’in hâkimlik yaptığı dönem boyunca Filistîler bir daha İsrail topraklarına giremediler. Şehirler birer birer yeniden Tanrı’nın halkının denetimine geçti (1. Sam. 7:13, 14).

12. Samuel’in ‘doğruluğun gereğini yapması’ ne anlama gelir? Bunu yapmasına hangi nitelikler yardım etti?

12 Yüzyıllar sonra elçi Pavlus, Samuel’i ‘doğruluğun gereğini yapan’ sadık hâkimler ve peygamberler arasında saydı (İbr. 11:32, 33). Gerçekten de Samuel, Tanrı’nın gözünde iyi ve doğru olanı yaptı ve başkalarını da aynısını yapmaya teşvik etti. Yehova’yı sabırla beklediği ve hayal kırıklıklarına rağmen O’na sadık kaldığı için hizmeti her zaman etkili oldu. Ayrıca minnettar bir tutum da yansıttı. Samuel Mitspa’daki zaferden sonra, Yehova’nın onlara nasıl yardım ettiğini halka hatırlatmak amacıyla bir anıt dikti (1. Sam. 7:12).

13. (a) Samuel’i örnek almak için hangi nitelikleri geliştirmeliyiz? (b) Sizce Samuel’in niteliklerini özellikle ne zaman geliştirmek yararlı olur?

 13 Siz de ‘doğruluğun gereğini yapmak’ istiyor musunuz? Eğer istiyorsanız Samuel’in sabrından, alçakgönüllü ve minnettar tutumundan ders alabilirsiniz (1. Petrus 5:6’yı okuyun). Hangimizin bu niteliklere ihtiyacı yok ki? Samuel’in nispeten gençken böyle nitelikler geliştirmesinin ve sergilemesinin ona çok yararı oldu. Çünkü sonraki yıllarda daha büyük hayal kırıklıkları yaşadı.

‘Oğulların Senin Gittiğin Yoldan Gitmiyor’

14, 15. (a) Samuel ‘yaşlandığında’ nasıl hayal kırıklığına uğradı? (b) Samuel, Eli gibi kınanmayı hak eden bir baba mıydı? Açıklayın.

14 Sonraki kayıtlarda Samuel karşımıza ‘yaşlanmış’ biri olarak çıkar. Artık onun Yoel ve Abiya adında iki yetişkin oğlu vardı. Samuel oğullarına güvenerek onlara hâkimlik işinde kendisine yardım etme sorumluluğu vermişti. Fakat bu güveni ne yazık ki boşa çıktı. Samuel doğruluktan ayrılmayan dürüst biri olmasına rağmen, oğulları konumlarını bencil çıkarları için kullandı, adaleti saptırıp rüşvet aldılar (1. Sam. 8:1-3).

15 Bir gün İsrail’in ihtiyarları, şikâyetlerini dile getirmek için yaşlı peygamberin yanına gelip ona, ‘Oğulların senin gittiğin  yoldan gitmiyor’ dediler (1. Sam. 8:4, 5). Peki Samuel olanların farkında mıydı? Kayıt bu konuda bir şey söylemez. Bununla birlikte Eli’nin aksine, Samuel asla kınanmayı hak eden bir baba değildi. Yehova, oğullarının yanlışlarını düzeltmediği ve O’ndan çok oğullarını saydığı için Eli’yi azarlamış ve cezalandırmıştı (1. Sam. 2:27-29). Fakat Samuel’de hiçbir zaman böyle bir hata bulmadı.

Samuel, oğullarının sebep olduğu hayal kırıklığıyla nasıl başa çıkabildi?

16. (a) Çocukları isyankâr olan anne babalar hangi duyguları yaşayabilir? (b) Anne babalar Samuel’e bakarak nasıl teselli olabilir ve rehberlik bulabilir?

