İçeriğe geç

İçindekiler kısmına geç

Yehova’nın Şahitleri

Dil seçin Türkçe

 KAPAK KONUSU

Son Yakın mı?

Son Yakın mı?

Yaratıcımız insanların birbirini yönetmesine ve kendi geleceklerini tehdit etmelerine sonsuza dek izin verecek mi? Hayır, daha önce de gördüğümüz gibi O duruma müdahale ederek yüzyıllardır süren acılara ve zulme son verecek. İnsanların ve yeryüzünün Yaratıcısı harekete geçeceği zamanın yaklaştığını bilmemizi istiyor. Ve bunun için bazı hayati bilgileri bizimle paylaşıyor.

Şöyle bir örnek düşünelim: Diyelim ki arabanızla bilmediğiniz bir yere gideceksiniz. Herhalde yola çıkmadan önce haritalara veya internetteki kaynaklara başvurur ya da yolu bilen birinden kâğıt üzerine kroki çizmesini istersiniz. Yol boyunca elinizdeki tarife uyan tabelaları ve yerleri gördükçe hedefinize yaklaştığınızdan emin olursunuz. Yaratıcımız da Kendi Sözü olan Kutsal Kitapta küresel çapta görülecek değişiklikleri tarif etmiştir. Bu önemli olayların gerçekleştiğini gördükçe sonun yaklaştığı dönemde yaşadığımızdan emin oluruz.

Kutsal Kitap, dünya tarihinde eşi benzeri görülmemiş kritik bir dönemin yaşanacağını ve ardından sonun geleceğini söyler. Bazı olayların ve koşulların küresel çapta bir arada görüleceği bu dönem, insanlık tarihinde daha önce yaşanmamış bir dönem olacak. Kutsal Kitapta bu dönemin bazı özellikleri anlatılır. Şimdi bunlara bakalım.

1. KÜRESEL ÇAPTA SIKINTILAR Matta’nın 24. bölümünde kayıtlı peygamberlik sözleri “bu ortamın sonunun” işareti olacak olayları sıralar. Dünyada gerçekleşecek bu olayların ardından ‘sonun geleceğini’ söyler (3 ve 14. ayetler). Bunlar arasında büyük savaşlar, birçok yerde kıtlıklar ve depremler, kötülüğün çoğalması, sevginin azalması ve din adamlarının insanları saptırmak için sinsi yöntemler kullanması yer alıyor (6-26. ayetler). Elbette bu olaylar yüzyıllardır bir ölçüde yaşanıyor. Ancak peygamberlik sözüne göre, son yaklaşırken bunların hepsi aynı çağda ve şimdi ele alacağımız şu üç işaretle birlikte görülecektir.

2. İNSANLARIN TUTUM VE DAVRANIŞLARINDAKİ DEĞİŞİKLİKLER Kutsal Kitap “son günlerde”, yani sonun yaklaştığı dönemde insanların tutum ve davranışlarında büyük bir yozlaşma olacağını söyler. Şöyle okuyoruz: “İnsanlar, kendini seven, parayı seven, böbürlenen, kibirli, küfürbaz, ana baba sözü dinlemeyen, nankör, vefasız, insan sevgisinden yoksun, uzlaşmaz, iftiracı, özdenetimden yoksun, azgın, iyilik düşmanı, hain, dik başlı, gururlu, Tanrı yerine zevki seven . . . . kişiler olacaklar” (2. Timoteos 3:1-5). Tabii insanların böyle saygısızca davranışlar sergilemesi yeni bir şey değildir, ama Kutsal Kitaba göre “son günlerde” bu özellikler öyle yoğun şekilde görülecektir ki, yerinde olarak bu çağ “çetin ve bunalımlı bir dönem” olarak adlandırılacaktır. Günümüzde insanların tutum ve davranışlarındaki bu korkunç değişimi siz de fark ediyor musunuz?

3. YERYÜZÜNÜN MAHVEDİLMESİ Kutsal Kitap Yaratıcımızın ‘yeryüzünü mahvedenleri mahvedeceğini’ söyler (Vahiy 11:18). İnsanlar yeryüzünü hangi açılardan mahvedecektir? Nuh peygamberin yaşadığı dönem için Kutsal Kitap şöyle der: “Dünya Tanrı’nın gözünde bozulmuş, zorbalıkla dolmuştu. Tanrı dünyaya baktı, çok bozulmuştu.” Bu nedenle Tanrı o yozlaşmış toplum hakkında şöyle dedi: ‘Onların üzerine yıkım getireceğim’ (Başlangıç 6:11-13). Dünyanın giderek zorbalık ve şiddetle dolduğunu siz de fark ediyor musunuz? Bunun yanı sıra insanların elinde tarihte daha önce hiç sahip olmadıkları bir güç var. Yeryüzü üzerindeki tüm insan yaşamını yok edebilecek potansiyele sahipler ve bunun için gerekli olan silahlar ellerinde. Diğer yandan  yeryüzü başka bir açıdan da mahvediliyor. Soluduğumuz hava, okyanuslar, hayvan ve bitki ekosistemleri gibi yeryüzündeki yaşamın sürmesini sağlayan sistemler, insanların doğal kaynakları kötüye kullanması yüzünden giderek çöküyor.

