İçeriğe geç

İçindekiler kısmına geç

Kutsal Kitabı Doğru Anlamak Neden Önemli?

Kutsal Kitabı Doğru Anlamak Neden Önemli?

Dört yaşındaki küçük kız, bir fabrikanın bacasından çıkan dumanları görünce buranın bulut fabrikası olduğunu sandı. Küçük kızın gördüklerini yanlış anlaması herhalde yüzünüzde bir tebessüm oluşturmuştur. Ancak hayattaki bazı gerçekleri yanlış anlamak daha ciddi sonuçlar doğurabilir. Örneğin bir ilaç kutusunun üstündeki bilgileri yanlış anlamak sağlığınızı bozabilir.

Öte yandan Tanrı ve sözleri hakkındaki yanlış anlamalar hayatımızı çok daha ciddi etkiler. Örneğin geçmişte bazıları İsa peygamberin sözlerini yanlış anladılar (Yuhanna 6:48-68). Anlamadıkları şeyleri sormak yerine, onu dinlemeyi reddettiler. Ve çok şey kaybettiler.

Tevrat, Zebur ve İncil olarak bilinen Kutsal Kitabı okuyan biriyseniz bu övgüye değer. Ancak birçok kişi gibi siz de okuduğunuz bazı kısımları yanlış anlayabilirsiniz. Şimdi insanların genelde yanlış anladığı üç ayete bakalım.

  • Bazı insanlar Kutsal Kitaptaki “Tanrı’dan kork” emrini yanlış anlıyorlar (Vaiz 12:13). Onlar Tanrı’nın kötüleri cehennemde cezalandıracağını, bu nedenle O’ndan korkmaları gerektiğini düşünüyorlar. Ancak Kutsal Kitap açıkça ‘ölüler hiçbir şeyin farkında değildir’ der, yani onların acı çekmesi imkânsızdır (Vaiz 9:5). Ayrıca Kutsal Kitap “Tanrı sevgidir” der ve O’nun insanlara asla işkence etmeyeceğini öğretir (1. Yuhanna 4:8; Yeremya 7:31). Aksine Tanrı bize şöyle söyler: “Korkma, çünkü Ben seninle beraberim. Etrafına bakınıp durma, çünkü Ben senin Tanrınım. Sana güç vereceğim. Sana yardım edeceğim” (İşaya 41:10). Kutsal Kitabın bahsettiği Tanrı korkusu aslında O’na derin bir hayranlık ve saygı duymak anlamına gelir.

  • ‘Yer ateş için saklanıyor’ sözü ne anlama gelir?

    Bazı insanlar da şu ayetten yanlış bir sonuç çıkarıyor: ‘Her şeyin bir zamanı var: Doğumun vakti, ölümün vakti var.’ Onlara göre bu sözler, Tanrı’nın her insanın ölüm vaktini önceden belirlediği anlamına geliyor (Vaiz 3:1, 2). Ancak bu kayıt yaşam döngüsünden bahseder ve ölümün bunun bir parçası olduğunu anlatır. Aslında Tanrı’nın Sözü ömrümüzün uzun ya da kısa olmasında, verdiğimiz kararların etkisi olabileceğini gösterir. Örneğin bir ayette “Yehova korkusu ömrü uzatır” diye yazar (Özdeyişler 10:27; Mezmur 90:10; İşaya 55:3). Nasıl? Tanrı’nın sözlerine saygı duyup uygulamaya çalışırsak, aşırı içki içmek ya da ahlaksız bir yaşam gibi sağlığımızı bozacak etkenlerden uzak dururuz (1. Korintoslular 6:9, 10).

  • ‘Gökler ve yer ateş için saklanıyor’ diyen ayeti okuyan bazı kişiler bu sözlerin harfiyen gerçekleşeceğini, yani Tanrı’nın bu gezegeni yok edeceğini düşünüyor (2. Petrus 3:7). Ancak Tanrı yeryüzünün yok olmasına hiçbir zaman izin vermeyeceğini söyledi. O, ‘Yeri sağlam temeller üzerine kurdu. Sonsuza dek, asla sarsılmayacak’ (Mezmur 104:5; İşaya 45:18). Ateşle yok edilir gibi tamamen yok edilecek olan şey bu gezegen değil, içinde yaşadığımız bozuk sistemdir. Gökler ifadesiyse harfi anlamda kullanıldığında gökyüzüne, evrene ya da Tanrı’nın mekânına atfeder. Bunların hiçbiri yok edilmeyecek.

NEDEN YANLIŞ ANLIYORLAR?

