18 Eylül 2015’te Slovakya’da bir mahkeme, vicdani retçi olması sebebiyle mahkûm edilen Martin Boor’u suçsuz buldu. Bu karar, Martin biraderin mahkûm edilmesinden 90 yıl sonra verildi. Bu dava, vicdani retçi olduğu için suçlu bulunan birisine ilişkin verilen kararın bozulduğu en eski davadır.

Cesareti Nedeniyle Hapsedildi

Tutuklanmasının ardından Martin Boor’un fotoğrafı

1920 yılında Martin 17 yaşındayken bugün Yehova’nın Şahitleri olarak bilinen Uluslararası Mukaddes Kitap Tetkikçilerinin aktif bir üyesi oldu. Ekim 1924’te askere çağrıldı. İnancı nedeniyle herhangi bir askeri faaliyete katılmayı ve askerlik yemini etmeyi reddetti. Bunun sonucunda, yetkililer Martin’in akıl sağlığından kuşku duydular ve onu psikiyatrik değerlendirmeye aldılar. Martin biraderin akıl sağlığının yerinde olduğuna karar verildi ve hakkında şu yorum yapıldı: “Dini inançları onun hayal gücüne dayalı değildir.”

2 Nisan 1925’te mahkeme Martin’in akıl sağlığı yerinde olduğundan, orduya katılmayı reddetmesinin ciddi bir suç olduğuna karar verdi. Bu evli genç adam mahkemenin ona verdiği cezayı sakinlikle karşıladı: hücre hapsi ve yetersiz yiyecek verilmesi gibi kötü muameleler de dahil iki yıl hapis cezası. Buna karşın Martin iki yıl hapiste yatmak zorunda kalmadı. 13 Ağustos 1926’da iyi halden koşullu olarak salıverildi.

AİHM Kararı Suçlamanın Kaldırılmasını Sağlıyor

Martin birader 7 Ocak 1985’te vefat etti. Hayatta olan aile üyeleri onu aklamak için ilk olarak 2004’te mahkemeye başvurdu ancak talepleri reddedildi. Yedi yıl sonra, Bayatyan /​ Ermenistan davasında, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) vicdani retçilerin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin koruması altında olduğuna karar verdiğinde, Martin biraderin ailesi davanın tekrar ele alınması için Birinci Bratislava İl Mahkemesine başvurdu. Ne yazık ki, Martin’in aleyhinde verilen kararı bozacak yasal gerekçeler olmasına rağmen, başvuru olumlu sonuçlanmadı. Ancak başka bir vicdani retçi hakkında verilen kararın bozulması olayların seyrini değiştirdi.

Emsal Karar: Vajda Davası

Martin Boor gibi, Imrich Vajda da askerlik yapmayı reddeden Yehova’nın Şahitlerinden biriydi. Komünist rejim altında, 1959 ve 1961 yıllarında mahkûm edildi. 13 Mart 2014’te, Slovak Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi, Çekoslovakya’nın 119/1990 sayılı kanununu gerekçe göstererek onun suçsuz bulunması gerektiğine karar verdi. Bu kanun Komünist dönemde alınan haksız kararların düzeltilmesi için hazırlanmıştı. Imrich Vajda davasında Anayasa Mahkemesi, Slovakya’nın, AİHM’in Bayatyan davasında verdiği kararı uygulaması gerektiğini ilk defa açıkladı ve askerlik hizmetini vicdanen reddeden ve hüküm giyen kişiler için affın veya zararlarının karşılanmasının yasal olarak gerekli olduğunu söyledi.

Vajda davasında verilen olumlu karar emsal niteliğindeydi, böylece Birinci Bratislava İl Mahkemesine Martin Boor’un tamamen aklanması için başvuru yapılabildi. Mahkeme 18 Eylül 2015’te başvuruyu kabul etti ve kararı bozdu. Böylece mahkûm edilmesinden 90 yıl, ölümünden ise 30 yıl sonra, vicdani retçi olan Martin Boor tamamen aklandı.

AİHM’in Bayatyan davasındaki kararı ve Anayasa Mahkemesinin Vajda davasındaki kararı, uzun süredir devam eden adaletsizliğe son verilmesini sağladı. Bugüne kadar, çoğu 1948 ile 1989 tarihleri arasında mahkûm edilmiş olan 51 Yehova’nın Şahidi Slovak mahkemelerince tamamen aklandı.