• ÜLKE VE BÖLGE 47

  • NÜFUS 741.311.996

  • MÜJDECİ 1.611.036

  • KUTSAL KİTAP TETKİKİ 847.343

Bir Sınıf İbadet Salonunu Ziyaret Ediyor

Finlandiya: Dördüncü sınıf öğrencileri İbadet Salonunu ziyaret etti

Finlandiya’da yaşayan dördüncü sınıf öğrencisi Ines, din dersinde Yehova’nın Şahitleri hakkında konuşulacağını duydu ve sınıfına İbadet Salonunu ziyaret etmeyi teklif etti. Öğretmen ve öğrenciler bu fikri çok beğendi.

Ertesi hafta 38 öğrenci bisikletleriyle yaklaşık beş kilometre uzaklıktaki İbadet Salonuna  gitti. Okul müdürü ve iki öğretmen de onlarla geldi. İbadet Salonunda iki birader ve üç hemşire onları karşıladı. İkram edilen şeyleri yerken, çocuklar salon ve Şahitler hakkında şöyle sorular sordular: “İbadetlerde ne yapılıyor?” Kütüphaneyi işaret ederek, “O odada ne var?” Yılın ayeti olan Matta 6:10’u göstererek, “Duvarda neden altı bölü on yazıyor?”

Okul, öğrenciler arasındaki sataşmaları engellemek için yürütülen bir projeye katılıyordu; bu yüzden kardeşler sınıfa, jw.org sitesinden Sana Sataşan Birini Yumruğunu Kullanmadan Alt Et başlıklı çizelim öğrenelim videosunu izlettiler. Ayrıca web sitemizdeki diğer kısımları gösterdiler ve bir ilahi dinlettiler. Bu ziyaret yaklaşık bir saat sürdü.

Müdür, öğretmenler ve öğrenciler bu ziyaretten büyük heyecan duydular. Müdür web sitemizdeki malzemelerle çok ilgilendi çünkü din dersinde bunların kullanılabileceğini düşünüyordu. Başka sınıfların da İbadet Salonunu ziyaret edebileceğini duymak onu çok sevindirdi. Hemen ertesi gün, başka bir sınıfın öğretmeni de Şahitlerle görüştü ve salonu ziyaret etmek istediklerini söyledi.

Çöplükte Bir Hazine Buldu

Romanya’da yaşayan Cristina hiç okula gitmemişti ve okuma yazma bilmiyordu. Çok fakirdi ve geçimini sağlamak için şehir çöplüğünde teneke kutu ve plastik şişe topluyordu. Bir gün çöpleri karıştırırken bir şey dikkatini çekti, içinde mutlu insanların resimlerinin olduğu bir yayınımızı görmüştü. Kendi kendine ‘Dünyanın bir yerlerinde böyle insanlar olmalı’ diye düşündü. Cristina bu yayınlarda ne yazdığını merak ediyordu,  bu yüzden birinden onları okumasını istedi. Yayınlarda dini konulardan bahsedildiğini duyunca, Tanrı’nın Sözü hakkında bilgi veren böyle yayınların çöpe atılmasına üzüldü. Cristina broşür, kitapçık ve dergileri toplamak için çöplüğe gitmeye devam etti. Bulduklarından bazıları sağlamdı bazıları da paramparça olmuştu. Bu yayınlarda yazılanları anlamak için okumayı öğrendi.

 Daha sonra Cristina, Şahitlerle görüştü ve Kutsal Kitabı incelemeye başladı. Diğer insanların takdir etmediği yayınlar aracılığıyla Yehova’nın onu Kendisine çektiğini bilmek Cristina’yı çok mutlu ediyor. Cemaat ibadetlerine katılıyor ve öğrendiklerine hayran kalıyor. Şimdi onu en çok mutlu eden şeylerden biri de yeni dergi, kitap ve kitapçıklara sahip olması. Artık yayınları çöplükte aramasına gerek yok. Cristina gerçekten de çöplükte bir hazine bulmuştu.

Ormanda Yapılan Kutsal Kitap İncelemesi

Almanya: Margret ormanda Kutsal Kitap tetkiki idare ederken

Almanya’da yaşayan Margret her sabah köpeğiyle birlikte ormanda yürüyüş yapıyor. Şöyle söylüyor: “Yolda karşılaştığım kişilerle konuşmaya çalışıyorum. Sohbet etmeye isteklilerse konuyu Kutsal Kitaba getiriyorum.”

