Eyüp 6:1-30

  • Eyüp’ün cevabı (1-30)

    • Yakınmakta haklı olduğunu söyler (2-6)

    • Dostları onu yüzüstü bırakır (15-18)

    • ‘Doğru sözler acı gelmez’ (25)

6  Eyüp şu sözlerle karşılık verdi:  2  “Keşke tüm dertlerim+ tartılabilseydi,Sıkıntılarımla birlikte teraziye konabilseydi!  3  Çektiğim acı denizlerin kumundan daha ağır. İşte bu yüzden saçma sapan konuşuyorum.+  4  Her Şeye Gücü Yeten’in okları beni delip geçiyor,Ruhum onların zehrini içiyor,+O’ndan gelen korkunç şeyler ordu gibi karşıma diziliyor.  5  Hiç yaban eşeği+ otun başında anırır mı? Ya da sığır, önünde yem varsa böğürür mü?  6  Tadı olmayan yemek tuzsuz yenir mi? Ebegümecinin suyunda lezzet olur mu?  7  Böyle şeylere dokunmak istemiyorum. Benim için bozulmuş yemek gibiler.  8  Ah keşke dileğim yerine gelseydi,Tanrı arzumu gerçekleştirseydi!  9  Elini uzatıp yaşamla bağımı kesseydi,+Beni ezip yok etmek isteseydi! 10  Bunu bilmek bile beni teselli ederdi,Dayanılmaz acıma rağmen sevinçten sıçrardım,Çünkü kutsal* Tanrı’nın+ sözlerine hep bağlı kaldım. 11  Dayanacak gücüm kalmadı.+ Önümde güzel günler var mı ki yaşayayım? 12  Ben kaya gibi güçlü müyüm? Ya da bedenim demirden* mi? 13  Dayanağım olan ne varsa elimden alınmışken,Kendime ne hayrım dokunur? 14  Arkadaşına vefasızlık edene* gelince,+O kişi Her Şeye Gücü Yeten Tanrı’dan korkmayı bırakır.+ 15  Kışları akan, ama yaz gelince kuruyup giden dereler gibi,Dostlarım* da beni yüzüstü bıraktı.+ 16  O dereler çözülen buzlarla bulanıklaşır,Eriyen karlarla kabarır. 17  Ama zamanla susuz kalır, kaybolurlar;Sıcaklar bastırınca kururlar. 18  Gittikleri yön değişir,Çöle akıp yok olurlar. 19  Tema’dan+ gelen kervanlar o suları bulmak için bakınır,Sabalı+ yolcular o dereleri arar. 20  Ama oraya gelince hayal kırıklığına uğrar,Güvenleri boşa çıktığı için kendilerinden utanırlar. 21  İşte sizin de bana hiçbir faydanız yok,+Yaşadığım feci şeyleri görüyor ve korkuyorsunuz.+ 22  Sizden bir şey bekledim mi? ‘Benim adıma servetinizden hediye verin’ dedim mi? 23  Beni düşmanın elinden almanızı,Zorbanın elinden kurtarmanızı* istedim mi? 24  Bana anlatın da susayım;+Ne yanlış yaptığımı anlayayım. 25  Doğru sözler hiç de acı gelmez!+ Fakat sizin dedikleriniz* neye yarıyor?+ 26  Sözlerimi düzeltmek için plan mı yapıyorsunuz,Çaresiz bir adamın uçup giden sözlerini?+ 27  Siz çıkar için arkadaşınızı satar,+Öksüz kimin kölesi olacak diye kura çekersiniz!+ 28  Şimdi dönüp bana bir bakın,Çünkü yüzünüze yalan söylemem. 29  Lütfen bir daha düşünün; bana haksızlık etmeyin. Evet, tekrar düşünün; ben doğruluğumdan bir şey kaybetmedim. 30  Sizce sözlerimle haksızlık mı ediyorum? Ne halde olduğumu anlamıyor muyum?”

Dipnotlar

Sözlük kısmına bakın.
Orijinal dilde: “bakırdan.”
Ya da “vefalı sevgi göstermeyene.” Sözlük kısmındaki “vefa” maddesine bakın.
Orijinal dilde: “Kardeşlerim.”
Orijinal dilde: “bedel ödeyip kurtarmanızı.”
Ya da “eleştirileriniz.”