Eyüp 3:1-26

  • Eyüp doğduğu güne lanet eder (1-26)

    • Neden acı çektiğini sorar (20, 21)

3  Sonunda Eyüp söze başladı. Doğduğu güne lanetler yağdırarak+ 2  şunları söyledi:  3  “Doğduğum gün olmaz olsun,+Annemin bana gebe kaldığı gece de!  4  O gün karanlığa gömülsün,Tanrı o günü hatırlamasın,Işık onu aydınlatmasın.  5  Zifiri karanlık o günü yutsun,Üzerine karabulutlar çöksün,Onu öğle vakti korkunç bir karanlık kaplasın.  6  O gece koyu karanlıklara gömülsün,+Yılın günleri arasında yüzü gülmesin,Ayın günleri arasına girmesin.  7  Evet, bereketsiz olsun o gece,Sevinç haykırışları duyulmasın.  8  Güne lanet okuyanlar,Timsahı*+ uyandırabilenler, o geceye lanet etsin.  9  Alacakaranlık vaktinde yıldızları kararsın,Beklediği ışık hiç doğmasın,Günün ağardığını görmesin. 10  Çünkü anamın rahmini kapamadı,+Beni sıkıntılardan esirgemedi. 11  Neden doğarken ölmedim,Neden ana karnından çıkarken can vermedim?+ 12  Neden annem beni dizlerine yatırdı,Neden beni emzirdi? 13  O sırada ölseydim şimdi huzur içinde yatmış,+Uyuyor, dinleniyor olurdum;+ 14  Yaptıkları yerler artık harabe olmuş* Krallar ve danışmanlarıyla birlikte, 15  Evlerini gümüşlerle doldurmuş,Altınlar toplamış prenslerle* birlikte dinlenirdim. 16  Ya da neden fark edilmeyen bir düşük gibi,Hiç gün ışığı görmemiş bir bebek gibi yok olmadım? 17  Mezarda kötülerin bile huzursuzluğu biter,Gücü tükenenler rahata erer.+ 18  Orada bütün esirler huzur içindedir,Çünkü kimse onlara iş buyurmaz. 19  Zayıf da güçlü de birdir orada,+Köle efendisinin baskısından kurtulmuştur. 20  Tanrı neden acı çekenlere yaşam ışığı,Canından bezenlere+ hayat verir? 21  Onlar ölümü özlemle beklerken+ neden ona kavuşamaz? Oysa define için toprağı kazanlardan daha heveslidirler, 22  Mezarı bulunca sevinirler,Mutluluktan havalara uçarlar. 23  Tanrı neden çaresiz bıraktığı* insana,+Yolunu kaybetmiş kişiye hayat ışığı verir? 24  İnlemekten yemek yiyemiyorum,+Feryadım+ coşkun sular gibi. 25  Korktuğum başıma geliyor,Kâbusum gerçek oluyor. 26  Huzurum, rahatım kalmadı,Dertlerim dinmek bilmiyor.”

Dipnotlar

İbranice levyatan. Sözlük kısmındaki “levyatan” maddesine bakın.
Alternatif çeviri: “Kendilerine ıssız mekânlar yapmış.”
Ya da “yüksek rütbeli saray görevlileriyle.”
Orijinal dilde: “dört bir yanına çit çektiği.”