Margret bir gün köpeğiyle yürüyüş yapan yetmiş yaşlarında bir kadınla karşılaştı ve onunla sohbet etmeye başladı. Kadın sohbetten çok zevk aldı, her gün Kutsal Kitabı okuduğunu ve Tanrı’ya dua ettiğini söyledi. İlk karşılaşmalarından sonra her gün buluştular ve ruhi konular hakkında sohbet ettiler. Bir gün kadın Margret’e şöyle sordu: “Nasıl oluyor da Kutsal Kitap hakkında bu kadar çok şey biliyorsun?” Margret Yehova’nın Şahidi olduğunu söyledi.

Margret birkaç kez ona Kutsal Kitabı evinde incelemeyi teklif etti fakat kadın bunu kabul etmedi. Yine de sohbetleri devam etti. Birkaç ay sonra Margret Kutsal Kitabı incelemeyi tekrar teklif etti. Bu kez kadın birlikte yaşadığı adamın Yehova’nın Şahitlerinden  hoşlanmadığını ve bu yüzden inceleme yapmaktan korktuğunu açıkladı.

Gelecek sefer Margret ormana gittiğinde yanına bir Kutsal Kitap ve Ne Öğretiyor? kitabını aldı. Kadını görünce şöyle dedi: “Bu kez sana Kutsal Kitabı evde değil ormanda incelemeyi teklif ediyorum.” Kadın gözyaşlarıyla bu teklifi hemen kabul etti. Artık haftanın altı günü ormana Kutsal Kitabı incelemeye geliyor. Mevsime ve hava şartlarına bağlı olarak Margret, Kutsal Kitap tetkikini bazen bir şemsiye ve el feneri yardımıyla idare ediyor.

Yanlış Anlaşılan Bir Baş Hareketi

Bulgaristan’da yaşayan Delphine, İrina adındaki bir kadınla Kutsal Kitabı inceliyordu. İrina öğrendiklerinden çok hoşlanıyor ve düzenli olarak ibadetlere katılıyordu. Ancak İrina’nın kocası onun Şahitlerle görüşmesini istemiyordu. Adam ailesini alıp İsveç’teki küçük bir köye taşınınca İrina’nın Delphine’le irtibatı koptu. Orada Alexandra ve Rebecca adındaki iki öncü İrina’yla karşılaştı. İrina hiç İsveççe bilmediğinden, hemşireler Tüm Milletlerden İnsanlar İçin İyi Haber kitapçığını kullanarak onun Kutsal Kitabın mesajını Bulgarca okumasını sağladılar. Sonra da bu kitapçığın yardımıyla ona kendi dilinde yayın isteyip istemediğini sordular. İrina hızla başını soldan sağa doğru salladı. Hemşireler onun ilgi göstermediği sonucuna varıp oradan ayrıldılar.

Alexandra Bulgaristan’da hizmet eden Linda adında bir hemşirenin birkaç hafta içinde İsveç’e geleceğini hatırladı ve hakikati kendi dilinde duymasının İrina’nın fikrini değiştirebileceğini düşündü. Linda geldiğinde, birlikte İrina’yı ziyaret ettiler. İrina, onlara tetkike devam  edebilmek için her gece Yehova’ya dua ettiğini söyledi. Sokakta Şahitlerle karşılaşırsa onlara göstermek için genellikle yanında Bulgarca Ne Öğretiyor? kitabını taşıyordu; fakat hiçbir Şahitle karşılaşmamıştı. Kendi dilinde başka yayınlar almak onu çok mutlu etti.

Linda, Alexandra’ya şöyle sordu: “İrina’yı ilk ziyaret ettiğinizde neden ilgi göstermediğini düşündünüz?” Alexandra, İrina’nın ilgilenmediğini belli edecek şekilde başını salladığını açıkladı. Linda gülümsedi ve Bulgarların bir şeyi onayladıklarında başlarını iki yana, onaylamadıklarında ise yukarıdan aşağıya salladıklarını söyledi. İrina, Delphine’le tekrar görüşmeye başladı ve tetkiki görüntülü konuşmayla yapıyorlar. İsveççe öğrenene kadar tetkikine Bulgarca devam edecek.

Bir Babanın İyi Örneği

İspanya’da yaşayan Jemima hakikati çocukken öğrenmişti. Ancak yedi yaşına geldiğinde hayatı altüst oldu. Annesi artık Yehova’nın Şahidi olmak istemediğine karar verdi ve babasından boşandı. Jemima on üç yaşındayken Şahitlerle görüşmeyi bıraktı ve babasından hiçbir şekilde ruhi yardım almak istemedi.