Bu örneklerden insanların Kutsal Kitaptan okudukları bazı kısımları yanlış anladıklarını gördük. Bazıları şöyle soruyor: “Madem Tanrı hikmetin ve bilginin kaynağı, neden herkesin kolayca anlayabileceği bir kitap göndermedi?” Bu sorunun cevabını almak için Kutsal Kitabı anlamanın üç anahtarına bakalım:

  1. Tanrı Kutsal Kitabı alçakgönüllü ve öğrenmeye istekli insanların anlayabileceği  şekilde yazdırdı. İsa peygamber şöyle dua etmişti: “Göğün ve yerin Rabbi! Sana şükrederim, çünkü bu şeyleri bilge ve akıllı kişilerden özenle gizleyip küçük çocuklara açtın” (Luka 10:21). Kutsal Kitap, sadece doğru tutumla okuyan kişilerin anlayacağı şekilde yazılmıştır. Genelde gururlu bir tutuma sahip olan “bilge ve akıllı kişiler” Kutsal Kitabın sözlerini yanlış anlamaya meyillidir. Bunun tersine Kutsal Kitabı “küçük çocuklar” gibi alçakgönüllü şekilde okuyan, öğrenmeye istekli kişiler Tanrı’nın sözlerinin anlamını kavrayabilirler. Tanrı’nın Kutsal Kitabı yazdırma şeklindeki hikmeti görebiliyor musunuz?

  2. Kutsal Kitabı anlamak için Tanrı’dan samimiyetle yardım istemek gerekir. İnsanların İsa’nın öğretilerini tam olarak anlamak için yardıma ihtiyacı olacaktı. İsa bu yardımın nereden geleceğini şu sözleriyle gösterdi: “Yardımcı, yani Babamın benim adımla göndereceği kutsal ruh, size her şeyi o öğretecek” (Yuhanna 14:26). Tanrı kutsal ruhunu, yani gücünü kullanarak insanların Kutsal Kitaptan okuduklarını anlamasına yardım eder. Ancak O’ndan bu konuda yardım istemeyen kişilere kutsal ruhunu vermez, bunun sonucunda da Kutsal Kitap onlara genelde anlaşılmaz gelir. Kutsal ruh Kutsal Kitabı anlamaya çalışan kişilere başka bir yolla daha yardım eder: Kutsal Kitap konusunda daha bilgili kişileri onlara yönlendirir (Elçiler 8:26-35).

  3. Kutsal Kitabın bazı kısımları ancak Tanrı’nın uygun gördüğü zamanda anlaşılabilir. Bir keresinde Tanrı’nın meleği Daniel peygambere gelecekle ilgili bazı sözleri kaleme almasını söyledi. Sonra şöyle dedi: “Daniel, son vakte kadar bu sözleri sakla ve kitabı mühürle.” Yüzyıllar boyunca insanlar Daniel’in yazdıklarını okudular ama tam olarak anlayamadılar. Aslında Daniel de kaleme aldığı bazı şeyleri anlamamıştı. O alçakgönüllü şekilde şöyle dedi: “Bunları duydum ama anlayamadım.” Melek ona şöyle cevap verdi: “Bu sözler son vakte dek saklı ve mühürlü kalacak.” İnsanlar Daniel’in yazdıklarını ancak Tanrı’nın belirlediği zamanda doğru şekilde anlayacaklardı. Peki bu sözleri kim anlayacaktı? Melek Daniel’e “Kötülerden hiçbiri bir şey anlamayacak, fakat sağgörülü olanlar anlayacaklar” dedi (Daniel 12:4, 8-10). Bu kayıttan da gördüğümüz gibi, Tanrı Kutsal Kitabın bazı kısımlarını zamanı gelmeden açıklamaz.

Peki Yehova’nın Şahitlerinin, Tanrı’nın belirlediği zaman henüz gelmediği için Kutsal Kitaptaki bazı kısımları yanlış anladığı oldu mu? Evet. Ancak Tanrı o konuyu netleştirdiğinde Şahitler hemen anlayışlarında düzeltmeler yaptılar. İsa elçilerinin yanlışlarını düzelttiğinde elçiler alçakgönüllü şekilde görüşlerini değiştirirdi. Şahitler de onları örnek alıyor (Elçiler 1:6, 7).

Makalenin başında değindiğimiz küçük kızın bulutların bir fabrikada üretildiğini sanması önemsiz bir yanlış anlamadır. Ancak Kutsal Kitabın sözleri sizin için büyük öneme sahiptir. Hatta o kadar önemlidir ki Kutsal Kitabı tek başına okuyup anlamaya çalışan biri akıllıca davranmış olmaz. Bu nedenle Kutsal Kitabı anlamak için yardım isteyin. Makalede gördüğümüz gibi Tanrı’nın Sözünü alçakgönüllü şekilde inceleyen, onu anlamak için kutsal ruhu dileyen ve Tanrı’nın, içinde yaşadığımız dönemde Kutsal Kitabın her zamankinden daha çok anlaşılmasını istediğine inanan kişileri arayın. Bu konuda Yehova’nın Şahitleriyle konuşabilir veya jw.org sitesindeki dikkatle hazırlanmış makaleleri okuyabilirsiniz. Bunu yaparken Kutsal Kitabın şu sözüne güvenebilirsiniz: ‘Anlayışı yardıma çağırırsan Tanrı bilgisini bulursun’ (Özdeyişler 2:3-5).