Rus yetkililer, hükümet destekli saldırgan kampanyalarını sürdürerek Yehova’nın Şahitlerine karşı yeni bir adım attı. Başsavcılık, Rusya’daki Yehova’nın Şahitlerinin Yönetim Merkezini aşırılıkçı faaliyetlerde bulundukları iddiasıyla feshetmekle tehdit ediyor. Başsavcı Vekili V. Ya. Grin, 2 Mart 2016 tarihli uyarı mektubunda Yönetim Merkezinden, iki ay içinde tüm “ihlallerin” giderilmesini talep etti.

Bu uyarı, Rusya’nın Şahitleri toplum dışına itmek ve din özgürlüklerini kısıtlamak için yürüttüğü kampanyayı çok daha ileri bir boyuta taşıdı. Feshedilme gerçekleşirse, Yönetim Merkezi kapatılacak, Federal Aşırılıkçı Teşkilatlar Listesine eklenecek ve binaları devlete devredilecek. Yönetim Merkeziyle bağlantıları nedeniyle, Yehova’nın Şahitlerinin Rusya’daki 406 yerel dinsel teşkilatı (yasal kurum) ve 2.500’den fazla cemaati de feshedilme tehlikesiyle karşı karşıya kalabilir. Bunun sonucunda Rusya’daki tüm Şahitler İbadet Salonlarını kaybedebilir. Yönetim Merkezinin feshedilmesi, Şahitleri dini inançlarını uygulama hakkından mahrum bırakabilir.

Rusya’nın Yehova’nın Şahitlerine karşı yürüttüğü sistematik saldırı, sahte delillere ve Aşırılıkçı Faaliyetleri Önleme Federal Kanununun kasten amacı dışında kullanılmasına dayanıyor. 2015 yılında BM İnsan Hakları Komitesi, “[Aşırılıkçı faaliyetlerle ilgili] yasanın, Yehova’nın Şahitleri gibi dinsel azınlıkların ifade ve din özgürlüğünü . . . . engellemek amacıyla gittikçe daha sık şekilde kullanıldığını gösteren çok sayıdaki rapordan” kaygı duyduğunu ifade etmişti. *

Yehova’nın Şahitleri uluslararası çapta kabul görmüş bir dindir. Şahitler, dünya çapında demokratik ülkelerde ve Avrupa Birliği’ne üye tüm ülkelerde din özgürlüğüne sahiptir. Rusya bu konuda bir istisnadır. Rusya’nın, Şahitlerin barışçıl ibadetlerini hedef alan kampanyası 1990’ların ortasında başladı ve adım adım şiddetlendi. Aşırılıkçılıkla ilgili yasanın çıkarılması ve yasanın bir baskı aracı olarak kötüye kullanılmasıyla bu kampanya büyük bir hız kazandı.

Aşırılıkçı Faaliyetin Tanımındaki Belirsizlik Kanunun Amacı Dışında Kullanılmasına Yol Açıyor

2002 yılında Rusya, Aşırılıkçı Faaliyetleri Önleme Federal Kanununu terörizmle ilgili kaygılarından dolayı çıkarmıştı. Ancak kanunda aşırılıkçı faaliyetle ilgili net bir tanımın bulunmaması en başından beri, Rus yetkililerin bu kanunu baskı aracı olarak kötüye kullanabileceğiyle ilgili kaygı yaratmıştı. 2003 yılında BM İnsan Hakları Komitesi, kanunun “keyfi şekilde kullanılma ihtimalini ortadan kaldırmak” için Rusya’nın kanunda değişiklikler yapmasını ve aşırılıkçı faaliyet ifadesinin tanımını netleştirmesini istedi. *

Yapılan değişiklikler kanunu netleştirmek yerine kapsamını genişletti. 2012’de Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi şu gözlemini açıkladı: “Kanunun ilk halinde aşırılıkçılık ifadesi kısmen, ‘şiddet içeren davranışlarda bulunarak ya da şiddete teşvik ederek sosyal, ırksal, ulusal veya dinsel ayrılığı kışkırtmak’ olarak tanımlanmıştı. 2006’da yapılan değişiklikle kanundan ‘şiddet içeren davranışlarda bulunarak ya da şiddete teşvik ederek’ ifadesi çıkarıldı. . . . . ‘Aşırılıkçı’ ifadesinin bu belirsiz tanımı kanunun emniyet güçleri tarafından keyfi olarak kullanılmasına yol açıyor.”

