William Whiston bilim insanı, matematikçi, din adamı ve çok sayıda eseri olan bir yazardı. Aynı zamanda İngiliz fizikçi ve matematikçi Sir Isaac Newton’ın çalışma arkadaşıydı. William Whiston 1702 yılında Cambridge Üniversitesi’nde (İngiltere), Newton’ın ardından Lucas Kürsüsü Matematik Profesörü oldu. Bilim ve teknoloji dünyasının büyük dehalarından bazıları bu profesörlük unvanını taşımaktadır.

WILLIAM WHISTON özellikle Kutsal Kitabı araştıranlar tarafından tanınır, çünkü birinci yüzyılda yaşamış Yahudi tarihçi Flavius Josephus’un eserlerini İngilizceye çevirmiştir. The Works of Josephus (Josephus’un Çalışmaları) Yahudi tarihine ve ilk Hıristiyanların dünyasına önemli ölçüde ışık tutar.

NEYE İNANIYORDU?

William Whiston üstün zekâsını bilim ve din başta olmak üzere birçok alanda kullandı. Kutsal Kitabın yaratılış kaydının doğru olduğuna ve doğada açıkça görülen tasarımın, zarafetin ve düzenin ilahi bir Mimara işaret ettiğine inandı.

Ayrıca ona göre Hıristiyan Âleminin birçok mezhebe bölünmesinin nedeni, din adamlarının Kutsal Kitabın sözlerinden saparak, Kilise Babaları denen kişilerin ve kilise konsillerinin Kutsal Kitap dışı öğretilerini ve geleneklerini tercih etmesiydi.

Whiston, Kutsal Kitabı Tanrı’yla ilgili hakikati ortaya koyan bir kitap olarak kabul ettiğinden, cehennemde sonsuz azap inancını reddetti. Bu inancı saçma ve zalimce buldu, üstelik Tanrı’ya hakaret olarak gördü. Ancak onu kilise yetkilileriyle karşı karşıya getiren asıl şey üçleme öğretisini reddetmesiydi. Bu öğreti Tanrı’yı, O’na eşit ve O’nun gibi ebedi üç kişiyle tanımlar: Baba, Oğul ve Kutsal Ruh. Yine de bu öğretiye göre üç tanrı değil, tek tanrı vardır.

 TOPLUM DIŞINA İTİLDİ

William Whiston dikkatli bir araştırma yaptıktan sonra üçleme öğretisinin ilk Hıristiyanlar tarafından öğretilmediğini, bu öğretinin pagan felsefenin Hıristiyanlığa sızmasından sonra benimsendiğini anladı. * Arkadaşları Whiston’ı uyararak araştırmalarını yayımlamanın tehlikeli olabileceğini söyledi. Ancak Whiston İsa’nın Tanrı tarafından yaratılmış bir varlık olduğunu kavramış, İsa’nın yapısıyla ilgili gerçeklerin çarpıtıldığını fark etmişti ve bu gerçekleri görmezden gelemezdi.

Cambridge Üniversitesi, Anglikan öğretilerine ters düşen fikirler öğreten herkesi görevden alıyordu, bu Whiston’ın da işini kaybedebileceği anlamına geliyordu. Ancak üçlemenin sahte bir öğreti olduğunu düşünmesine rağmen görüşlerini dile getirmeyen Newton’ın tersine Whiston sessiz kalmadı. O şöyle yazdı: “Hiçbir dünyevi istek beni vazgeçirmeyecek.”

İnandığı şeylerden ödün vermeyi reddettiği için “tanınmış bir akademisyenken toplum dışına itilmiş biri haline geldi”

William Whiston 1710’da üniversiteden atıldı. İnandığı şeylerden ödün vermeyi reddettiği için “tanınmış bir akademisyenken toplum dışına itilmiş biri haline geldi.” Ama o bundan sonra bile yılmadı. Hatta sapkınlıkla suçlandığı sırada Primitive Christianity Revived (İlk Hıristiyanlığın Yeniden Canlanışı) isimli bir dizi deneme kaleme aldı. Buradaki “ilk Hıristiyanlık” ifadesi başlangıçtaki, yani İsa’nın ilk takipçileri tarafından uygulanan Hıristiyanlığa atfediyordu. Whiston sonra Society for Promoting Primitive Christianity isimli bir dernek kurdu ve dernek toplantılarını Londra’daki evinde yapmaya başladı.

Whiston profesörlük görevini kaybetmesine ve bir süre maddi sıkıntı çekmesine rağmen Londra’daki kahve salonlarında dersler vermeye ve yazmaya devam etti. İlk Hıristiyanların yaşadığı tarihsel ortamın daha iyi anlaşılması için Josephus’un eserlerini tercüme etti ve 1737’de yayımladı. Bu tercüme o günden beri basılmaktadır.

Yazar James E. Force’a göre William Whiston cesur ama kabul görmeyen tavrı nedeniyle bugün birçoklarının gözünde “tuhaf biri.” Fakat bir Kutsal Kitap bilgini, hakikati arayan samimi bir din adamı ve inançlarına göre yaşamaya kararlı biri olarak başkalarının takdirini kazanıyor.

^ p. 10 Kutsal Kitabın, Tanrı’nın yapısıyla ilgili söyledikleri açıktır. Daha fazla bilgi için jw.org sitesini ziyaret edin. KUTSAL KİTABIN ÖĞRETTİKLERİ > KUTSAL KİTAPLA İLGİLİ SORULARIN CEVAPLARI kısmına bakın.