Bazılarına göre yağmurlu bir öğleden sonra yapacak hiçbir şey ve gidecek hiçbir yer bulamayıp eve tıkılıp kalmaktan daha kötü bir şey yoktur. Robert isimli bir genç şöyle diyor: “Böyle zamanlarda ne yapacağımı bilmiyorum ve öylece oturuyorum.”

Senin de hiç böyle hissettiğin oldu mu? Öyleyse bu makaleyi okumaktan yarar görebilirsin!

 Bilmen gerekenler

  • Teknolojiyi kullanmak işe yaramayabilir.

    İnternette sörf yapmak zaman öldürmenin bir yolu olabilirse de bu aynı zamanda yaratıcılığını kullanmanı engelleyebileceğinden daha da sıkılmana neden olabilir. 21 yaşındaki Jeremy şöyle diyor: “Kendini hiçbir şey hakkında düşünmeden öylece ekrana bakarken buluyorsun.”

    Elena isimli genç bir kız da aynı fikirde. O şöyle diyor: “Teknolojiyle yapabileceklerin sınırlı. Teknoloji seni gerçek dünyadan uzaklaştırır, bu yüzden cihazını elinden bırakıp gerçek hayata dönünce canın daha da çok sıkılır!”

  • Tutumunu değiştirmek işe yarar.

    Yapacak çok şeyinin olması sıkılmanı engeller mi? Bu daha çok yaptığın şeylerin ilgi alanına ne kadar girdiğine bağlıdır. Örneğin, Karen isimli genç bir kız şöyle diyor: “Okula giderken bütün gün yapacak şeylerim olmasına rağmen okul benim için çok sıkıcıydı. Sıkılmamak için yaptığınız şeylere kendinizi vermelisiniz.”

Biliyor muydun? “Yapacak hiçbir şeyinin olmaması” bir engel değil fırsattır, yaratıcılığını geliştirebileceğin verimli bir toprak gibidir.

Boş zamanların, yaratıcılığını geliştirebileceğin verimli bir toprak gibidir.

 Ne yapabilirsin?

İlgi alanını genişlet. Yeni arkadaşlar edin. Yeni bir hobi edin. Yeni konuları araştır. İlgi alanı geniş olan kişilerin yalnız olduklarında sıkılma olasılıkları daha azdır, ayrıca başkalarıyla birlikteyken onları sıkma olasılıkları da daha azdır!

Kutsal Kitaptaki ilke: “El attığın her işi var gücünle yap” (Vaiz 9:10).

“Yakın zamanda Mandarin Çincesi öğrenmeye başladım, her gün pratik yaparak çalışınca fark ettim ki böyle pratik yaparak dil öğrenmeyi çok özlemişim. Üzerinde çalışabileceğim bir projemin olmasını seviyorum. Bu zihnimi sürekli aktif tutuyor ve zamanımı verimli kullanmama yardım ediyor” (Melinda).

Hedefine odaklan. Yaptığın şeyin hangi amaca hizmet ettiğini tespit edersen ona duyduğun ilgi artacaktır. Hedefinin ne olduğunu tespit edersen okul ödevlerin bile sana daha az sıkıcı gelebilir.

Kutsal Kitaptaki ilke: “İnsan için . . . . emeğinin keyfini çıkarmaktan daha güzel bir şey yok” (Vaiz 2:24).

“Mezuniyetimin yaklaştığı dönemde günde sekiz saat ders çalışıyordum çünkü eksiklerimi tamamlamam gerekiyordu. Sıkılıyor muydum? Hayır, çünkü hedefime ulaşmaya kararlıydım. Hep sonuca, yani mezuniyete odaklandım ve bu beni motive etti” (Hannah).

Değiştiremeyeceğin şeyleri kabullen. En heyecan verici uğraşların bile hiç değilse bazı monoton yönleri olacak. Ve en iyi arkadaşların bile bazen planınızı iptal edeceğinden yapacak hiçbir şey bulamayacağın zamanlar olacak. Böyle durumlar yüzünden kendini olumsuz duygulara kaptırmaktansa olumlu bir tutum takınmaya çalış.

Kutsal Kitaptaki ilke: “Neşeli yürek sürekli ziyafettedir” (Özdeyişler 15:15)

“Bir arkadaşım bana “yalnız olduğun zamanların tadını çıkarmayı öğren” dedi. Başkalarıyla geçirdiğin zaman ile kendinle geçirdiğin zaman arasında denge kurmayı öğrenmenin herkesin iyi bilmesi gereken ve ömür boyu işe yarayacak değerli bir beceri olduğunu söyledi” (Ivy).