İçeriğe geç

GENÇLER SORUYOR

Zorluklar Karşısında Ne Kadar Dirençliyim?

Zorluklar Karşısında Ne Kadar Dirençliyim?

Ne kadar dirençlisin? Hiç seni etkileyen şöyle bir durum yaşadın mı?

  • sevdiğin birinin ölümü

  • uzun süren bir hastalık

  • bir doğal afet

Araştırmacılara göre dirençli olmayı gerektiren durumlar sadece ciddi zorluklar değil. Günlük hayatta yaşadığın stres de sağlığına zarar verebilir. Bu nedenle karşılaştığın sorunlar ne kadar küçük ya da ne kadar ciddi olursa olsun her durumda dirençli olmayı öğrenmen çok önemli.

 Dirençli olmak ne anlama gelir?

Dirençli olmak hayattaki değişikliklere uyum sağlama ve zorluklara göğüs germe yeteneğidir. Dirençli kişiler de herkes gibi sorunlar yaşarlar. Fakat yaşadıkları onları yaralasa da tekrar ayağa kalkabilirler, hem de daha güçlü bir şekilde.

Fırtınada eğilen ağaçlar rüzgâr dindiğinde nasıl düzelirse sen de zorluklar yaşasan da yeniden ayağa kalkabilirsin

 Neden dirençli olmaya ihtiyacın var?

  • Çünkü zorluklar kaçınılmaz. Kutsal Kitap şöyle der: “Yarışı hep hızlı olan kazanmıyor; . . . . itibarı da bilgililer kazanmıyor; çünkü hepsi beklenmedik zamanda beklenmedik olaylarla karşılaşıyor” (Vaiz 9:11). Bundan ne öğreniyoruz? İyi insanlar bile acı çekebilir, üstelik yanlış bir şey yapmamış olsalar da.

  • Çünkü dirençli olmak seni korur. Lisede çalışan bir rehber öğretmen şunları diyor: “Sırf düşük not aldığı için ya da sosyal medyada kendisiyle ilgili kaba bir yorum okuduğu için ofisimde sinir krizi geçiren o kadar çok öğrenci oluyor ki. Daha önce böyle şeylerle bu kadar sık karşılaşmazdım.” Bu öğretmene göre öğrencilerde problemlerle başa çıkma yeteneği yoksa böyle küçük problemler bile “ruhsal ya da duygusal bozukluklara davetiye çıkarabilir.” *

  • Çünkü dirençli olmak hem şimdi hem de gelecekte bir yetişkin olduğunda sana yarar sağlar. Dr. Richard Lerner hayatta yaşanan hayal kırıklıklarıyla ilgili şöyle diyor: ‘Başarılı ve üretken bir yetişkin olmak hayal kırıklıklarının üstesinden gelebilmeyi, hedefe ulaşmak için farklı yollar aramayı ya da yeni hedefler koymayı gerektirir.’ *

 Nasıl direnç kazanabilirsin?

  • Problemlerini gerçekçi bir bakış açısıyla değerlendir. Hangi problemlerin küçük, hangilerinin büyük olduğunu ayırt etmeyi öğren. Kutsal Kitap şöyle der: “Ahmak sinirlendiğini hemen belli eder; akıllı ise saygısızlığın üstünü örter” (Özdeyişler 12:16). Yaşadığın her problemde kendini yiyip bitirmek zorunda değilsin.

    “Sınıf arkadaşlarım önemsiz şeyleri çok abartıp sürekli söylenirlerdi. Sonra sosyal medyada arkadaşlarının onları destekleyen yorumları ateşi iyice körüklediği için problemlerini gerçekçi bir bakış açısıyla değerlendirmeleri daha da zorlaşırdı” (Joanne).

  • Başkalarından öğren. Kutsal Kitap “Demir demiri biler, insan da insanı” der (Özdeyişler 27:17). Hayatları boyunca pek çok sıkıntıya göğüs germiş kişilerden çok değerli şeyler öğrenebilirsin.

    “Birçok kişiyle konuştuğunda şunu fark ediyorsun, hayatlarında pek çok zorluk yaşamışlar ancak şimdi iyiler. Böyle kişilerle sohbet et ve bu zor durumlarla başa çıkmak için ne yaptıklarını ya da ne yapmadıklarını öğren” (Julia).

  • Sabırlı ol. Kutsal Kitap “Doğru insan yedi kere düşse de kalkar” der (Özdeyişler 24:16). Zorlukları kabullenmek zaman alır. Bazı günler kendini kötü hissedebilirsin. Önemli olan yeniden ayağa kalmak.

    “Bir zorluğu aştıktan sonra duygusal yaralarının iyileşmesi gerekir. Bu, zaman alan bir süreçtir. Şunu öğrendim ki, zaman geçtikçe iyileşme süreci hızlanıyor ve kolaylaşıyor” (Andrea).

  • Takdirkâr olmayı öğren. Kutsal Kitap “Minnettar kişiler olduğunuzu gösterin” der (Koloseliler 3:15). Yaşadığın zorluk ne kadar ciddi olursa olsun her zaman minnettar olabileceğin şeyler vardır. Hayatı yaşamaya değer kılan üç şey üzerinde düşün.

    “Zorluklar yaşadığında ister istemez ‘Neden ben?’ diye sorabilirsin. Dirençli olmak büyük oranda, problemlerine odaklanmak yerine olumlu olmayı, ayrıca sahip oldukların ve yapabildiklerinden dolayı minnettar olmayı seçmek demektir” (Samantha).

  • Hayatından memnun ol. Elçi Pavlus şöyle dedi: “Her koşulda elimdekiyle yetinmeyi öğrendim” (Filipililer 4:11). Pavlus yaşadığı zorlukları kontrol edemezdi fakat zorluklar karşısında verdiği tepkiyi kontrol edebilirdi. O, her koşulda hayatından memnun biri olmaya kararlıydı.

    “Kendimle ilgili bir şey fark ettim. Zorluklarla karşılaştığımda verdiğim ilk tepki genelde en doğru tepki değil. Her durumda olumlu bakış açısını korumak istiyorum. Bu sadece bana değil, çevremdekilere de yarar sağlayacak” (Matthew).

  • Dua et. Kutsal Kitap şöyle der: “Sen yükünü Yehova’ya bırak, O sana destek olur. Doğru insanın sarsılmasına asla izin vermez” (Mezmur 55:22). Duanın amacı psikolojik açıdan rahatlamak değildir. Dua ‘seninle ilgilenen’ Yaratıcınla iletişim kurmak demektir (1. Petrus 5:7).

    “Tek başıma mücadele etmek zorunda değilim. Dua edip problemlerimi Yehova’ya açıkça ve dürüstçe anlattığımda ve sahip olduğum şeyler için teşekkür ettiğimde O’nun bana verdiği nimetlere odaklanıyorum. Böylece olumsuz duygularımdan kurtuluyorum. Dua gerçekten de çok önemli” (Carlos).

^ p. 16 Thomas Kersting’in Disconnected adlı kitabından.

^ p. 17 The Good Teen—Rescuing Adolescence From the Myths of the Storm and Stress Years adlı kitaptan.