Birinin başkasının tarlasına delice ekmesi gerçek hayatta yaşanabilecek bir olay mıydı?

I. İustinianos’un Digesta adlı eserinin 1468’e ait bu kopyası, eski zamanlardaki davalar hakkında ayrıntı veren birçok belgeden biridir

MATTA 13:24-26’da İsa’nın şu sözleri geçer: “Göklerin krallığı, tarlasına iyi tohum eken bir adama benzer. Herkes uyurken onun düşmanı geldi, buğdayın arasına delice ekip gitti. Ekin yapraklanıp ürün verince, deliceler de göründü.” Bazı yazarlar bu örneğin gerçek hayatı yansıtıp yansıtmadığından şüphe ediyor, fakat Roma hukukuyla ilgili eski belgeler böyle olayların yaşanmış olabileceğine işaret eder.

Bir Kutsal Kitap sözlüğü şöyle diyor: “Birinden öç almak amacıyla tarlasına delice ekmek . . . . Roma kanunlarına göre suçtu. Bu konuda bir kanuna gerek duyulması bunun ender rastlanan bir durum olmadığını gösterir.” Bizans (Doğu Roma) İmparatoru I. İustinianos MS 533’te Digesta adlı bir eser yayımladı. Bu eser Roma hukukunun bir özetiydi ve klasik hukuk dönemi (MS yaklaşık 100-250) hukukçularının yapıtlarından bölümler içeriyordu. Bu bölümlerden birinde hukukçu Ulpianus ikinci yüzyılda ele alınmış bir davadan söz eder. O olayda biri başkasının tarlasına delice ekmişti ve bunun sonucunda ürün telef olmuştu. Digesta’da toprak sahibinin ya da toprağı kiralayan çiftçinin, uğradığı zararın telafisi için hangi yasal yollara başvurabileceği anlatılır (Digesta, 9.2.27.14).

Geçmişte Roma İmparatorluğu’nda böyle olayların yaşanmış olması İsa’nın söz ettiği durumun gerçek hayatta yaşanabileceğini gösterir.

Birinci yüzyılda Roma, Yahudiye’deki Yahudi yetkililere ne kadar özgürlük tanımıştı?

ROMA o dönemde Yahudiye’yi yönetmek üzere valiler tayin ederdi ve bu valilerin komutasında askerler olurdu. Valinin başlıca amacı Roma adına vergi toplamak ve bölgedeki barışı ve düzeni korumaktı. Romalı yetkililerin bir diğer amacı da yasadışı faaliyetleri durdurmak ve düzeni bozanları cezalandırmaktı. Romalılar eyaletin yönetimiyle ilgili diğer rutin işleri ise genellikle yerli halktan yöneticilere bırakırdı.

Yahudi yüksek mahkemesi Sanhedrin bir davayı ele alırken

Yahudi yüksek mahkemesi olan Sanhedrin aynı zamanda Yahudi kanunuyla ilgili meseleleri ele alıyordu. Yahudiye’nin birçok yerinde alt mahkemeler de bulunuyordu. Büyük ihtimalle hukuk ve ceza davalarının çoğu, Romalı yetkililerin müdahalesi olmaksızın bu mahkemeler tarafından ele alınıyordu. Fakat Yahudi mahkemelerinin yetkisine bazı sınırlamalar getirilmişti. Örneğin idam cezası verme yetkisi genellikle Romalı yöneticilere aitti. Bu konuda bilinen bir istisna, İstefanos’un Sanhedrin tarafından yargılanması ve bunun sonucunda taşlanarak öldürülmesidir (Elçi. 6:8-15; 7:54-60).

Yahudi Sanhedrin mahkemesinin oldukça geniş bir yetki alanı vardı. Fakat tarihçi Emil Schürer şöyle diyor: “[Sanhedrin’e] getirilen en ciddi kısıtlama, Romalı yöneticilerin istedikleri zaman yetkiyi devralabilmeleri ve bağımsız şekilde hareket edebilmeleriydi. Siyasi bir suçtan şüphelendiklerinde gerçekten de böyle yapıyorlardı.” Buna bir örnek, komutan Klaudius Lisias’ın Roma vatandaşı olan elçi Pavlus’u tutukladığı olaydı (Elçi. 23:26-30).