İçeriğe geç

İçindekiler kısmına geç

Yehova’nın Şahitleri

Dil seçin Türkçe

“Beni Bunlardan Çok Seviyor musun?”

“Beni Bunlardan Çok Seviyor musun?”

“Yuhanna oğlu Simun, beni bunlardan çok seviyor musun?” (YUHN. 21:15).

İLAHİLER: 128, 45

1, 2. Petrus tüm gece balık tutmaya çalıştıktan sonra ne yaşadı?

İSA’NIN yedi öğrencisi tüm gece Celile Gölü’nde balık yakalamaya çalışmış fakat başarılı olamamıştı. Kısa süre önce diriltilmiş olan İsa sahilden onları izliyordu. Sonra onlara “Ağı teknenin sağ tarafına atın, bir şeyler bulursunuz” dedi. “Ağı attılar, öyle çok balık dolmuştu ki ağı çekemez oldular” (Yuhn. 21:1-6).

2 İsa öğrencilerine kahvaltı etmeleri için balık ve ekmek verdikten sonra Simun Petrus’a dönüp şöyle sordu: “Yuhanna oğlu Simun, beni bunlardan çok seviyor musun?” İsa bu sözlerle ne kastediyordu? Petrus balıkçılığı çok seviyordu. Anlaşılan İsa ona en çok neyi sevdiğini soruyordu. Acaba Petrus balıkçılığı İsa’dan ve onun öğrettiği şeylerden daha mı çok seviyordu? Petrus şöyle cevap verdi: “Efendimiz, seni sevdiğimi bilirsin” (Yuhn. 21:15). Petrus bu sözleriyle uyumlu bir yaşam sürdü. O günden itibaren öğrenci yetiştirme işiyle meşgul olarak Mesih’e olan sevgisini kanıtladı  ve birinci yüzyıldaki Hıristiyan cemaatinin direklerinden biri oldu.

3. Hıristiyanlar hangi tehlikelere karşı dikkatli olmalı?

3 İsa’nın Petrus’a söylediklerinden ne öğrenebiliriz? Mesih’e olan sevgimizin zayıflamasına ve Krallıkla ilgili uğraşların hayatımızda ikinci plana düşmesine izin vermemeliyiz. İsa bu ortamda hayatın kaygılarla dolu olacağını ve bunun strese yol açacağını biliyordu. O, ekinci örneğinde bazılarının “krallıkla ilgili sözü” kabul edeceğini ve başta ilerleyeceğini, fakat ‘bu ortamın kaygısının ve zenginliğin aldatıcı gücünün sözü boğacağını’ söyledi (Mat. 13:19-22; Mar. 4:19). Gerçekten de dikkat etmezsek günlük kaygılar ruhen yavaşlamamıza yol açabilir. Bu nedenle İsa öğrencilerini şöyle uyardı: “Kendinize dikkat edin de, aşırı yeme içmeyle ve hayatın kaygılarıyla yüreğiniz ağırlaşmasın” (Luka 21:34).

4. Mesih’e duyduğumuz sevginin güçlü olup olmadığını nasıl anlayabiliriz? (Makalenin başındaki resme bakın.)

4 Tıpkı Petrus gibi biz de Mesih’in verdiği işi hayatımızda daima ilk plana koyarak onu sevdiğimizi gösteririz. Bunu yapıp yapmadığımızı nasıl anlayabiliriz? Zaman zaman kendimize şunları soralım: “Hayatta en çok neyi seviyorum? Beni en çok mutlu eden şey Yehova’ya hizmet etmek mi yoksa başka faaliyetler mi?” Şimdi, dikkat etmezsek Mesih’e ve ruhi şeylere olan sevgimizi zayıflatabilecek şu üç etkeni ele alalım: iş, eğlence ve maddi şeyler.

İŞLE İLGİLİ DENGELİ BİR BAKIŞ AÇISI

5. Aile reislerinin hangi sorumluluğu var?

5 Petrus için balıkçılık sadece bir hobi değildi, bu onun geçim kaynağıydı. Bugün de aile reisleri Kutsal Yazılara göre ailelerinin maddi ihtiyaçlarını karşılamakla sorumlu olduklarının farkındadırlar (1. Tim. 5:8). Bu yükümlülüklerini yerine getirmek için çok çalışmaları gerekiyor. Fakat iş hayatı bu son günlerde çoğu kişi için bir kaygı sebebi.

