“Dünyanın sonu yakın!” “Kıyamet kapıda!” Bu sözleri duyunca aklınıza ne geliyor? Dünyaya çarpıp tüm insanlığı yok edecek bir göktaşı mı? Yoksa ekolojik bir felaket ya da üçüncü dünya savaşı mı? Bu tür olasılıklar bazı insanları çok endişelendiriyor. Başkaları ise bu olasılıklara şüpheyle yaklaşıyor, hatta bunları komik buluyor.

Kutsal Kitap kesin bir şekilde ‘Son gelecek’ der (Matta 24:14). Bu olayı “Tanrı’nın büyük günü” ve “Armagedon” olarak da adlandırır (Vahiy 16:14, 16). Tabii, dinler bu konuda birbirinden farklı şeyler söylüyor; ortada birçok tuhaf ve karamsar görüş de var. Ancak Kutsal Kitabın sonla ilgili görüşü oldukça nettir. Yaratıcının Sözü, sonun yakın olup olmadığını net şekilde anlamamıza yardım eder. Ayrıca son geldiğinde nasıl hayatta kalabileceğimizi de gösterir. Fakat önce bu konudaki bazı yanlış fikirlere bakalım ve “son” ifadesinin tanımını netleştirelim. Kutsal Kitaba göre “son” aslında nedir?

 SON NE DEĞİLDİR?

  1. DÜNYANIN YANARAK YOK OLMASI DEĞİLDİR.

    Kutsal Kitap şöyle der: ‘[Tanrı] yeri sağlam temeller üzerine kurdu, sonsuza dek, asla sarsılmayacak’ (Mezmur 104:5). Bu ve başka ayetler Yaratıcımızın yeryüzünü asla yok etmeyeceğini ve onun yok edilmesine de izin vermeyeceğini gösterir (Vaiz 1:4; İşaya 45:18).

  2. ZAMANI BELİRSİZ RASLANTISAL BİR OLAY DEĞİLDİR.

    Kutsal Kitap sonun ne zaman geleceğinin belli olduğunu söyler. Yaratıcımız bunun için kesin bir zaman belirlemiştir. Şöyle okuyoruz: ‘O gün ve saat konusunda kimse bir şey bilmez; yalnızca [Tanrı] bilir. Gözünüzü açın, uyanık kalın, çünkü belirlenmiş zamanı bilmiyorsunuz’ (Markos 13:32, 33). Açıkça gördüğümüz gibi sonun başlayacağı zaman Tanrı tarafından tam olarak ‘belirlenmiştir.’

  3. İNSANLARIN YA DA GÖK CİSİMLERİNİN YOL AÇACAĞI BİR FELAKET DEĞİLDİR.

    Son nasıl başlayacak? Vahiy 19:11 şöyle der: “O sırada baktım; gökler açılmıştı ve orada beyaz bir at vardı. Binicisinin adı Sadık ve Gerçek’ti.” 19. ayet de şöyle der: “Canavarın, dünya krallarıyla ordularının, ata binmiş olanla ve ordusuyla savaşmak üzere bir araya toplandıklarını gördüm” (Vahiy 19:11-21). Sembolik bir dil kullanılan bu ayetlere göre, Tanrı sonu başlatmak için meleklerden oluşan bir ordu gönderecek ve düşmanlarını yok edecek.

Kutsal Kitap sonla ilgili kötü değil iyi bir haber bildirir

SON NEDİR?

  1. BAŞARISIZ İNSAN YÖNETİMLERİNİN SONU.

    Kutsal Kitap şöyle der: “Göklerin Tanrısı asla yıkılmayacak bir krallık [yönetim] kuracak. O krallık başka bir halkın eline geçmeyecek. Bütün bu krallıkları ezip sona erdirecek ve kendisi sonsuza  dek duracak” (Daniel 2:44). Daha önce değindiğimiz gibi ‘ata binmiş olanla ve ordusuyla savaşmak üzere bir araya toplanacak olan dünya kralları ve orduları’ yok edilecek (Vahiy 19:19).

  2. SAVAŞIN, ŞİDDETİN VE ADALETSİZLİĞİN SONU.

    “[Yaratıcı] yerin bir ucundan öbür ucuna savaşları bitirir” (Mezmur 46:9). “Yeryüzünde doğru insanlar yaşayacak, orada ancak temiz insanlar kalacak. Kötülere gelince, onlar yeryüzünden silinecek, hainler dünyadan sökülüp atılacak” (Özdeyişler 2:21, 22). Tanrı şöyle diyor: “İşte! Her şeyi yeni yapıyorum” (Vahiy 21:4, 5).

  3. YARATICIYI ÜZEN VE İNSANLARI HAYAL KIRIKLIĞINA UĞRATAN DİNLERİN SONU.

    Kutsal Kitap Yaratıcı hakkında yanlış bilgiler veren din adamları için şöyle der: “Peygamberler yalan haberler bildiriyor; kâhinler güçlerini kullanarak hâkimiyet kuruyor. . . . . Bakalım bu gidişle sonunuz ne olacak?” (Yeremya 5:31). İsa peygamber de şöyle demişti: “Birçok kişi o gün bana, ‘Efendim, Efendim, biz senin adınla peygamberlik etmedik mi, senin adınla cinler çıkarmadık mı ve senin adınla büyük işler yapmadık mı?’ diyecek. Fakat ben o zaman onlara açıkça şöyle diyeceğim: ‘Sizi hiç tanımıyorum! Benden uzak durun, kötülüğün hizmetkârları!’” (Matta 7:21-23).

  4. DÜNYADAKİ KÖTÜ SİSTEMİ DESTEKLEYEN VE BUNUN SÜRMESİNİ SAĞLAYAN İNSANLARIN SONU.

    İsa peygamber şunu söylemişti: “Hüküm şu esasa dayanır: Dünyaya ışık geldi, fakat insanlar ışığı değil karanlığı sevdiler, çünkü işleri kötüydü” (Yuhanna 3:19). Kutsal Kitap Nuh peygamberin döneminde küresel çapta gerçekleşmiş bir felaketten şöyle söz eder: “O zamanın dünyası sular altında kaldığında . . . . yıkıma uğramıştı. Aynı emirle, şu anki gökler ve yer de ateş için saklanıyor; Tanrı’dan korkmayan insanların yok edileceği hüküm gününe dek alıkonuyor” (2. Petrus 3:5-7).

Dikkat ettiyseniz beklediğimiz hüküm günü, Nuh’un zamanındaki ‘dünyanın’ başına gelen yıkımla karşılaştırılıyor. Peki, gezegenimiz varlığını sürdürmeye devam ettiğine göre Tufanda hangi dünya “yıkıma uğramıştı”? Tanrı’dan korkmayan insanlık dünyası, yani Tanrı’nın düşmanları. Benzer şekilde, Tanrı’nın ‘hüküm gününde’ de O’nun düşmanı olmayı seçen kişiler yok edilecek. Fakat Nuh ve ailesi gibi Tanrı’ya sadık kişiler hayatta kalacak (Matta 24:37-42).

Yaratıcımız kötülüğün tüm izlerini ortadan kaldırdığında yeryüzünün ne kadar harika bir yer olacağını hayal edin! Gördüğümüz gibi Kutsal Kitap sonla ilgili kötü değil iyi bir haber bildirir. Yine de şunları merak edebilirsiniz: ‘Kutsal Kitap sonun ne zaman geleceğini söyler mi? Son gerçekten de yakın mı? Son geldiğinde nasıl hayatta kalabilirim?’