16 Kutsal Yazılar Samuel’in, oğullarının kötü davranışlarını öğrendiğinde utandığından, kaygılandığından veya hayal kırıklığı yaşadığından bahsetmez. Bununla birlikte günümüzde birçok anne baba onun neler hissettiğini çok iyi anlayabilir. İçinde bulunduğumuz bu kötü günlerde ebeveynlerin otoritesine ve verdikleri terbiyeye karşı gelmek çok sık rastlanan bir durumdur (2. Timoteos 3:1-5’i okuyun). Böyle bir acıyla mücadele eden anne babalar Samuel’e bakarak biraz olsun teselli olabilir ve ihtiyaç duydukları rehberliği bulabilir. Oğullarının sadakatsiz tutumu Samuel’in doğru yoldan ayrılmasına neden olmadı. Şunu unutmayın: Sözler ve terbiye bazen çocuğun yüreğine erişmese de, iyi bir örnek onun üzerinde olumlu bir etki bırakabilir. Tıpkı Samuel gibi günümüzdeki ebeveynler de, her zaman gökteki Babaları Yehova Tanrı için gurur kaynağı olma fırsatına sahiptir.

‘Bize Bir Kral Ata’

17. İsrail ihtiyarları Samuel’den hangi talepte bulundu? Samuel’in tepkisi ne oldu?

17 Samuel’in oğulları açgözlü ve bencil davranışlarının ne gibi sonuçlara yol açacağını hayal bile edemezlerdi. İsrail ihtiyarları Samuel’e oğullarının yaptıklarını söyledikten sonra şöyle dediler: “Diğer milletlerde olduğu gibi bize hükmetsin diye bir kral ata.” Acaba Samuel bu talep üzerine reddedildiğini düşündü mü? Ne de olsa bu halkı onca yıl Yehova adına yönetmişti. Şimdiyse, kendilerine hükmetmesi için bir peygamber değil, kral istiyorlardı. Çünkü çevrelerindeki milletlerin kralları vardı. Peki Samuel’in tepkisi ne oldu? Kutsal Yazılarda, bu talep “Samuel’in hiç hoşuna gitmedi” diye okuruz (1. Sam. 8:5, 6).

18. Yehova, Samuel’i teselli etmek ve İsrailoğullarının günahının ciddiyetini göstermek için ne dedi?

18 Samuel dua edip meseleyi Yehova’ya açtığında O’nun nasıl karşılık verdiğine dikkat edelim. Yehova şöyle dedi: “Halkın bütün söylediklerini dinle çünkü reddettikleri sen değilsin, kralları olarak Beni reddettiler.” Bu sözler Samuel’i çok teselli etmiş olmalı. Aslında halkın bu talebi Mutlak Güce Sahip Tanrı’ya karşı korkunç  bir hakaretti. Onlar başlarında kral olarak Tanrı’yı değil bir insanı istiyorlardı. Yehova, Samuel’e bu isteğin neye mal olacağına dair halkı uyarmasını söyledi. Fakat Samuel onları uyardığında “Olsun, biz başımızda bir kral istiyoruz” diye ısrar ettiler. Bunun üzerine, Tanrısına her zaman itaatli olan Samuel gidip Yehova’nın seçtiği kişiyi kral olarak atadı (1. Sam. 8:7-19).

19, 20. (a) Samuel, Yehova’nın seçtiği kralla ilgili yönlendirmesine nasıl itaat etti? (b) Samuel Yehova’nın halkına yardım etmeye nasıl devam etti?

19 Peki Samuel itaat ederken nasıl bir tutuma sahipti? Yehova’nın sözlerine içerledi mi? Ya da O’nun isteklerini üstünkörü bir şekilde mi yerine getirdi? Hayal kırıklığının kendisini zehirlemesine, acı duyguların yüreğinde kök salmasına izin verdi mi? Benzer bir durumda pek çok kişi bu şekilde davranabilirdi, fakat Samuel böyle yapmadı. Saul’u meshetti ve Yehova’nın seçtiği kişi olarak kabul etti. Yeni kralı kabul etmesinin ve ona boyun eğişinin işareti olarak Saul’u öptü. Sonra da halka şöyle dedi: “Yehova’nın seçtiği kişiyi görüyor musunuz? Tüm halkın arasında onun gibisi yok” (1. Sam. 10:1, 24).

