İçeriğe geç

İçindekiler kısmına geç

Yehova’nın Şahitleri

Dil seçin Türkçe

Sıcacık Bir Söz!

Sıcacık Bir Söz!

KUTSAL KİTAP devirlerinde erkekler bazen karşı cinsten kişilere “kadın” diye hitap ederdi. Bu hitap şekli bir nezaket ifadesi olarak görülürdü. İsa da bu ifadeyi kullandı. Örneğin, çocuğu cinlerin etkisinde olan bir kadın gelip ısrarla yardım istediğinde İsa şu karşılığı verdi: “Ey kadın, imanın çok büyük. Dilediğin gibi olsun” (Mat. 15:28). İsa annesiyle ve Mecdelli Meryem’le konuşurken de bu geleneksel hitap şeklini kullandı (Yuhn. 19:26; 20:15, Kitabı Mukaddes). Ancak o devirlerde kullanılan başka bir söz vardı ki nezaketten çok daha fazlasını içeriyordu.

Kutsal Kitap bazı kadınlara değinirken, özellikle iyilik ve şefkat yansıtan bir kelime kullanır. Örneğin, İsa 12 yıldır kanaması olan kadınla konuşurken bu kelimeyi kullanmıştı. Kadının İsa’ya dokunması Kanuna göre doğru değildi çünkü Kanun onun durumundaki bir kadını kirli sayıyordu. Durumundan dolayı kadının kendini başkalarından uzak tutması gerekiyordu (Lev. 15:19-27). Fakat o çaresizdi. Öyle ki “hekim hekim dolaşıp çok acılar çekmiş, tüm varını harcamış, yine de bir fayda görmemiş, tersine daha da kötü olmuştu” (Mar. 5:25, 26).

Kadın kalabalığın içinden usulca geçerek İsa’ya arkasından yaklaştı ve giysisinin saçağına dokundu. Kanaması hemen durdu! Fark edilmemeyi umuyordu fakat İsa “Bana kim dokundu?” diye sordu (Luka 8:45-47). Bunun üzerine korku içinde titreyen kadın “İsa’nın önünde yere kapandı ve tüm gerçeği ona anlattı” (Mar. 5:33).

İsa kadını rahatlatmak için “Kızım, cesur ol” dedi (Mat. 9:22). Kutsal Kitap bilginlerine göre “kızım” kelimesi için kullanılan İbranice ve Yunanca sözcük, “iyilik ve şefkat” ifadelerinin mecazi bir anlatımıdır. İsa kadını daha da rahatlatmak için sözlerine şöyle devam etti: “İmanın seni iyileştirdi. Selametle git, derdinden şifa bul” (Mar. 5:34).

İsrailli zengin bir adam olan Boaz da Moab’lı Rut’a hitap ederken “kızım” demişti. Büyük ihtimalle Rut da kendini huzurlu hissetmiyordu, çünkü tanımadığı bir adamın tarlasında hasattan kalan arpaları topluyordu. Boaz Rut’a “Kızım, beni iyi dinle” dedi, sonra da “başak toplamak için başka tarlaya gitme” diye ısrar etti. Rut Boaz’ın önünde yere kapandı ve yabancı olduğu halde kendisine neden bu kadar iyi davrandığını sordu. Boaz onu daha da rahatlatacak şu cevabı verdi: “Kaynanan [dul Naomi] için yaptığın her şeyi . . . . bana anlattılar. Yehova bu yaptıklarını ödüllendirsin” (Rut 2:8-12).

İsa ve Boaz, cemaatteki ihtiyarlar için harika örneklerdir. Diyelim ki iki ihtiyarın, Kutsal Yazılardan yardıma ve teşvike ihtiyacı olan bir hemşireyle görüşmesi gerekiyor. Böyle bir durumda ihtiyarlar duayla Yehova’nın rehberliğini ister ve hemşirenin söylediklerini dikkatle dinler. Bunu yaptıktan sonra Tanrı’nın Sözünü kullanarak hemşireyi rahatlatabilir ve teselli edebilirler (Rom. 15:4).