DÜNYA çapında Yehova’nın Şahitleri hiçbir ülkenin siyasetine ve savaşlarına karışmayıp tarafsız kalmalarıyla tanınırlar. Onların Kutsal Kitabın emrettiği gibi ‘kılıçlarını saban demiri yapmaları’ ve ‘artık savaşı öğrenmemeleri’ gerektiği konusunda en ufak bir şüpheleri yok (İşaya 2:4). Yehova’nın Şahitleri silahlı kuvvetlerde hizmet etmeyi seçen kişilerin tercihine karışmazlar. Fakat bir Şahidin vicdanı orduda hizmet etmesine izin vermiyorsa ama yaşadığı ülke bu hizmeti zorunlu tutuyorsa ne olacak? Vahan Bayatyan isimli bir genç böyle bir durumla karşılaştı.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine Giden Süreç

Vahan, Nisan 1983’te Ermenistan’da doğdu. 1996’da bazı aile fertleriyle birlikte Yehova’nın Şahitleriyle Kutsal Kitabı incelemeye başladı ve 16 yaşında vaftiz edilerek Yehova’nın Şahidi oldu. Kutsal Kitabı inceledikçe İsa Mesih’in öğretilerine derin saygı duymaya başladı. Bu öğretilerden biri de savaş aletleri kullanmamakla ilgili emirdi (Matta 26:52). Vahan, İsa’nın bu emrine uymak istediği için, vaftiz edilmesinden kısa bir süre sonra önemli bir kararla karşı karşıya kaldı.

Ermenistan kanunları 18 yaşını dolduran her erkeğin askerlik hizmeti yapmasını zorunlu kılıyor. Bu hizmeti yerine getirmeyi reddedenler 3 yıla kadar hapis cezasına çarptırılabiliyor. Vahan, ülkesindeki insanlara hizmet etmek istiyordu ancak bunu yaparken, Kutsal Kitaba göre şekillendirdiği vicdanına aykırı bir şey yapmak istemiyordu. Peki o ne yaptı?

2001 yılında askerlik hizmetine elverişli olduğu tespit edilince vakit kaybetmeden Ermenistan’daki yetkili mercilere mektup göndermeye başladı. Mektuplarında bu hizmeti yerine getirmenin vicdanına ve dinsel inançlarına aykırı olacağını belirtti. Aynı zamanda, askerlik hizmeti yerine alternatif bir sivil hizmet yapmaya hazır olduğunu da bildirdi.

Vahan Bayatyan, Nubarashen Hapishanesinin önünde, Ermenistan

Sonraki bir yılı aşkın süre boyunca Vahan askerlik hizmetini vicdani nedenlerle  reddetmesinin kabul edilmesi için başvurularda bulunmaya devam etti. Ancak Eylül 2002’de tutuklandı ve ardından yoklama kaçağı olmakla suçlandı. 18 ay hapis cezasına çarptırıldı. Bununla birlikte bu ceza savcıyı tatmin etmedi. Vahan’ın mahkûm edilmesinden sadece bir ay sonra, savcı temyiz mahkemesine başvurup daha ağır bir ceza talebinde bulundu. Vahan’ın askerlik hizmetini dinsel inançlarına dayanarak vicdanen reddetmesinin “temelsiz ve tehlikeli” olduğunu öne sürdü. Temyiz mahkemesi savcının talebini kabul edip Vahan’ın cezasını 30 aya çıkardı.

Vahan bu kararın üzerine Ermenistan’ın en yüksek mahkemesine başvurdu. Ocak 2003’te Yüksek Mahkeme, temyiz mahkemesinin kararını onadı. Vahan hemen bir hapishaneye nakledildi ve katiller, uyuşturucu satıcıları ve tecavüzden suçlu kişilerle birlikte hapis yatmaya başladı.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesindeki Süreç

Ermenistan 2001 yılından beri Avrupa Konseyi üyesi. Dolayısıyla bu ülkede tüm yasal yollara başvurup sonuç alamayan vatandaşların, davalarını Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) götürme hakları var. Vahan da bunu yapmaya karar verdi. Başvurusunda orduda hizmet etmeyi reddettiği için mahkûm edilmesinin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 9. maddesinin ihlali olduğunu savundu. Askerlik hizmetini vicdanen reddetme hakkının bu maddeyle güvence altına alınmasını talep etti; bu yöndeki talepler daha önce hiç kabul edilmemişti.

AİHM 27 Ekim 2009’da kararını açıkladı. Mahkeme daha önce verilen kararlar ışığında Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 9. maddesinde tanımlanan vicdan özgürlüğünün, orduda hizmet etmeyi reddeden vicdani retçilerin haklarını güvence altına almadığına kanaat getirdi.

