ZORLUK

Siz spor yapmaktan, eşiniz ise kitap okumaktan hoşlanıyor. Siz titiz ve eli çabuk birisiniz, eşiniz ise dağınık ve düzensiz. Siz dostlarınızla vakit geçirmeyi seviyorsunuz, eşiniz ise yalnız kalmayı tercih ediyor.

Kendi kendinize şöyle diyorsunuz: “Hiç uyumlu değiliz. Evlenmeden önce bunu neden fark edemedik?”

Belki de, az da olsa fark ettiniz. Fakat muhtemelen o zamanlar ödün vermeye daha istekliydiniz. Artık evli olduğunuz için bu niteliği tekrar geliştirmeniz iyi olur. Bu makale size bu konuda yardım edecek. Fakat önce, uyumlu olmadığınızı düşündüğünüz noktalarla ilgili bazı gerçekleri ele alalım.

BİLMENİZ GEREKENLER

Bazı farklılıklar ciddiye alınmalıdır. Farklılıkları saptamak için çıkma dönemi büyük önem taşır. Evlenmeden önce aralarında ciddi farklılıkların olduğunu gören birçok çift, kutuplaşmaların yaşandığı bir evliliğe başlamaktansa ayrılmaya karar vererek akıllıca davranıyor. Ancak daha önemsiz olan, yani her evlilikte olabilecek farklılıklar için ne denebilir?

İki kişinin birbirine tamamen benzemesi mümkün değildir. Bu nedenle eşlerin şu gibi alanlarda birbirinden farklı olması normaldir:

İlgi alanları. Ayla * şunları diyor: “Açık havada yapılan etkinliklere hiçbir zaman ilgi duymadım. Fakat kocam karlı dağlara tırmanarak ve kırlarda günlerce yürüyüş yaparak büyümüş.”

Alışkanlıklar. Brian şöyle diyor: “Karım gece çok geç yattığı halde sabah saat 5:00’te kalkabiliyor. Ancak ben yedi sekiz saat uyumazsam o gün huysuz oluyorum.”

Özellikler. Siz fazla konuşmayan, içedönük biriyken, eşiniz dışadönük biri olabilir. Davut şöyle diyor: “Benim ailemde kişisel sorunlar hakkında fazla konuşulmazdı, oysa eşim her şeyin açıkça konuşulduğu bir ailede büyümüş.”

Farklılıklar yararlı olabilir. Hale şöyle diyor: “Benim yöntemim iyi olabilir, fakat bu o işin farklı bir yöntemle yapılamayacağı anlamına gelmez.”

 SİZ NE YAPABİLİRSİNİZ?

Eşinizi destekleyin. Ahmet şunları anlatıyor: “Karım Mine spora hiç ilgi duymuyor. Fakat benimle birkaç kez maça geldi, hatta birlikte tezahürat bile yaptık. Öte yandan, Mine sanat sergilerine gitmeyi çok seviyor. Ben de onunla birlikte gidiyorum ve orada istediği kadar vakit geçiriyoruz. Sanatla ilgilenmek için elimden geleni yapıyorum, çünkü bu onun için önemli.” Kutsal Kitaptaki ilke: 1. Korintoslular 10:24.

Bakış açınızı genişletin. Eşinizin görüşü sırf sizinkinden farklı olduğu için yanlış olduğunu düşünmek doğru değildir. Aydın bunu şu sözlerle doğruluyor: “Her zaman A noktasından B noktasına çizilen düz bir çizginin en kısa yol olduğunu ve diğer seçeneklerin hatalı olacağını düşünürdüm. Fakat evli olmak A’dan B’ye giden birçok yol olduğunu ve her yöntemin kendine göre avantajları olduğunu görmemi sağladı.” Kutsal Kitaptaki ilke: 1. Petrus 5:5.

Gerçekçi olun. Uyumlu olmak, tıpa tıp aynı olmak anlamına gelmez. Dolayısıyla eşinizle aranızda birkaç farklılık olduğunu gördüğünüzde yanlış bir evlilik yaptığınızı düşünmeyin. The Case Against Divorce adlı kitap şöyle diyor: “Birçok kişi ‘Aşk gözümü kör etti’ diyerek kendini savunuyor. . . . . Ancak birlikte mutlu şekilde geçirdiğiniz her gün, aranızdaki farklılıklar ne olursa olsun birbirinizi sevebileceğinizi gösterir.” Kutsal Kitap şöyle der: ‘İçinizden birinin diğerinden yakınmak için bir nedeni olsa bile, birbirinize katlanmaya devam edin’ (Koloseliler 3:13).

Deneyin: Eşinizin sevdiğiniz ve uyumlu olduğunuzu düşündüğünüz yönlerini yazın. Sonra da uyumlu olmadığınız yönlerini yazın. Bu şekilde farklılıklarınızın sandığınızdan daha önemsiz olduğunu göreceksiniz. Ayrıca bu liste daha hoşgörülü olmanız ve eşinizi daha çok desteklemeniz gereken alanları ortaya çıkaracak. Kenan şöyle diyor: “Karım bana uyum sağlamak için değişiklikler yaptığında onu çok takdir ediyorum ve ben aynı şeyi yapınca onun da beni takdir ettiğini biliyorum. Bu, özveride bulunmamı gerektirse de, onu mutlu görmek beni de mutlu ediyor.” Kutsal Kitaptaki ilke: Filipililer 4:5.

^ p. 10 Bu makaledeki bazı isimler değiştirilmiştir.