İsa’nın “velinimet” olarak bahsettiği kişiler kimlerdi? Onlara neden bu unvan verilirdi?

İsa ölümünden önceki akşam elçilerine, iman kardeşleri arasında bir mevki elde etmeye çalışmamalarını öğütledi. Şunları söyledi: “Milletlerin kralları onların başına efendi kesilir, onlar üzerinde yetki sahibi olanlara da velinimet denir. Ancak, siz böyle olmayacaksınız” (Luka 22:25, 26).

İsa’nın bahsettiği “velinimet” denen kişiler kimlerdi? Yazıtlar, sikkeler ve eski metinler gösteriyor ki, Yunan ve Roma toplumlarında önemli kişileri ve yöneticileri yüceltmek amacıyla onlara Euergetes, yani “velinimet” unvanı verilirdi. Böyle kişiler topluma değerli hizmetlerde bulundukları için bu unvanı kazanırdı.

Bu unvana sahip kişiler arasında bazı krallar da vardı. Mısır hükümdarlarından III. Ptolemaios Euergetes ve VIII. Ptolemaios II. Euergetes buna örnektir. Daha sonra Roma imparatorlarından Julius Caesar ve Augustus, ayrıca Yahudiye Kralı Büyük Herodes de “velinimet” unvanını aldı. Herodes muhtemelen bu unvana, bir kıtlık sırasında halkı için buğday getirttiğinde ve yoksullara giysi yardımı yaptığında sahip oldu.

Bir Kutsal Kitap bilgini olan Adolf Deissmann “velinimet” unvanının yaygın olarak kullanıldığını belirtir. Şöyle der: “Eski eserleri araştırırsanız, çok fazla zaman harcamadan bu unvanın geçtiği yüzden fazla yazıt bulabilirsiniz.”

Peki İsa öğrencilerine “Siz böyle olmayacaksınız” derken ne demek istedi? Onlara toplum yararına bir şeyler yapmamalarını mı söylüyordu? Elbette hayır. Anlaşılan o, hayırseverliğin ardındaki niyete dikkat çekmek istedi.

İsa’nın zamanında varlıklı kişiler iyi bir isim yapmak için, arenalarda düzenlenen gösterilere ve oyunlara maddi destek sağlardı. Ayrıca parklar, tapınaklar yaptırır ve başka etkinliklere sponsor olurlardı. Ancak amaçları insanların övgüsünü kazanmak, popüler olmak veya oy toplamaktı. Bir başvuru kaynağı şunları belirtiyor: “Bağışta bulunan bazı kişiler gerçekten cömertlik gösterse de, çoğu bunu siyasi menfaatleri için yapardı.” İsa öğrencilerine işte böyle hırslı ve çıkarcı bir tutumdan kaçınmalarını söyledi.

Yıllar sonra Elçi Pavlus da, cömertlik gösterirken doğru bir niyete sahip olmanın önemini vurguladı. Korintos’taki iman kardeşlerine şunları yazdı: “Gönülsüzce ya da zorlamayla değil, herkes yüreğinde kararlaştırdığı gibi versin, çünkü Tanrı sevinçle vereni sever” (2. Kor. 9:7).