Gladyatörlerle Mücadele

Freetown’daki din adamları, kendi kilise üyelerinin Brown biraderin konuşmalarına katıldığını görünce kıskançlık ve öfkeyle doldu. 15 Aralık 1923 tarihli Gözcü Kulesi’nde şu sözler yer aldı: “Din adamları basını kullanarak hakikate saldırmaya başladı. Brown birader defalarca onlara cevap verdi. Gazeteler her iki tarafın da sözlerini yayımladı.” Sonunda din adamları susmak zorunda kaldı ve yanlış düşünüşleri açıkça ortaya serildi. Hakikatin gazeteler aracılığıyla şehrin dört bir yanına yayılması sonucu, birçok gazete okuyucusu Kutsal Kitaba dayalı yayınlardan istemeye başladı. Din adamları Tanrı’nın toplumunu susturmayı planlamıştı, ama Yehova ‘onların fenalıklarını kendi başlarına getirdi’ (Mezm. 94:21-23).

Kilise gençlerinden oluşan Gladyatörler adındaki bir grup, “Russellcılar” adını verdikleri Krallık müjdecilerini susturmak amacıyla halka açık bir dizi toplantı yapacaklarını duyurdular. Buna karşılık Brown birader onları bu konuyu halkın önünde tartışmaya davet etti. Gladyatörler bunu reddetti ve Brown biraderin bu teklifini yayımlayan gazetenin editörüne sert şekilde çıkıştılar. Ayrıca Brown biraderin kendi toplantılarına katılmasını engellediler, bu yüzden toplantılara onun yerine Alfred Joseph katıldı.

Bu toplantılar Freetown’un saygın bir Metodist kilisesi olan Buxton Memorial Şapeli’nde yapıldı. Alfred birader şunları anlattı: “Sorulara cevap verildiği kısımda Anglikan Kilisesi’nin temel öğretisi olan üçleme ve Kutsal Yazılara dayanmayan başka birkaç öğreti hakkında sorular sordum. Sonunda toplantıya başkanlık eden, artık kimseden soru almayacağını söyledi.”

 O gece oradaki Gladyatörlerden biri de Brown biraderin daha önceki konuşmalarına katılan Melbourne Garber’dı. Aslında o, “Bay Brown Kutsal Kitabını iyi biliyor!” diyen genç öğrenciydi. Melbourne, duydukları üzerinde iyice düşündükten sonra hakikati bulduğuna ikna oldu. Bu nedenle Brown biraderden kendisiyle Kutsal Kitabı incelemesini istedi. Brown birader onu her hafta evinde yapılan Gözcü Kulesi Tetkikine davet etti. Melbourne, ailesi tarafından reddedilmesine rağmen ruhen hızla ilerledi ve kısa süre sonra vaftiz edildi.

Şeytan’ın Freetown’da yeni başlayan duyuru işini durdurma çabaları başarısız oldu. Freetown belediye başkanı da Gladyatörlere şöyle demişti: “Bu faaliyet insan kaynaklıysa bozulacaktır. Yok eğer Tanrı’dan kaynaklanıyorsa, siz bunu durduramazsınız” (Elçi. 5:38, 39).

Brownların Dini

Mayıs 1923’te Brown birader daha fazla yayın göndermeleri için Londra bürosuna telgraf çekti. Kısa süre içinde 5.000 kitap geldi ve yayın sevkıyatı sonra da devam etti. Bu arada Brown birader halka açık ibadetler düzenlemeye devam ediyordu. Bu sayede binlerce insan hakikat mesajına ilgi gösterdi.

Aynı yıl Gözcü Kulesi’nde şu sözler yer aldı: “[Sierra Leone’deki] duyuru işi o kadar hızlı ilerliyor ki, Brown birader bir yardımcıya ihtiyaç duyduğunu bildirdi. Önceden Batı Hint Adaları’nda hizmet eden Winnipeg’li Claude Brown çok yakında ona katılacak.”

Claude Brown imanını kanıtlamış tecrübeli bir vaizdi. I. Dünya Savaşı sırasında İsa’nın takipçisi olarak tarafsızlığını koruduğu için Kanada ve İngiltere’deki hapishanelerde korkunç zulümlere dayanmıştı. Sierra Leone’de hizmet ettiği dört yıl boyunca oradaki kardeşler için  büyük bir güç kaynağı oldu.

Pauline Cole şunları anlatıyor: “1925 yılında vaftiz edilmeden önce, Claude birader beni adeta sorguya çekti.

Bana ‘Pauline hemşire Studies in the Scriptures kitabından okuduklarını gerçekten anlıyor musun?’ diye sordu ve şöyle dedi: ‘Kutsal Kitaptaki öğretileri anlamadığın için sonra hakikatten uzaklaşmanı istemeyiz.’

Ben de şöyle karşılık verdim: ‘Claude birader, öğrendiğim şeyleri tekrar tekrar okudum. Verdiğim karardan eminim!’”

Pauline Cole

Pauline hemşire 60 yılı aşkın bir süre boyunca Yehova’ya hizmet etti. Bu sürenin büyük kısmında özel öncü olarak hizmet eden hemşiremizin yeryüzündeki yaşamı 1988 yılında sona erdi.

William Brown başkalarının ruhi açıdan iyi alışkanlıklar geliştirmesine de yardımcı olan biriydi. Alfred Joseph şunları anlattı: “Sabahları erkenden Brown biraderle buluştuğumuzda genelde aramızda şöyle bir sohbet geçerdi: ‘Merhaba Joe birader. Bu sabah nasılsın? Bugünün ayeti nedir?’ Eğer cevap veremezsem, Daily Manna (şimdiki adı Kutsal Yazıları Her Gün Araştırmak) kitabından günün ayetini her gün okumanın önemini  vurgulardı. Ertesi sabah uyanır uyanmaz ayete bakardım, böylece ona hazırlıksız yakalanmamış olurdum. Önceleri bu eğitimin ne kadar değerli olduğunu fark etmemiştim, ama sonradan bunu anladım.”

Kutsal Kitaba dayalı bu eğitimin iyi sonuçları oldu. 1923 yılında Freetown’da bir cemaat kuruldu ve 14 kişi vaftiz edildi. Vaftiz edilen biraderlerden birinin adı George Brown’du. Böylece cemaatte Brown soyadını taşıyan ailelerin sayısı üçe çıkmış oldu. Bu üç ailenin gayretle yerine getirdikleri hizmet nedeniyle, Freetown’daki birçok kişi Mukaddes Kitap Tetkikçilerinin inancını “Brownların dini” olarak adlandırdı.