Vahan, karısı Tsovinar ve oğlu Vahe’yle

Bu sırada Vahan çoktan hapishaneden çıkmış, evlenmiş ve bir oğlu olmuştu. AİHM’in kararı onu hayal kırıklığına uğrattı. Önünde iki seçenek vardı: Ya davadan vazgeçecek ya da AİHM Büyük Dairesine başvuracaktı. Vahan, Büyük Daireye başvurmaya karar verdi. Büyük Daire sadece istisnai davalara baktığından bu davayı kabul etmeleri Vahan’ı çok sevindirdi.

Nihayet 7 Temmuz 2011’de Fransa’nın Strazburg şehrinde AİHM Büyük Dairesi kararını açıkladı. Mahkeme ezici bir çoğunlukla, 16’ya karşı 1 oyla, Ermenistan’ın Vahan Bayatyan’ı askerlik hizmetini vicdanen reddetmesinden  ötürü mahkûm etmek ve hapsetmekle onun vicdan özgürlüğü hakkını ihlal etmiş olduğuna karar verdi. Tek karşı oy Ermenistan’ı temsil eden hâkime aitti.

Vahan Bayatyan, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinde hukuk danışmanlarıyla birlikte, 24 Kasım 2010

Bu karar neden bu kadar önemli? Çünkü AİHM’in tarihinde ilk kez, askerlik hizmetini vicdanen reddetme hakkının, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 9. maddesinin tam koruması altında olduğu kabul edildi. Sonuç olarak mahkeme bir vicdani retçinin hapsedilmesini demokratik bir toplumda temel hakların ihlali olarak görüyor.

Mahkeme Yehova’nın Şahitlerinin vicdani retçiler olarak sergiledikleri tavır hakkında şu açıklamayı yaptı: “Mahkemenin, başvuru sahibinin askerlik hizmetini reddetmesinin dinsel inançlarından ötürü olduğundan şüphe etmesi için hiçbir neden yoktur. Başvuru sahibi inançlarına sıkıca bağlıdır ve bu inançlar onun askerlik hizmetini yerine getirme zorunluluğuyla ciddi ve çözümsüz bir çelişki içindedir.”

Karara Tepkiler

Ermenistan’da geçtiğimiz 20 yıl içinde, 450’den fazla Yehova’nın Şahidi vicdani retçi mahkûm edildi. Bu makale hazırlandığı sırada, bu ülkede 58 genç erkek dinsel inançları nedeniyle vicdanen askerlik hizmeti yapmayı reddettiği için hapisteydi. Onlardan beşi Bayatyan-Ermenistan davasının dönüm noktası niteliğindeki kararından sonra hapsedildi. * Bu davaların birinde genç bir vicdani retçi, yerel savcıdan yazılı bir talepte bulunarak, vicdani nedenlerle askerlik hizmetini reddettiğinden dolayı aleyhinde başlatılan cezai kovuşturmaların sona erdirilmesini istedi, ancak savcı bu talebi geri çevirdi. Savcı yazılı cevabında şunları belirtti: “Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin Bayatyan-Ermenistan davasındaki 7 Temmuz 2011 tarihli kararı, bu davada geçerli değildir, çünkü bu iki davada benzer koşullar olmadığı çok açıktır.”

Savcı neden böyle düşünmüştü? Vahan Bayatyan mahkûm edildiğinde orada alternatif sivil hizmet düzenlemesi yoktu. Ermenistan hükümeti, o tarihten sonra böyle bir düzenlemeyle ilgili bir kanun çıkarıldığını, dolayısıyla askerlik hizmetine karşı olanların artık sivil hizmet seçeneği olduğunu ileri sürüyor. Ancak alternatif hizmet kanunu ordu kontrolünde olduğundan, bu seçenek şu anda askerlik hizmeti için çağrılan vicdani retçilerden birçoğuna hitap etmemektedir.

Vahan Bayatyan, lehinde verilen dönüm noktası niteliğindeki karardan memnun. Karar Ermenistan’ı, sıkıca bağlı olduğu inançlarından dolayı askerlik hizmeti yapmayan kişiler hakkında yasal işlem yapmayı durdurma ve onları hapsetmeye son verme zorunluluğu altına sokuyor.

Yehova’nın Şahitlerinin amacı herhangi bir ülkenin hukuk sisteminde reform yapılmasını sağlamak değildir. Ancak onlar genç Vahan Bayatyan gibi, yaşadıkları ülkede geçerli olan kanunlara dayanarak yasal haklarının güvence altına alınmasını sağlamaya çalışıyor. Neden? Çünkü barış içinde yaşamak ve önderleri İsa Mesih’in tüm emirlerini özgürce yerine getirebilmek istiyorlar.

^ p. 17 Bu kişilerden ikisi 7 Temmuz 2011’de, AİHM’in kararıyla aynı gün mahkûm edildi.