20 Samuel, Yehova’nın seçtiği kişinin hatalarına değil iyi niteliklerine odaklandı. Ayrıca onun için en önemli şey, sürekli fikir değiştiren bir halkın onayını kazanmak değil Tanrı’nın önünde iyi bir isim yapmaktı (1. Sam. 12:1-4). O, görevini sadakatle yerine getirdi; Tanrı’nın halkını ruhi tehlikelere karşı uyardı ve Yehova’ya sadık kalmaya teşvik etti. Samuel’in öğütleri halkı derinden etkiledi ve ondan kendileri adına Yehova’ya yakarmasını dilediler. Samuel de halka şu rahatlatıcı karşılığı verdi: “Sizin için yakarmaktan vazgeçerek asla Yehova’ya karşı günah işleyemem. Size iyi ve doğru yolu öğretmeliyim” (1. Sam. 12:21-24).

Samuel bize kıskançlık ya da acı duyguların yüreğimizde asla kök salmaması gerektiğini hatırlatır

21. Bir görev ya da ayrıcalık söz konusu olduğunda, Samuel’in örneğinden nasıl yarar görebilirsiniz?

21 Belirli bir görev ya da ayrıcalık için sizin yerinize başka biri seçildiğinde hiç hayal kırıklığına uğradığınız mı? Samuel, yüreğimizde kıskançlık ya da acı duyguların asla kök salmaması gerektiği konusunda güzel bir örnektir (Özdeyişler 14:30’u okuyun). Evet, Yehova’nın hizmetinde herkese sevinç ve doyum verebilecek bol bol iş vardır.

‘Saul İçin Daha Ne Kadar Yas Tutacaksın?’

22. Samuel, ilk başta Saul’un iyi yönlerini görmekte neden haklıydı?

22 Samuel, Saul’un iyi yönlerini görmekte haklıydı. Uzun boylu  ve etkileyici bir adam olan Saul cesur ve becerikliydi; ayrıca ilk başlarda haddini bilir ve alçakgönüllüydü (1. Sam. 10:22, 23, 27). Tabii tüm bu güzel niteliklerin yanı sıra çok değerli bir armağan olan özgür iradeye de sahipti. Bu sayede yaşamda izleyeceği yolu seçebilir ve kendi kararlarını verebilirdi (Tekr. 30:19). Peki Saul bu armağanı nasıl kullandı?

23. Saul ilk olarak hangi değerli niteliği kaybetti? Kibrinin gittikçe arttığı nasıl görüldü?

23 Ne yazık ki güç elde eden bir insanın ilk vazgeçtiği şey çoğu kez alçakgönüllülüktür. Saul da çok geçmeden kibirli biri olmaya başladı. Yehova’nın Samuel aracılığıyla bildirdiği talimatlara uymamayı seçti. Bir keresinde sabırsızca davranıp Samuel’in sunacağı kurbanı kendisi sundu. Samuel sert bir dille ona yanlışını gösterdi ve ailesinden krallığın alınacağını bildirdi. Fakat Saul bundan ders alacağına, daha da kötü şeyler yaparak itaatsizliğini sürdürdü (1. Sam. 13:8, 9, 13, 14).

24. (a) Saul, Amalekoğullarıyla savaşırken Yehova’ya nasıl itaatsizlik etti? (b) Kendisine verilen terbiye karşısında ne yaptı ve Yehova’nın kararı ne oldu?

24 Yehova Samuel aracılığıyla Saul’a Amalekoğullarıyla savaşmasını söyledi. Yehova’nın talimatları arasında kötü kral Agag’ın öldürülmesi de vardı. Fakat Saul, Agag’ı öldürmedi ve yok edilmesi gereken hayvanların en iyilerini sağ bıraktı. Samuel Saul’u düzeltmeye geldiğinde onun ne kadar değiştiğini gördü. Saul, hatasını alçakgönüllülükle kabul etmek yerine mazeretler ileri sürdü, yaptıklarını haklı çıkarmaya çalıştı ve suçu başkalarının üzerine attı. Ganimetin bir kısmını Yehova’ya kurban sunmak için aldığını iddia ederek konuyu saptırmaya çalıştı ve kendisine verilen terbiyeyi önemsemedi. Bunun üzerine Samuel çok iyi bilinen şu sözü söyledi: ‘Yehova’ya itaat etmek kurbandan iyidir.’ Samuel cesaretle davranarak Saul’u azarladı ve Yehova’nın şu kararını bildirdi: Krallık Saul’un elinden alınacak ve başkasına, ondan daha iyi birine verilecek * (1. Sam. 15:1-33).