6. Günümüzdeki koşullar çalışanları nasıl etkiliyor?

6 İş imkânları kısıtlı olduğu için dünyada acımasız bir rekabet ortamı var. Birçok kişi kendini daha uzun saatler ve genellikle daha düşük bir maaşa çalışmaya mecbur hissediyor. Ayrıca şirketler sürekli daha az işçiyle daha fazla üretim yapmaya çalışıyor. Bu durum çalışanları fiziksel, zihinsel ve duygusal yönden tüketiyor. Şirketleri için böyle özverilerde bulunmak istemeyen kişiler işlerini kaybetme tehlikesiyle karşılaşıyor.

7, 8. (a) En çok kime vefalı olmalıyız? (b) Tayland’daki bir biraderin yaşadıklarından ne öğreniyoruz?

7 Hıristiyanlar olarak Yehova Tanrı’ya olan vefamız, işverenimize olan vefamızdan önce gelir (Luka 10:27). Bizim için iş amaç değil araçtır. Çalışmamızın nedeni temel maddi ihtiyaçlarımızı karşılamak ve hizmetimizi sürdürmektir. Ancak dikkat etmezsek işimiz ibadetimize engel oluşturabilir. Örneğin Tayland’daki bir birader şöyle diyor: “İşim bilgisayar tamir etmekti ve bu işten çok zevk alıyordum. Fakat uzun saatler çalışmam gerektiğinden ruhi faaliyetlere neredeyse hiç vaktim kalmıyordu. Sonunda Krallığı ilk plana koyabilmek için işimi değiştirmem gerektiğini fark ettim.” Peki bu birader ne yaptı?

8 Şöyle anlatıyor: “Yaklaşık bir yıl  boyunca nasıl bir iş yapabileceğimi düşündükten ve para biriktirdikten sonra sokakta dondurma satmaya karar verdim. Başlarda maddi olarak zorlandım ve cesaretim kırıldı. Eski iş arkadaşlarımla karşılaştığımda bana gülerler ve klimalı bir ortamda bilgisayarlarla çalışmak varken neden dondurma sattığımı sorarlardı. Bu durumla başa çıkabilmek ve ruhi faaliyetlere daha fazla zaman ayırma hedefime erişebilmek için Yehova’dan yardım istedim. Çok geçmeden işler yoluna girmeye başladı. Müşterilerimin damak zevkini daha iyi anladım ve dondurma yapmakta giderek ustalaştım. Kısa süre sonra, her gün elimdeki dondurmanın tamamını satmaya başladım. Aslında eski işimle karşılaştırınca ekonomik açıdan daha iyi durumdaydım. Ayrıca daha mutluydum, çünkü eski işimdeki stres ve kaygıyı çekmiyordum. Daha önemlisi de, artık kendimi Yehova’ya daha yakın hissediyorum” (Matta 5:3, 6’yı okuyun).

9. İşle ilgili dengeli bir bakış açısını nasıl koruyabiliriz?

9 Çalışkan olmamız Yehova’nın hoşuna gider ve bize birçok yarar sağlar (Özd. 12:14). Yine de, daha önce sözleri alıntılanan biraderin fark ettiği gibi işle ilgili dengeli bakış açımızı korumalıyız. İsa şöyle dedi: “Tanrı’nın krallığına ve O’nun istediği doğruluğa yaşamınızda daima ilk yeri verin; o zaman tüm bu şeyler de [temel maddi ihtiyaçlar] size verilecektir” (Mat. 6:33). İş ve ruhi sorumluluklar hakkında dengeli bir bakış açısına sahip olup olmadığımızı anlamak için kendimize şunu soralım: “İşimden zevk alırken ruhi faaliyetleri sıradan, hatta sıkıcı mı buluyorum?” İşimiz ve ruhi faaliyetler hakkında neler hissettiğimiz üzerinde düşünmek gerçekten neyi sevdiğimizi görmemize yardım eder.

10. İsa öncelikler konusunda hangi değerli dersi verdi?

10 Günlük uğraşlar ile ruhi faaliyetleri nasıl dengeleyebileceğimizi İsa öğretmiştir. O bir defasında Meryem ile ablası Marta’yı evlerinde ziyaret etti. Marta yemek hazırlamak için koştururken Meryem İsa’nın ayaklarının dibine oturup onu dinlemeyi tercih etti. Marta kendisine yardım etmeyen kız kardeşini şikâyet edince İsa ona şöyle dedi: “Meryem . . . . kendi payına iyi olanı seçmiştir ve bu kendisinden alınmayacaktır” (Luka 10:38-42). İsa bu sözlerle Marta’ya değerli bir ders verdi. Günlük uğraşların dikkatimizi dağıtmasını engellemek ve Mesih’e olan sevgimizi gösterebilmek için ‘kendi payımıza iyi olanı seçmeyi’, yani ruhi şeylere öncelik vermeyi sürdürmeliyiz.

