Kutsal Kitabın cevabı

Yehova Kutsal Kitabın tanıttığı, her şeyi yaratan gerçek Tanrı’dır (Vahiy 4:11). İbrahim, Musa ve İsa peygamberler O’na tapındı (Başlangıç 24:27; Çıkış 15:1, 2; Yuhanna 20:17). Yehova sadece belirli bir milletin değil, “tüm yeryüzünün” Tanrısıdır (Mezmur 47:2).

Yehova, Tanrı’nın Kutsal Kitapta açıkladığı, sadece O’na özgü olan ismidir (Çıkış 3:15; Mezmur 83:18). “Olmak” anlamındaki İbranice bir fiilden gelir. Birçok bilgin Yehova isminin “O Olmasını Sağlar” anlamına geldiği görüşündedir. Bu tanım Yehova’nın, hem Yaratıcı olması hem de amaçladığı her şeyi gerçekleştirmesiyle uyumludur (İşaya 55:10, 11). Ayrıca Yehova Tanrı’nın niteliklerini de Kutsal Kitaptan öğrenebiliriz, ki bunların en baskın olanı sevgidir (Çıkış 34:5-7; Luka 6:35; 1. Yuhanna 4:8).

Yehova, Tanrı’nın İbranice isminin bir çevirisidir; bu isim İbranice Tetragrammaton olarak bilinen dört harfle יהוה (YHVH) yazılır. Tanrı’nın isminin eski İbranicedeki telaffuzu tam olarak bilinmemektedir. Ancak, Yehova bazı dillerde uzun zamandır bilinen telaffuz şeklidir. * 1666 yılında Ali Ufkî Bey tarafından tercüme edilen ve neredeyse 200 yıl kullanılan Türkçe Kitabı Mukaddes çevirisinde de Tanrı’nın ismi Yehova olarak geçmektedir. Bu çeviride Yehova ismi Başlangıç (Tekvin) 15:2 ayetinden itibaren İbranice Kutsal Yazılarda 380’den fazla kez geçer.

Tanrı’nın isminin eski İbranice’deki telaffuzu neden bilinmiyor?

Eski İbranice’de yalnızca sessiz harfler yazılırdı. İnsanlar sözcükleri okurken sesli harfleri kolayca yerlerine koyardı. Fakat İbranice Kutsal Yazılar (“Eski Ahit”) tamamlandıktan sonra bazı Yahudiler batıl bir inancı benimsediler. Bu inanca göre Tanrı’nın özel ismini ağza almak yanlıştı. Tanrı’nın isminin geçtiği bir ayeti yüksek sesle okurken bu isim yerine “Rab” ya da “Tanrı” ifadelerini kullandılar. Yüzyıllar geçtikçe bu batıl inanç yaygınlaştı ve sonunda eski telaffuz unutuldu. *

Bazıları Tanrı’nın isminin “Yahve” olarak telaffuz edildiğini düşünürken başkaları farklı telaffuzlar da olabileceğini söyler. Lût Gölü Rulolarından birinde yer alan Levioğulları kitabının Yunanca tercümesinin bir kısmında Tanrı’nın ismi İao olarak geçer. Ayrıca eski Yunan yazarlar, İae, İabe ve İaoue telaffuzlarının da kullanıldığını düşünmüşlerdir. Fakat bunlardan herhangi birinin eski İbranice’deki telaffuz olduğunu söylemek mümkün değildir. *

Tanrı’nın Kutsal Kitapta geçen ismiyle ilgili yanlış görüşler:

Yanlış görüş: “Yehova” ismini kullanan çeviriler bu sözcüğü kendileri ekledi.

Gerçek: Kutsal Kitapta, Tanrı’nın ismi olan İbranice sözcük Tetragrammaton şeklinde yaklaşık 7.000 kez geçer. * Çoğu çeviride Tanrı’nın ismi keyfi olarak çıkarılmış ve yerine “Rab” gibi unvanlar konulmuştur.

Yanlış görüş: Mutlak Güce Sahip Tanrı’nın özel bir isme ihtiyacı yoktur.

