YARATICIMIZIN yeryüzünü yaratırken amacı, insanlık için mükemmel bir yuva olmasıydı. Sözünde şöyle okuruz: “Gökler Yehova’nın gökleri, fakat yeryüzünü insanoğullarına verdi” (Mezmur 115:16).

Tanrı ilk insan Âdem’i yaratmadan önce yeryüzünün küçük bir kısmını seçti ve orada Aden adı verilen olağanüstü güzellikte bir bahçe yaptı. Kutsal Yazılara göre Fırat ve Dicle ırmaklarının kaynağı bu bahçeydi. * Dolayısıyla Aden bahçesi büyük ihtimalle bugünkü Türkiye’nin doğusundaydı. Evet, yeryüzünde Aden bahçesi diye bir yer gerçekten vardı!

Tanrı, Âdem’i yarattı ve “işleyip bakması için” onu Aden bahçesine yerleştirdi (Başlangıç 2:15). Daha sonra da Âdem’e eş olması için Havva’yı yarattı. Onlara şu emri verdi: “Çocuklar sahibi olun, çoğalın, yeryüzünü doldurun ve onu denetiminiz altına alın” (Başlangıç 1:28). Açıkça görüldüğü gibi Yaratıcımız ‘yeryüzünü boş yere yaratmadı, üzerinde oturulsun diye ona şekil verdi’ (İşaya 45:18).

Ancak Âdem ile Havva, Tanrı’nın kanununu kasten çiğneyerek O’na isyan etti. Bu yüzden Tanrı onları Aden bahçesinden kovdu. Böylece Cenneti kaybetmiş oldular. Fakat Âdem’in günahının verdiği zarar bu kadarla kalmadı. Kutsal Yazılar şöyle der: “Nasıl ki günah bir insan aracılığıyla ve ölüm günah aracılığıyla dünyaya girdi, ölüm de tüm insanlara geçti; çünkü hepsi günah işledi” (Romalılar 5:12).

Peki Yehova ilk baştaki amacından, yani yeryüzünü mutlu insanların yaşadığı bir cennet haline getirmekten vaz mı geçti? Kesinlikle hayır! O şöyle der: “Ağzımdan çıkan sözüm . . . . sonuca ulaşmadan Bana dönmez. Arzumu mutlaka gerçekleştirir, ne söylediysem mutlaka yerine getirir” (İşaya 55:11). Evet, yeryüzünde Cennet yeniden kurulacak!

Acaba Cennette yaşam nasıl olacak? Kutsal Yazılarda vaat edilen muhteşem nimetleri sonraki iki sayfada görebilirsiniz.

^ p. 4 Başlangıç 2:10-14 şöyle der: “Bahçeyi sulamak için Aden’den doğan bir ırmak vardı; sonra orada bölündü ve dört kol oldu. Birincisinin adı Pişon’dur. . . . . İkinci ırmağın adı Gihon’dur. . . . . Üçüncü ırmağın adı Dicle’dir; Asur’un doğusundan akan budur. Dördüncü ırmak ise Fırat’tır.” Dicle ve Fırat ırmakları bugün iyi bilinse de Pişon ve Gihon’un günümüzde hangi ırmaklar olduğu bilinmiyor.