Yeremya 20:1-18

  • Paşhur Yeremya’yı tomruğa vurur (1-6)

  • Yeremya konuşmadan duramaz (7-13)

    • Tanrı’nın sözü yanan bir ateş gibi (9)

    • Yehova korku salan bir savaşçı gibi (11)

  • Yeremya’nın şikâyeti (14-18)

20  Yehova’nın mabedindeki başgörevli, İmmer oğlu Kâhin Paşhur, Yeremya’nın bildirdiği bu sözleri duydu. 2  Bunun üzerine Yeremya Peygamber’i dövüp Yehova’nın mabedinin Yukarı Benyamin Kapısı’nda tomruğa* vurdu.+ 3  Ertesi gün Paşhur onu tomruktan çıkarınca Yeremya ona şöyle dedi: “Yehova senin ismini değiştirdi, ismin artık Paşhur* değil, ‘Etrafta Dehşet Uyandıran.’+ 4  Yehova şöyle diyor: ‘Ben seni öyle bir hale getireceğim ki, hem sen hem de dostların dehşet içinde kalacaksınız. Onlar, gözlerinin önünde düşman kılıcıyla yere serilecek.+ Tüm Yahuda’yı Babil Kralı’nın eline teslim edeceğim. O da halkı Babil’e sürgüne götürecek ve kılıçla öldürecek.+ 5  Bu şehrin tüm zenginliğini, varını yoğunu, tüm değerli şeylerini ve Yahuda krallarının bütün hazinelerini düşmanlarının eline teslim edeceğim.+ Onları yağma edecek ve alıp Babil’e götürecekler.+ 6  Sana ve evindekilere gelince ey Paşhur, siz sürgüne gideceksiniz. Babil’e gidip orada öleceksin, tüm dostlarınla birlikte orada gömüleceksin. Çünkü onlara bildirdiğin sözler yalandı.’”+  7  Ah Yehova, beni kandırdın, ben de kandım. Gücünü kullanıp beni alt ettin.+ Gün boyu alay konusu oldum,Herkes benimle eğleniyor.+  8  Çünkü her ağzımı açtığımda,“Zorbalık ve yıkım!” diye feryat etmeye mecburum. Yehova’nın sözü yüzünden bütün gün aşağılanıyor,Alaya alınıyorum.+  9  Bu yüzden “Bir daha O’ndan söz etmeyeceğim,O’nun adına konuşmayacağım” dedim.+ Ama sözü yüreğimde alev alev yanan,Kemiklerimin içine kapatılmış bir ateş gibi oldu,Onu içimde tutmaktan yoruldum,Dayanacak gücüm kalmadı.+ 10  Birçok korkunç iftira kulağıma geldi,Dört bir yanımda dehşet kol geziyordu.+ “Onu suçlayın, suçlayalım onu!” diyorlardı. Benim için iyi dileklerde bulunan herkesTökezleyip düşmemi bekliyordu.+ “Belki akılsızca bir hata yapar daOnu yener ve öcümüzü alırız” diyorlardı. 11  Oysa Yehova korku salan bir savaşçı gibi her zaman benimle.+ Bu yüzden bana eziyet edenler tökezleyecek, beni alt edemeyecekler.+ Başarısızlığa uğrayıp büyük bir utanca düşecekler. İçine düştükleri rezillikten asla kurtulamayacaklarVe bu asla unutulmayacak.+ 12  Fakat sen, ey Göklerin Hâkimi Yehova, doğru insanı incelersin,Onun en derindeki düşüncelerini* ve yüreğini görürsün.+ Ne olur onlardan öç aldığını göreyim,+Çünkü davamı Sana sundum.+ 13  Yehova’ya ilahi söyleyin! Yehova’yı yüceltin! Çünkü yoksulun canını kötülerin elinden kurtardı. 14  Doğduğum güne lanet olsun! Annemin beni doğurduğu gün olmaz olsun!+ 15  Babama “Bir oğlun oldu, oğlun!” diye müjde getiripOnu sevinçten havalara uçuran adama lanet olsun! 16  O adam Yehova’nın hiç acımadan yıktığı şehirler gibi olsun. Sabahleyin çığlıklar, öğle vakti savaş naraları duysun. 17  Neden beni annemin karnındayken öldürmedi? O zaman annem hiç doğum yapmaz,Benim mezarım olurdu.+ 18  Ben sıkıntılar ve acılar görmek,Utanç içinde yaşayıp ölmek için mi+Annemin karnından çıktım?

Dipnotlar

Sözlük kısmına bakın.
Olası anlamı, “etrafta kalan.”
Ya da “en derindeki duygularını.” Orijinal dilde: “böbreklerini.”