Kutsal Kitap son geldiğinde bir yıkım olacağını söyler: “O zaman büyük sıkıntı olacaktır; öyle ki dünyanın başlangıcından bu yana böylesi görülmemiştir. . . . . Aslında o günler kısaltılmasaydı hiç kimse kurtulamazdı” (Matta 24:21, 22). Ancak Yaratıcımız birçok insanın hayatta kalacağını vaat ediyor: “Bu dünya . . . . geçip gidiyor, fakat Tanrı’nın isteğini yerine getiren sonsuza dek kalacaktır” (1. Yuhanna 2:17).

Son geldiğinde hayatta kalmak ve “sonsuza dek” yaşamak istiyorsanız ne yapmalısınız? Gıda stoku yapmak gibi fiziksel önlemler mi almalısınız? Hayır. Kutsal Kitap bizi başka önlemler almaya teşvik eder: “Bütün bu şeyler böyle dağılıp gideceğinden, kutsal davranışlar ve Tanrı’ya bağlılık yansıtan işler açısından ne gibi kişiler olmanız gerektiğini bilin. Ve Yehova’nın gününü aklınızdan hiç çıkarmadan bekleyin” (2. Petrus 3:10-12). Ayetin bağlamını okuduğumuzda ‘dağılıp gidecek bütün bu şeyler’ arasında, bu yozlaşmış dünyanın yöneticilerinin ve Tanrı’nın yönetimi yerine bu yönetimleri tercih eden tüm insanların olduğunu görürüz. Dolayısıyla alacağımız fiziksel önlemler bizi böyle bir yıkımdan koruyamaz.

Gerçekten de hayatta kalmak için Yehova Tanrı’ya bağlı olmamız ve ne tür davranış ve işlerin O’nu memnun ettiğini öğrenmemiz çok önemlidir (Tsefanya 2:3). Çoğunluğa uyup içinde yaşadığımız dönemin önemini gösteren açık kanıtları göz ardı etmektense, ‘Yehova’nın gününü aklımızdan hiç çıkarmadan bekleyelim.’ Yehova’nın Şahitleri son geldiğinde nasıl hayatta kalabileceğinizi Kutsal Kitaptan size gösterebilirler.