İçeriğe geç

İçindekiler kısmına geç

 EK

Bayramları ve Özel Günleri Kutlamalı mıyız?

Bayramları ve Özel Günleri Kutlamalı mıyız?

BUGÜN dünyanın birçok yerinde, hem dinsel hem de dinsel olmayan özel günler kutlanıyor. Bu popüler kutlamaların kaynağı Kutsal Kitap değildir. Öyleyse bunların kökeni nedir? Bir ansiklopediye bakma fırsatınız olursa, yaşadığınız yerde kutlanan özel günler hakkında yazılanları gördüğünüzde şaşırabilirsiniz. İşte birkaç örnek:

Anneler Günü. Bir ansiklopedide bu günle ilgili şu açıklama yer alıyor: “Eski Yunan’daki, annelere tapınma âdetinden gelen bir kutlamadır. Annelere tapınma, Anadolu’da 15 Mart’ta Tanrıların Anası olan Kibele ya da Reia onuruna yapılan resmi törenlerle gerçekleştirilirdi” (The Encyclopaedia Britannica, 1959, 15. Cilt, s. 849).

Sevgililer Günü. Bir ansiklopedi şu bilgiyi veriyor: “Sevgililer günü, isimleri Valentine olan iki şehit Hıristiyanın anısına yapılan şenlikten gelir. Fakat bu âdetler . . . . büyük ihtimalle eski Roma’da her yıl 15 Şubat’ta kutlanan Lupercalia bayramıyla bağlantılıdır. Bu bayram, Roma’nın kadın ve evlilik tanrıçası Juno ve doğa tanrısı Pan’ın onuruna kutlanırdı” (The World Book Encyclopedia, 1973, 20. Cilt, s. 204).

Yılbaşı Kutlamaları. Yılbaşı kutlamalarının tarihi ve bununla bağlantılı âdetler ülkeden ülkeye değişir. Bir ansiklopedide bu kutlamanın kökeni hakkında şöyle deniyor: “Roma yöneticisi Julius Caesar, MÖ 46’da 1 Ocak tarihini Yılbaşı olarak belirledi. Romalılar bu günü, kapıların ve başlangıçların tanrısı Janus’a adamıştı. Ocak ayının İngilizce karşılığı olan January kelimesi, bir yüzü ileriye, diğer yüzü geriye bakan, iki yüzü olan Janus’un isminden gelir” (The World Book Encyclopedia). Görüldüğü gibi, Yılbaşı kutlamalarının kökeninde pagan gelenekler vardır.

 Nevruz kutlamaları. Bu kutlamalardaki ateşten atlama âdeti hakkında bir kaynak şunları açıklar: “Türklerde . . . . ateş, temizlenmenin ve arındırmanın bir vasıtasıdır. . . . . Ateşin üzerinden atlatılmak suretiyle arındırma âdeti, Orta Asya Türk topluluklarında korunarak günümüze kadar ulaşmıştır.” Bu kaynak nevruz kutlamalarının üç ana özelliğini şöyle özetler: 1. Yeniden doğuşun ifadesi ve kötülüklerin terk edilmesi. 2. Tanrıların kader tayinleri için toplantı yaptıklarına dair Babil inanışı. 3. Ölülerin bugünde dirileceği inancı (Türk Dünyası Nevruz Ansiklopedisi, Atatürk Kültür Merkezi Başkanlığı Yayınları, 2004, s. 32, 47).

Cadılar Bayramı. “Cadılar Bayramıyla bağlantılı âdetlerin izlerine Hıristiyanlık öncesi zamanlardaki bir Druid [eski Kelt kâhinliği] kutlamasında rastlanabilir. Keltler iki büyük tanrı için bayram yapardı. Bunlardan biri güneş tanrısı, diğeri ölüler tanrısıydı . . . . Ölüler tanrısı için yapılan bayram, Keltlerin yılbaşı kabul ettiği 1 Kasım’da kutlanırdı. Ölüler bayramı yavaş yavaş Hıristiyanlığa girdi” (The Encyclopedia Americana).

Paskalya. Bir ansiklopedide, “Yeni Ahitte, Paskalya’nın kutlandığına ilişkin hiçbir belirti yoktur” diye yazar (The Encyclopædia Britannica). Öyleyse bu bayramın kökeni nedir? Pagan tapınması. Bu bayramda İsa’nın dirilişinin kutlandığı iddia edilse de, Paskalya dönemiyle bağlantılı geleneklerin Kutsal Kitapla ilgisi yoktur. AnaBritannica ansiklopedisinde Paskalya âdetleri hakkında şunlar söyleniyor: “Bunların çoğu, yeniden diriliş inancı bağlamında Avrupa ve Ortadoğu’da doğmuş putperest bahar şenliklerinin eski tören ve simgelerinden kaynaklanır. Örneğin bu etkilerle, başlangıçta Büyük Perhiz sırasında yenilmesi yasak olan yumurta, daha sonra yeni yaşamın ve dirilişin simgesi olarak büyük önem kazanmış, boyalı yumurtalar Paskalya’nın simgesi haline gelmiştir” (2000, 17. Cilt, s. 462). Başka bir ansiklopedide ise “Tavşan putperest bir semboldür ve her zaman doğurganlığın simgesi olmuştur” deniyor (The Catholic Encyclopedia).

Diğer Bayramlar ve Özel Günler. Dünyadaki tüm bayramları tek tek ele almamız mümkün değil. Ancak, insanları ya da teşkilatları yücelten bayramları Yehova onaylamaz (Yeremya 17:5-7; Elçiler 10:25, 26). Bir dini bayramın Tanrı’yı memnun edip etmediğini belirleyen etkenin, o bayramın kökeni olduğunu da unutmayalım (İşaya 52:11; Vahiy 18:4). Bu kitabın 16. bölümünde değinilen Kutsal Kitap ilkeleri, dini olmayan bayramlar ve özel günler hakkında Tanrı’nın ne düşündüğünü anlamanıza yardım edecek.