Şunu düşünün: Yüzyıl öncesine kadar insanlık kendi kendini tamamen yok etme gücüne sahip miydi? Hayır, fakat artık insanlar bu güce sahipler ve bunu gelişmiş silahlar üretmek ve doğayı tahrip etmek için kullanıyorlar. Teknolojide o kadar hızlı gelişmeler oluyor ki insanlar ürettikleri şeyin sonuçlarını ne tahmin edebiliyor ne de kontrol edebiliyor. Neyse ki dünyanın geleceği insanların elinde değil. Yeryüzündeki yaşam tamamen yok olmadan, Yaratıcımız yeryüzünü mahvedenleri yok etmek üzere harekete geçecek. O buna söz veriyor.

4. DÜNYA ÇAPINDA BİR DUYURU İŞİ Sonun yaklaştığını gösteren bir diğer işaret de şu ayette önceden bildirilmiştir: “Krallığın bu iyi haberi, dünyanın her yerinde bütün milletlere şahitlik amacıyla duyurulacak ve son o zaman gelecek” (Matta 24:14). Gördüğümüz gibi bu duyuru faaliyeti, birçok dini topluluğun yüzyıllardır inançlarını yaymak için yaptığı faaliyetlerden çok farklı olacaktır. Bu son günlerde belli bir mesaja dikkat çekilecektir: ‘Krallığın iyi haberi.’ Günümüzde özellikle bu mesajı duyuran bir topluluk tanıyor musunuz? Bazı gruplar böyle bir mesajı duyuruyormuş gibi görünebilir. Fakat acaba onlar bunu sadece belirli bir bölgede mi yapıyorlar yoksa iyi haberi “dünyanın her yerinde bütün milletlere” duyuruyorlar mı?

Tanrı’nın Krallığı tüm dünyada yüzlerce dilde duyuruluyor

Jw.org web sitesi ‘krallığın bu iyi haberine’ dikkat çeker. Bu sitede 700’den fazla dilde, iyi haberi anlatan yayın bulunuyor. Krallığın iyi haberini böyle küresel çapta duyuran başka bir kaynak biliyor musunuz? İnternet icat edilmeden çok önce Yehova’nın Şahitleri Tanrı’nın Krallığı hakkındaki iyi haberi duyurmalarıyla tanınıyordu. Gözcü Kulesi dergisinin kapağında 1939’dan beri şu sözler yer alıyor: “Yehova’nın Gökteki Krallığını Duyurur.” Dinlerle ilgili bir kitap Yehova’nın Şahitlerinin duyuru işinin, “yarattığı etki ve faaliyet alanı açısından neredeyse eşsiz” olduğunu söyledi. Bu duyuru faaliyetinde iyi bir haber, yani çok yakında Tanrı’nın Krallığının bu kötü ortama son vereceği vurgulanıyor.

DÜNYA TARİHİNDE KRİTİK BİR NOKTA

Kutsal Kitabın sonla ilgili bildirdiği bu dört uyarıcı işaretin günümüzde gerçekleştiğini fark ediyor musunuz? Elinizdeki dergi yüz yıldan uzun bir zamandır okuyucularını sonun yaklaştığını kişisel olarak görmeleri için dünya olayları hakkında  bilgilendiriyor. Tabii bazı şüpheciler bu gerçeklerin ve istatistiklerin göreceli olduğunu ve çarpıtılabileceğini öne sürüyor. Ayrıca onların iddiasına göre dünyanın durumunda herhangi bir değişiklik yok; iletişim ağları geliştiği için insanlar her şeyden haberdar oluyor, bu nedenle de dünyanın durumu kötüye gidiyormuş gibi gözüküyor. Ancak insanlık tarihinde gerçekten de eşi benzeri görülmemiş bir dönemin sonuna geldiğimizi gösteren kanıtlar her geçen gün giderek artıyor.

Bazı uzmanlar çok yakında dünyada büyük değişiklikler olacağını söylüyor. Örneğin 2014’te önde gelen bazı bilim insanları, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ni insanlığın varlığını tehdit eden büyük tehlikeler hakkında uyardı. Onlar şu tespitte bulundu: “Bu tehlikeleri dikkatle incelediğimizde uygarlığı tehdit eden teknolojik bir felaketle karşılaşma riskimizin hâlâ yüksek olduğu sonucuna varıyoruz” (Bulletin of the Atomic Scientists). Birçok insan dünya tarihinde kritik bir noktaya geldiğimizden giderek daha çok emin oluyor. Elinizdeki derginin yayımcıları ve birçok okuyucusu, son günlerde yaşadığımızdan ve sonun çok yakın olduğundan kesinlikle eminler. Ancak geleceğe korkuyla bakmanıza gerek yok. Son geldiğinde hayatta kalabilirsiniz! Peki nasıl?