ROMAN yakın bir arkadaşını trafik kazasında kaybettiğinde daha çocuktu. “Arkadaşımı kaybetmek beni çok sarstı” diyor. “Kazadan sonra yıllarca, öldüğümüzde bize ne olduğunu düşündüm.”

Neden bu soru doğuyor?

İnsan ölümü kolay kolay kabul edemez, çünkü ölüm doğal bir olay değildir. Kaç yaşında olursak olalım ölmek istemeyiz. Birçokları ölümden sonra olacaklardan korkar.

Bazıları nasıl cevap veriyor?

Birçokları, insan ölünce ruhunun yaşamaya devam ettiğine inanıyor. Onlar kötülerin, işledikleri günahlar nedeniyle sonsuza dek ceza çekeceğini, iyi insanların ise cennete gideceğini düşünüyor. Başkaları da insanın ölünce yok olduğu ve sonsuza dek unutulduğu görüşünde.

Bu cevapların ardında yatan fikir nedir?

İlk cevap ölen birinin gerçekte ölmediğini varsayar. İkinci cevap ise hayatın anlamsız olduğunu ima eder. Böyle düşünenler şu umursamaz tutumu benimsemiş olabilirler: “Yiyelim, içelim, nasıl olsa yarın öleceğiz” (1. Korintoslular 15:32).

Kutsal Kitap ne öğretiyor?

Kutsal Kitap, insan ölünce ruhunun yaşamaya devam ettiğini öğretmez. Tanrı, Süleyman peygambere şunları yazmasını ilham etmişti: “Yaşayanlar öleceklerinin farkındadır; ölüler ise hiçbir şeyin farkında değildir” (Vaiz 9:5). Evet, ölüler çevrelerindeki “hiçbir şeyin farkında değildir.” Onlar bir şey hissedemez ve yapamazlar. Dolayısıyla yaşayanlara ne yardım edebilir ne de zarar verebilirler.

Birçok kişinin inandığının aksine Tanrı insanların ölmesini amaçlamamıştı. İlk insan Âdem’i yarattığında ona yeryüzünde sonsuza dek yaşama fırsatı vermişti. Tanrı ölüme sadece bir kez, o da Âdem’e itaatsizliğin cezasını söylerken değinmişti. Âdem’in belirli bir ağacın meyvesinden yemesini yasaklamış ve  ondan yerse ‘mutlaka öleceğini’ söyleyerek onu uyarmıştı (Başlangıç 2:17). Âdem ve Havva itaatli oldukları sürece hem onlar hem de onların soyundan gelen ve Tanrı’ya sadık kalan tüm insanlar yeryüzünde ebediyen yaşayacaktı.

Âdem Tanrı’nın uyarısını bile bile görmezden geldi. Tanrı’ya itaatsizlik edince günah işlemiş oldu ve bunun sonucunda öldü (Romalılar 6:23). Öldüğünde Âdem’in ruhu yaşamaya devam etmedi. Âdem tamamen yok oldu. Tanrı, ona şöyle demişti: “Alın teri dökerek ekmek yiyip sonunda toprağa döneceksin, çünkü ondan alındın. Topraksın, yine toprağa döneceksin” (Başlangıç 3:19). Tüm insanlık Âdem’in soyundan geldiğinden, hepimiz ondan günahı ve ölümü miras aldık (Romalılar 5:12).

Âdem’in yaptığı yanlış seçime rağmen Tanrı amacını gerçekleştirip yeryüzünü Âdem’in soyuyla dolduracak (Başlangıç 1:28; İşaya 55:11). Yakında Yaratıcımız ölmüş olanların büyük çoğunluğunu diriltecek. İsa’nın elçisi Pavlus, o zaman hakkında şöyle demişti: “Doğru olanlar da olmayanlar da diriltilecektir” (Elçiler 24:15).

Daha önce sözleri alıntılanan Roman, Kutsal Kitabı inceleyip onun ölüm hakkında söylediklerini öğrendi ve Yehova Tanrı’yı yakından tanıdı. Öğrendikleri onu derinden etkiledi. Onun hikâyesini, bu derginin 11. sayfasında okuyabilirsiniz.“Kutsal Kitap Hayatları Değiştirir” başlıklı makalede okuyabilirsiniz.