Çağımızda bilim büyük ilerlemeler kat etmiştir. Bunun sonucunda eski teorilerin yerini yenileri almıştır. Bir zamanlar gerçek olarak kabul edilen bir şey artık yanlış inanış olarak görülebilir. Bilim kitaplarının sık sık yeniden gözden geçirilmesi gerekir.

MUKADDES KİTAP bir bilim kitabı değildir. Yine de bilimsel konularda söyledikleri kadar, söylemedikleri açısından da dikkate değerdir.

Bilimle bağdaşmayan görüşler içermez.

Eski dönemlerde birçok yanlış inanış geniş çapta kabul görürdü. Yeryüzü hakkında, düz olduğu veya fiziksel maddelerin ya da nesnelerin üzerinde durduğu inancına benzer çok çeşitli görüşler vardı. Bilim, hastalıkların nasıl yayıldığını ya da önlendiğini keşfetmeden uzun zaman önce doktorlar ya etkisiz ya da ölümcül olan bazı uygulamalara başvuruyorlardı. Oysa Mukaddes Kitap 1.100’ü aşkın bölümünde bilimle bağdaşmayan görüşlerin ya da zararlı uygulamaların herhangi birini bir kez olsun onaylamamıştır.

Mukaddes Kitap dünyanın daire şeklinde ve ‘hiçliğin üzerinde’ asılı olduğunu uzun zaman öncesinden söylemiştir

Bilimsel yönden doğru ifadeler.

Mukaddes Kitap yaklaşık 3.500 yıl önce dünyanın ‘hiçliğin üzerinde’ asılı olduğunu söylemiştir (Eyub 26:7). İşaya peygamber de MÖ sekizinci yüzyılda açıkça “dünya dairesi [ya da küresi]” ifadesini kullanmıştır (İşaya 40:22). Onu destekleyen görünür ya da fiziksel herhangi bir şey olmaksızın uzay boşluğunda duran küre şeklinde bir dünya. Bu tanım çağdaş bilimle göze çarpar ölçüde uyumlu değil mi?

MÖ yaklaşık 1500’de yazılan ve Mukaddes Kitabın ilk beş kitabında bulunan Musa Kanunu, hastaların karantinaya alınması, cesetle temas ve atıkların imhası hakkında yanılmaz yasalar içerir ve o zamanlar henüz bilinmeyen bilgiler sağlar (Levililer 13:1-5; Sayılar 19:1-13; Tesniye 23:13, 14).

Bilim insanları kısmen güçlü teleskoplar sayesinde evrenin birden “doğduğu” sonucuna vardılar. Bu açıklamanın taşıdığı anlamlar bazı bilim insanlarını mutlu etmedi. Bir profesör şöyle dedi: “Evrenin bir başlangıcının olması bir ilk neden gerektirir; çünkü yeterli neden olmadan böyle bir etkinin olacağını kim düşünebilir?” Ancak teleskopların icat edilmesinden uzun zaman önce, Mukaddes Kitabın daha ilk ayetinde açıkça şöyle denmiştir: “Başlangıçta Allah gökleri ve yeri yarattı” (Tekvin 1:1).

Eski bir kitap olmasına ve birçok konuya değinmesine rağmen Mukaddes Kitap bilimsel yönden hiçbir yanlış içermez. Böyle bir kitap en azından üzerinde düşünülmeye değmez mi? *

^ p. 9 Mukaddes Kitabın bilimsel doğruluğunu gösteren daha fazla örnek için Yehova’nın Şahitlerinin inancını yansıtan Tüm İnsanlar İçin Bir Kitap başlıklı yayının 18-21. sayfalarına bakın.