BUGÜN birçok insan imanlı olduğunu söylüyor. Fakat İsa peygamber çok az kişinin gerçek imana sahip olacağını söylemişti. O şöyle dedi: “Yok oluşa giden yol geniş ve enlidir; bu yoldan gidenler çoktur. Oysa hayata giden kapı dar ve yol sıkışıktır; bu yolu bulanlar azdır” (Matta 7:13, 14).

Günümüzde kimlerin gerçek imana sahip olduğunu nasıl anlayabiliriz? İsa “Onları meyvelerinden tanıyacaksınız” dedi. “Her iyi ağaç iyi meyve verir, fakat her çürük ağaç kötü meyve verir” (Matta 7:16, 17). Evet, gerçek iman insanlarda ‘iyi meyveler’ oluşturur, yani Tanrı’yı memnun eden nitelikler sergilemelerini sağlar. Peki bu nitelikleri nasıl sergilerler?

Ellerindeki Gücü İyi Amaçla Kullanırlar

Gerçek imana sahip olan biri elindeki gücü ve yetkiyi Yaratıcısını yüceltmek ve başkalarına yardım etmek için kullanır. İsa “aranızda kim büyük olmak isterse, hizmetçiniz olmalı” demişti (Markos 10:43). Benzer şekilde imanlı bir erkek, ailesine de başkalarına da zalimce davranmaz. Eşine değer verip onu el üstünde tutar ve sevgiyle ihtiyaçlarını karşılar. Kutsal Yazılar şöyle der: “Siz kocalar, karılarınızı her zaman sevin ve onlara hiddetlenmeyin” (Koloseliler 3:19). “Ey kocalar, . . . . onlarla beraberliğinizde bilgiye göre davranın. Tanrı’nın lütfettiği aynı yaşam armağanının mirasçıları olduğunuzdan, daha narin bir kap gibi olan kadına değer verin ki, dualarınız bir engelle karşılaşmasın” (1. Petrus 3:7).

Gerçek imana sahip bir kadın da ‘kocasına derin saygı duyar’ (Efesoslular 5:33). ‘Kocasını ve çocuklarını sever’ (Titus 2:4). İmanlı ana babalar çocuklarıyla vakit geçirir, onlara Yaratıcının kanunlarını ve ilkelerini öğretirler. Evde olsun, işte olsun her zaman başkalarına saygılı davranırlar. Kutsal Yazılardaki şu öğüdü uygularlar: “Birbirinize saygı göstermekte siz önce davranın” (Romalılar 12:10).

Tanrı’nın kulları Kutsal Yazılardaki şu emre uyar: “Rüşvet almayacaksın” (Çıkış 23:8). Onlar konumlarını asla kendi çıkarları için kullanmazlar. Bunun yerine başkalarına, özellikle de muhtaç durumda olanlara her fırsatta yardım etmeye çalışırlar. Şu öğüdü uygularlar: “İyilik yapmayı ve elinizdekileri paylaşmayı da unutmayın, çünkü böyle kurbanlar Tanrı’yı hoşnut eder” (İbraniler 13:16). Bu şekilde, İsa peygamberin “Vermek almaktan daha büyük mutluluktur” sözünün doğruluğunu bizzat yaşayarak görürler (Elçiler 20:35).

Adil Davranmaya Çalışırlar

İmanlı kişiler Tanrı’nın kanunlarına itaat eder; onlar için “O’nun emirleri ağır değildir” (1. Yuhanna 5:3). Şundan emindirler: “Yehova’nın kanunu kusursuzdur. . . . . Yehova’nın buyrukları doğrudur, yüreği sevindirir, Yehova’nın  emri paktır, gözleri aydınlatır” (Mezmur 19:7, 8).

Gerçek imana sahip olanlar imanları sayesinde her tür önyargıyı yenerler. Herhangi bir ırkı, ülkeyi ya da sosyal sınıfı diğerinden üstün tutmazlar, bunun yerine Tanrı’yı örnek alırlar. Bilirler ki, “Tanrı taraf tutmuyor, her millette Kendisinden korkan ve doğruluktan ayrılmayan kişi O’nun gözünde makbuldür” (Elçiler 10:34, 35).

Gerçek iman onlarda “her konuda dürüst davranma” isteği uyandırır (İbraniler 13:18). İmanlı biri dedikodu yapmaktan ya da iftira atmaktan da kaçınır. Kutsal Kitap, Tanrı’nın onayına sahip kişiyi tanımlarken şöyle der: “Diliyle iftira atmaz. Arkadaşına kötülük etmez” (Mezmur 15:3).

Yaratıcının Hikmetini Örnek Alırlar

Gerçek imana sahip olanların inançları sadece Kutsal Yazılara dayanır. Onlar şuna inanırlar: “Kutsal Yazıların tümü Tanrı ilhamıdır ve öğretmek, yanlışı göstermek, düzeltmek ve doğruluk yolunda terbiye etmek bakımından yararlıdır” (2. Timoteos 3:16). İnsanlarla ilişkilerinde “yukarıdan gelen hikmet”i yansıtırlar; bu hikmet “saf ve temizdir; ayrıca barışçıdır, makuldür, itaate hazırdır, merhametle ve iyi meyvelerle doludur” (Yakup 3:17). İmanlı kişiler ruhçuluktan ve Tanrı’nın emirlerine aykırı geleneklerden uzak durur, ‘kendilerini putlardan korurlar’ (1. Yuhanna 5:21).

Gerçek Sevgi Gösterirler

Musa peygamber şöyle demişti: “Tanrın Yehova’yı bütün yüreğinle, bütün canınla ve bütün gücünle seveceksin” (Tekrar 6:5). İmanlı kişiler Yaratıcımıza böyle bir sevgi duyarlar. O’nun Kendine seçtiği Yehova ismine gereken saygıyı gösterirler. ‘Yehova’ya şükürler sunar’ ve imanla ‘O’na adıyla yakarırlar’ (Mezmur 105:1). Ayrıca “komşunu kendin gibi seveceksin” emrine uyarlar (Levioğulları 19:18). Şiddetten uzak durur, ‘herkesle barış içinde kalmak’ için çaba gösterirler (Romalılar 12:18). ‘Artık savaşı öğrenmediklerinden’ bir anlamda “kılıçlarını çekiçle dövüp saban demiri, mızraklarını da bağcı bıçağı” yaparlar (İşaya 2:4). Dünyanın her yerindeki iman kardeşleriyle ‘aralarında sevgi vardır’ ve küresel bir aile oluştururlar (Yuhanna 13:35). Bugün böyle insanlar tanıyor musunuz?