Bir nakliyat şirketinde çalışan Ahmet kamyona bir koli daha yükledikten sonra derin bir iç çekiyor. ‘Hiçbir geleceği olmayan bu işte neden çalışıyorum ki? Ne zaman zengin olacağım? Çalışmak zorunda olmasam hayat ne güzel olurdu!’

Günümüzde birçok kişi, bu senaryodaki Ahmet gibi ağır işlerde çalışmaktan zevk almıyor. Araba tamircisi olan Aaron şöyle diyor: “Genelde insanlar bedensel işlerde çalışmanın kendilerini küçük düşürdüğüne inanıyor. Böyle işleri, daha iyi bir fırsat çıkana kadar yaptıkları geçici bir iş olarak görüyorlar.”

Neden insanlar ağır işlerde çalışmak istemiyor? Büyük ihtimalle bunun bir nedeni medya. Medya lüks ve rahat bir yaşam tarzını “ideal hayat” olarak resmediyor. Bakım onarım işleri yapan Matthew şöyle diyor: “İnsanlar para kazanmak için ne kadar çok çalışman gerekiyorsa o kadar başarısız olduğunu düşünüyor.” Shane isimli bir temizlik görevlisi de “Herkes az çalışıp çok para kazanmak istiyor” diyor.

Öte yandan birçok başarılı insan çok çalışmaktan zevk alıyor. 25 yaşındaki inşaat işçisi Daniel şöyle diyor: “Çok çalışmak insana gerçekten doyum veriyor, özellikle de iyi bir hedefiniz varsa.” 23 yaşındaki Andre de şunları diyor: “Mutluluğun ve sevincin çalışmakla bağlantılı olduğuna inanıyorum. Az çalışıyorsanız ve faal bir yaşamınız yoksa bu durum mutluluğa değil, ancak sıkıcı bir hayata yol açar.”

Daniel ve Andre ağır işlerde çalışmak konusunda böyle olumlu bir bakış açısını nasıl geliştirdi? Onlar Kutsal Kitaptaki ilkeleri hayatlarında uyguladılar. Kutsal Kitap insanları çalışkan ve azimli olmaya teşvik eder. Bunun yanı sıra bize işimizden nasıl zevk alacağımızı da gösterir.

Kutsal Kitapta işinizden doyum almanıza yardım edebilecek hangi ilkeler var? Bir sonraki makalede bu ilkelerden bazılarını ele alacağız.