DİNLENME VE EĞLENCE KONUSUNDAKİ GÖRÜŞÜMÜZ

11. Kutsal Yazılar dinlenmek hakkında ne öğretir?

11 Yoğun bir hayatımız olduğu için zaman zaman dinlenmeye ve rahatlamaya ihtiyacımız var. Tanrı’nın Sözü şöyle der: “İnsan için yiyip içmekten ve emeğinin keyfini çıkarmaktan daha güzel bir şey yok” (Vaiz 2:24). İsa da dinlenmenin bir ihtiyaç olduğunun farkındaydı. Yoğun bir duyuru faaliyetinin ardından öğrencilerine şöyle demişti: “Gelin, ıssız bir yere çekilip kendi başınıza kalın, biraz dinlenin” (Mar. 6:31, 32).

12. Dinlenmek ve eğlenmek konusunda neden dikkatli olmalıyız? Bir örnek verin.

12 Gerçekten de dinlenmek ve eğlenmek önemli bir ihtiyaçtır. Fakat dikkat  etmezsek, iyi vakit geçirmek hayatımızın odak noktası haline gelebilir. Birinci yüzyılda birçok kişi şu tutuma sahipti: “Yiyelim, içelim, nasıl olsa yarın öleceğiz” (1. Kor. 15:32). Aynı tutum bugün de dünyanın birçok yerinde yaygındır. Avrupa’da yaşayan genç bir adamın tecrübesine bakalım. O yıllar önce ibadetlere katılmaya başlamıştı. Ancak eğlenceye o kadar düşkündü ki kardeşlerle görüşmeyi bıraktı. Fakat zamanla eğlence odaklı bir yaşamın sadece sorunlara ve hayal kırıklıklarına yol açtığını fark etti. Bunun üzerine tetkike yeniden başladı ve sonunda müjdeci olmaya yeterli duruma geldi. Vaftiz edildikten sonra şöyle dedi: “Tek pişmanlığım bu kadar vakit kaybetmiş olmam. Yehova’ya hizmet etmenin bu dünyanın sunduğu eğlencelerden çok daha fazla mutluluk verdiğini keşke daha önce fark etseydim.”

13. (a) Dinlenmeye ve eğlenmeye fazla zaman ayırmanın neden tehlikeli olabileceğini örnekleyin. (b) Dinlenmek ve eğlenmek hakkında dengeli bir bakış açısını korumamıza ne yardım edebilir?

13 Dinlenmenin ve eğlenmenin amacı rahatlamak ve canlanmaktır. Buna ne kadar zaman ayırmalıyız? Şu örneği düşünün: Birçoğumuz arada bir tatlı yemeyi severiz. Fakat sürekli pasta, şeker ve çikolata yemenin sağlığımızı bozacağını da biliriz. Bu yüzden ağırlıklı olarak sağlıklı gıdalarla besleniriz. Benzer şekilde zamanımızın çoğunu dinlenmeye ve eğlenmeye ayırırsak ruhi sağlığımız zayıflayacaktır. Bunu önlemek için düzenli olarak ruhi faaliyetlerde bulunuruz. Peki eğlenmek konusunda dengeli bir bakış açısına sahip olup olmadığımızı nasıl anlayabiliriz? Bir hafta boyunca ibadetler, tarla hizmeti, kişisel inceleme ve aile ibadeti gibi ruhi faaliyetlere ne kadar zaman ayırdığınızı not edin. Sonra da aynı hafta boyunca spor, hobiler, televizyon ya da video oyunları gibi faaliyetlere ne kadar zaman ayırdığınıza bakın. İki rakamı karşılaştırdığınızda sonuç nasıl görünüyor? “Tatlıyı” biraz azaltmanız gerekiyor mu? (Efesoslular 5:15, 16’yı okuyun).

14. Dinlenme ve eğlenme konusunda bize ne rehberlik etmeli?

14 Yehova eğlence konusunda kendi seçimlerimizi yapmamıza izin verir ve aile reisleri aileleri için de seçim yapabilir. Önemli olan, Kutsal Kitap ilkeleriyle uyumlu faaliyetler seçmemizdir. * Yararlı eğlenceler “Tanrı’nın armağanıdır” (Vaiz 3:12, 13). Elbette eğlence seçimleri kişiden kişiye değişebilir (Gal. 6:4, 5). Ne tür bir eğlence seçersek seçelim dengeli olmalıyız. İsa “Hazinen neredeyse yüreğin de orada olacaktır” demişti (Mat. 6:21). Dolayısıyla İsa’yı gerçekten seviyorsak düşünce, söz ve davranışlarımızla Krallığın hayatımızda her şeyden daha önemli olduğunu ortaya koyacağız (Filip. 1:9, 10).