Jemima halk için adalet aramak amacıyla bazı toplumsal ve siyasi hareketlere katıldı. Fakat işsiz kalınca, boyacılık yapan babası Domingo ona yanında çalışmasını önerdi.

Bir gün birlikte çalışırlarken Domingo, Jemima’ya Kutsal Kitabı incelemeyi teklif etti. Fakat Jemima bunu kabul etmedi ve bir gün incelemek isterse ona haber vereceğini söyledi. Domingo boya yaparken Kutsal Kitabın ve dergilerin kayıtlarını dinliyordu fakat Jemima kulaklığıyla pop müzik dinlemeyi tercih ediyordu.

 Tekrar evlenmiş olan Domingo Kasım 2012’de, Evli Çiftler İçin Kutsal Kitap Kursuna davet edildi. Babasının iki ay sürecek bir Kutsal Kitap kursuna gittikten sonra her şeyi bırakıp nereye gönderilirse oraya gidecek olması Jemima’yı çok etkiledi. Hakikatin babasının yüreğinde ne kadar kök salmış olduğunu ilk kez o zaman fark etti ve bunun sebebini öğrenmek istedi.

Jemima çalışırken müzik dinlemeyi bıraktı ve babasının dinlediği kayıtları dinlemeye başladı. Artık sorular da soruyordu. Bir gün Domingo merdivende boya yaparken Jemima şöyle dedi: “Kutsal Kitabı incelemeye hazır olduğumda sana haber vereceğimi söylemiştim, hatırlıyor musun? Artık hazırım.”

Bu sözleri duymak Domingo’yu çok sevindirdi. Ocak 2013’te haftada iki kez inceleme yapmaya başladılar. Nisan ayında kurs başlayınca, incelemeye görüntülü görüşmeyle devam ettiler. Jemima, babasının mezuniyetine katıldı ve programdan çok etkilendi. 14 Aralık 2013’te vaftiz edildi.

Jemima şöyle diyor: “Yehova bana karşı çok sabırlıydı ve benden ümidini hiç kesmedi. O’nun sayesinde bu dünyada hiç sahip olamadığım gerçek dostlara sahibim. Dünya çapındaki kardeşler topluluğumuz Yehova’nın sevgisini daha çok takdir etmemi sağlıyor.”

Saygının Gücü

Uzun zamandır Rusya Beyteli’nde hizmet eden Vasilii 30 Mart 2014’te Büronun yakınlarında yayın arabasıyla şahitlikte bulunurken bir polis arabasının yaklaştığını gördü. Polislerden biri arabadan çıktı ve nazik şekilde, bazı komşular şikâyetçi olduğu için yaptığı işi sonlandırmasını istedi. Diğer polis bu konuşmaları kameraya  çekiyordu. Vasilii hakları için tartışmak yerine en iyisinin polise itaat etmek olduğuna karar verdi. Bu arada yoldan geçen birçok kişi durup olanları izlemeye başladı. Vasilii oradan ayrıldı ve iki gün sonra emniyet müdürüyle görüşmeye gitti. Görüşme sırasında Vasilii toplum yararına yaptıkları önemli hizmet için onlara teşekkür etti. Ayrıca iki gün önce onunla konuşan polisin nazik davranışlarını çok takdir ettiğini dile getirdi. Müdür, yardımcısına dönüp şöyle dedi: “32 yıldır polis olarak hizmet ediyorum, yaptığımız iş için teşekkür edildiğini ilk defa duyuyorum.” Görüşme boyunca emniyet müdürüne, yaptığımız halka yönelik duyuru faaliyetinin tamamen yasal olduğu açıklandı. Müdür Vasilii’ye şunu sordu: “Yaptığın işin yasal olduğunu bildiğin halde polis seni durdurmak istediğinde neden itiraz etmedin?” Vasilii şöyle karşılık verdi: “Çünkü size saygı duyuyorum. Bizi izleyen o kadar kişinin önünde polisi yasaları bilmemekle suçlasaydım bu nasıl görünürdü?” Müdür ve yardımcısı bu sözlerden çok etkilendi; bundan sonra yayın arabasıyla şahitlik yaparken sorun yaşamayacağına dair Vasilii’ye güvence verdiler.