25, 26. (a) Samuel neden Saul için yas tuttu? Yehova peygamberini nasıl nazikçe düzeltti? (b) Samuel, Yesse’nin evine gittiğinde Yehova ona neyi hatırlattı?

25 Samuel Saul’un yaptığı hatalar yüzünden çok üzülmüştü. Bu  nedenle Yehova’ya bütün gece feryat etti. Hatta Saul için yas bile tuttu. Samuel ondaki potansiyeli ve iyi nitelikleri görmüştü, oysa şimdi tüm hayalleri yıkılmıştı. Geçmişte iyi biri olarak tanıdığı bu adam artık değişmiş, güzel niteliklerini kaybetmiş ve Yehova’ya karşı gelmişti. Samuel, Saul’u bir daha asla görmek istemedi. Daha sonra Yehova Samuel’e “Ben Saul’u İsrail kralı olarak reddetmişken, sen onun için daha ne kadar yas tutacaksın?” diyerek bakış açısını nazikçe düzeltti. Ve şunları ekledi: “Şimdi yağ boynuzunu doldurup yola koyul. Seni Beytlehemli Yesse’ye göndereceğim; çünkü kral olarak onun oğullarından birini seçtim” (1. Sam. 15:34, 35; 16:1).

26 Yehova’nın amacının gerçekleşmesi, kusurlu insanların vefasına bağlı değildir. Bir kişi sadakatsiz olduğunda Yehova isteğini yerine getirecek başka birini bulur. Bunu anlayan yaşlı Samuel, Saul için yas tutmayı bıraktı. Yehova’nın talimatıyla Beytlehem’e, Yesse’nin evine gidip oğullarından bazılarıyla tanıştı. Yesse’nin oğulları uzun boylu, gösterişli gençlerdi. Fakat Yehova Samuel’e fiziksel özelliklere aldanmaması gerektiğini hatırlattı (1. Samuel 16:7’yi okuyun). Sonunda Samuel Yesse’nin en küçük oğluyla tanıştı. Yehova’nın seçtiği kişi Davut isimli bu gençti!

Samuel hayal kırıklıkları yaşasa da Yehova’nın tüm bunları telafi edebileceğini hatta olumsuz gelişmeleri iyi sonuçlandırabileceğini gördü

27. (a) Samuel’in imanının daha da güçlenmesine ne yardım etti? (b) Samuel sizin için nasıl bir örnek?

27 Samuel ömrünün son yıllarında Yehova’nın Saul yerine Davut’u seçmekle ne kadar doğru bir karar verdiğini çok net şekilde gördü. Saul, Davut’u öyle kıskandı ki, onu öldürmeye bile kalkıştı; üstelik hakikate de isyan etti. Öte yandan Davut cesaret, sadakat, iman ve vefa gibi çok güzel nitelikler sergiledi. Samuel’in imanı yaşamının sonlarına doğru daha da güçlendi. O birçok hayal kırıklığı yaşasa da, Yehova’nın tüm bunları telafi edebileceğini, olumsuz gelişmeleri iyi sonuçlandırabileceğini gördü. Yaklaşık bir asır boyunca sadakatle hizmet eden Samuel, ardında mükemmel bir ad bıraktı. Tüm İsrail halkının bu sadık adam için yas tutması hiç şaşırtıcı değil. Bugün Yehova’nın hizmetçileri olarak her birimiz kendimize şu soruyu sormalıyız: ‘Ben Samuel’in imanını örnek alacak mıyım?’

^ p. 24 Agag’ı bizzat Samuel öldürdü. Bu kötü kral da ailesi de merhameti hak etmiyordu. Yüzyıllar sonra Tanrı’nın halkının tümünü yok etme girişiminde bulunan Haman Agag’ın soyundandı. (Est. 8:3; bu yayının 15 ve 16. bölümlerine bakın.)