MADDİYATÇILIĞA KARŞI MÜCADELEMİZ

15, 16. (a) Maddiyatçılık İsa’nın bir takipçisi için nasıl tuzak olabilir? (b) İsa maddi şeylerle ilgili hangi öğüdü verdi?

15 Bugün birçok kişi moda kıyafetleri, son model cihazları ve benzeri şeyleri takıntı haline getirmiş durumda. Bu nedenle her Hıristiyan düzenli olarak şuna benzer sorularla kendini sınamalıdır: “Son model arabaları ve modayı  takip etmeye ibadetlere hazırlık yapmaktan daha mı çok zaman harcıyorum? Günlük uğraşlarla aşırı meşgul olduğum için dua etmeye ve Kutsal Kitabı okumaya eskisine oranla daha mı az vakit ayırıyorum?” Maddi uğraşlara olan sevgimizin Mesih’e olan sevgimizi gölgede bıraktığını fark edersek İsa’nın şu sözleri üzerinde düşünmeliyiz: “Her türlü açgözlülükten sakının” (Luka 12:15). O neden bu ciddi uyarıda bulundu?

16 İsa ‘hiç kimsenin iki efendiye kulluk edemeyeceğini’ söyledi. Sonra şöyle dedi: “Siz hem Tanrı’ya hem de paraya kulluk edemezsiniz.” Çünkü her iki “efendi” de tam bağlılık ister. İsa’nın dediği gibi ‘ya birinden nefret edip diğerini severiz’ ya da ‘birine bağlanıp diğerini hor görürüz’ (Mat. 6:24). Kusurlu olduğumuzdan hepimiz “beden arzularına” karşı mücadele etmeyi sürdürmeliyiz ve buna maddiyatçılık da dahildir (Efes. 2:3).

17. (a) Bedensel düşünüşlü insanlar maddi şeylerle ilgili dengeli bir bakış açısı geliştirmekte neden zorlanır? (b) Maddiyatçılıkla mücadele etmemize ne yardım eder?

17 Bedensel düşünüşlü insanlar maddi şeylerle ilgili dengeli bir bakış açısı geliştirmekte zorlanır. Bunun nedeni, ruhen duyarsız hale gelmiş olmalarıdır (1. Korintoslular 2:14’ü okuyun). Algılama yetenekleri köreldiğinden doğru ile yanlışı ayırmaları zorlaşır (İbr. 5:11-14). Bunun sonucunda bazı kişiler maddi şeylere karşı giderek güçlenen, doymak bilmez bir arzu geliştirirler (Vaiz 5:10). Neyse ki maddiyatçı düşünüşün bir panzehiri var: Tanrı’nın Sözü olan Kutsal Kitabı düzenli olarak okumak (1. Pet. 2:2). İsa hakikat üzerinde düşünerek ayartmaları reddetmek üzere nasıl güç bulduysa, bizim de Kutsal Kitap ilkelerini uygulamamız maddiyatçılıkla mücadele etmemize yardım eder (Mat. 4:8-10). Böylece İsa’ya onu maddi şeylerden daha çok sevdiğimizi gösteririz.

Hayattaki öncelikleriniz neler? (18. paragrafa bakın)

18. Neye kararlısınız?

18 İsa Petrus’a “Beni bunlardan çok seviyor musun?” diye sorarak ona ruhi şeyleri hayatında ön plana koyması gerektiğini hatırlattı. İsmi “kaya” anlamına gelen Petrus, kaya gibi sağlam nitelikler sergileyerek gerçekten de ismine uygun bir yaşam sürdü (Elçi. 4:5-20). Bugün biz de iş, eğlence ve maddi şeylerle ilgili dengeli bir bakış açısını koruyarak Mesih’e olan sevgimizi güçlü tutmaya kararlıyız. Hayattaki seçimlerimiz İsa’ya şu sözleri söyleyen Petrus’la aynı duyguları paylaştığımızı göstersin: “Efendimiz, seni sevdiğimi bilirsin.”

^ p. 14 15 Ekim 2011 tarihli Gözcü Kulesi s. 9-12, p. 6-15’teki “Boş Zamanlarınızda Yaptıklarınız Size Yarar Sağlıyor mu?” makalesine bakın.