BİR yazar şöyle demiş: ‘Hayat iyi kartlara sahip olmak değil, kötü kartlarla iyi bir el oynamayı başarmaktır.’ Gerçekten de bugün kimse kusursuz yaşam şartlarına sahip değil. Fakat pes etmeyip hayatımızın kontrolünü tekrar ele geçirmenin sırrı, içinde bulunduğumuz şartları kabullenmeyi ve bu sınırlara uyum sağlamayı öğrenmektir. Dileriz, olumsuz koşullara rağmen hayatınızı bir ölçüde de olsa kontrol etmeyi başarırsınız ya da zamanla koşullarınız daha iyi hale gelir. Ancak Kutsal Kitap hepimizi çok daha iyi bir geleceğin beklediğini söyler.

Yaratıcımız tüm insanların hayattan tam anlamıyla doyum alacağı bir zamanın geleceğini vaat ediyor. O zaman insanlar yıpratıcı koşulların, bugünkü baskıların ve olumsuz duyguların kısıtlayıcı etkisi olmadan tüm potansiyellerini kullanabilecekler (İşaya 65:21, 22). Kutsal Kitap bundan “gerçek yaşam” olarak söz eder (1. Timoteos 6:19).

“Evler yapacaklar, içinde oturacaklar; bağlar kuracaklar, meyvesini yiyecekler. Yaptıkları evde başkası oturmayacak; kurdukları bağın meyvesini başkası yemeyecek. Halkımın ömrü ağacın ömrü gibi uzun olacak. Seçtiklerim ellerinin eserlerini doya doya kullanacaklar” (İşaya 65:21, 22)