Gerçek: Tanrı, Kutsal Kitap yazarlarına sözünü ilham ederken bu ismi binlerce kez yazdırmış ve Kendisine tapınanların ismini kullanmasını istemiştir (İşaya 42:8; Yoel 2:32; Malaki 3:16; Romalılar 10:13). Hatta Tanrı sahte peygamberleri Kendi ismini halkına unutturmaya çalışmakla suçlamıştı (Yeremya 23:27).

Yanlış görüş: Yahudi geleneğine uyarak Tanrı’nın ismi Kutsal Kitaptan çıkarılmalıdır.

Gerçek: Kutsal Kitabı çoğaltan Yahudi yazıcılardan bazılarının Tanrı’nın ismini telaffuz etmedikleri doğrudur. Yine de onlar kopyaladıkları metinlerde bu ismi korudular. Ne olursa olsun Tanrı, emirlerini çiğnememize yol açacak insan geleneklerine uymamızı istemez (Matta 15:1-3).

Yanlış görüş: İbranice tam telaffuzu bilinmediğine göre Tanrı’nın ismi Kutsal Kitapta kullanılmamalı.

Gerçek: Bu mantığın temelinde şu düşünce yatar: Tanrı farklı diller konuşan kişilerin hepsinden Kendi ismini aynı şekilde telaffuz etmesini bekler. Oysa Kutsal Kitap geçmişte Tanrı’ya tapınan ve farklı diller konuşan kişilerin özel isimleri çok farklı şekillerde telaffuz ettiğini gösterir.

Örneğin, İsa bir Yahudi olarak doğmuştu ve adı İbranice’de muhtemelen Yeşua olarak telaffuz ediliyordu; ancak Yunanca Kutsal Yazıları ilhamla kaleme alan yazarlar İsa’nın isminin Yunanca söylenişi olan İesous’u tereddüt etmeden kullandılar. Başka dillerin çoğunda bu ismin telaffuzu biraz farklıdır, fakat herkes kendi dilinde en yaygın olan söylenişi kullanır.

Aynı yöntem Tanrı’nın isminin tercümesinde de uygulanabilir. Bu ismin tam doğru telaffuzunu belirlemekten çok daha önemli olan, onu Kutsal Kitapta olması gereken yere koymaktır.

^ p. 5 İngilizce bir Kutsal Kitapta Tanrı’nın özel ismi ilk kez William Tyndale’in 1530 yılında yaptığı tercümede (Kutsal Yazıların ilk beş kitabı) kullanıldı. O bu ismi “Iehouah” şeklinde kullandı. Zaman içinde İngilizcenin değişmesiyle Tanrı’nın isminin yazılışı da değişti. Örneğin 1612’de Henry Ainsworth Mezmurlar kitabının tercümesinde Tanrı’nın ismini “Iehovah” olarak kullandı. Tercümesini 1639’da gözden geçirdiğinde bu ismi “Jehovah” olarak kullandı. Kutsal Kitabın 1901’de çıkan American Standard Version çevirisinde de İbranice metinde Tanrı’nın isminin geçtiği yerlerde “Jehovah” ismi kullanıldı.

^ p. 7 AnaBritannica ansiklopedisinin 2000 baskısı, Cilt 22, sayfa 402’de, “Yehova” başlığı altında bu isim için “Babil sürgününden (İÖ 6. yy) ve özellikle İÖ 3. yüzyıldan sonra bu ad Yahudilerce kullanılmaz oldu” deniyor ve bunun bir nedeni olarak “Tanrı’nın adının artık ağza alınamayacak ölçüde kutsal sayılması” gösteriliyor. Ek olarak şu bilgi veriliyor: “Bundan sonra sinagog ayinlerinde ‘Rabbim’ anlamına gelen İbranice Adonay sözcüğü kullanılmaya başladı.

^ p. 8 Daha fazla bilgi için Kutsal Kitap İnceleme Rehberi adlı kitapçığın 1-5. sayfalarına bakabilirsiniz.

^ p. 11 Theological Lexicon of the Old Testament, Cilt 2, 523-524. sayfalar