Kanunun kötüye kullanılabileceği yönündeki kaygılar haklı çıktı. 2007’de Başsavcılık, Yehova’nın Şahitlerine karşı soruşturma başlatmak için kanundaki ifadelerden yararlandı. Makalenin başında bahsedilen uyarı mektubunu imzalayan Başsavcı Vekili V. Ya. Grin, savcılara Yehova’nın Şahitlerine karşı soruşturma başlatmalarını emreden resmi bir mektup gönderdi. Bu mektup, Şahitlere karşı sürdürülen kampanyanın tek merkezden yürütüleceğinin ve ülke çapında olacağının ilk işareti oldu.

Şahitler hiçbir suç eylemine karışmıyor olsa da, ülke çapında savcılar geniş çaplı bir operasyon başlattı ve 2007 yılından beri Yehova’nın Şahitlerine karşı 500’den fazla soruşturma açıldı. Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi aynı raporda şunları belirtti: “2002 yılında çıkarılan Aşırılıkçı Faaliyetleri Önleme Federal Kanunu belirli dinlerin faaliyetlerine, özellikle de Rusya’da 162.000 kişilik büyük bir topluluk olan Yehova’nın Şahitlerinin faaliyetlerine karşı amacı dışında kullanılıyor. Kanunda 2006 yılında yapılan değişikliklerden sonra bu durum hızla daha kötüye gitti.” *

“Aşırılıkçı Faaliyetleri Önleme Federal Kanunu belirli dinlerin faaliyetlerine, özellikle de . . . . Yehova’nın Şahitlerinin faaliyetlerine karşı amacı dışında kullanılıyor” (Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi).

Dinsel Yayınların Yasaklanması Baskının Daha da Artmasına Zemin Hazırladı

Emniyet güçleri, Şahitlerin St. Petersburg yakınlarında bulunan Yönetim Merkezinden önce, dinsel yayınlarını hedef aldı. Taganrog ve Gorno-Altaysk’taki savcılar, Şahitlerin birçok yayınının aşırılıkçı ilan edilmesi ve Federal Aşırılıkçı Yayınlar Listesine eklenmesi için mahkemeye başvurdu.

Hem Taganrog’daki hem de Gorno-Altaysk’taki mahkemeler, sözde uzmanların çalışmalarına dayanarak 2009 ve 2010’da savcıların lehine karar verdi ve bu davalar toplam 52 dinsel yayının yasaklanmasıyla sonuçlandı. O zamandan beri Şahitler aleyhinde yapılan suçlamaların çoğu bu iki karara dayandırılıyor. Ülkenin diğer bölgelerindeki yetkililer Taganrog ve Gorno-Altaysk davalarındaki yöntemi izliyorlar. Bugüne kadar Şahitlere ait 87 yayın mahkeme kararıyla Aşırılıkçı Yayınlar Listesine eklendi.

Şahitler Taganrog ve Gorno-Altaysk’taki kararlara ve Rus mahkemelerinin yayınlarını aşırılıkçı ilan ettiği diğer tüm kararlara itiraz ediyorlar. Yehova’nın Şahitleri, aşırılıkçılık suçlamaları ve bununla bağlantılı olarak maruz kaldıkları kötü muameleyle ilgili Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) 28 başvuruda bulundu. AİHM’in bu davalardan 22’si hakkında yakında karara varması bekleniyor. Rus hükümeti AİHM önündeki savunmasında, Aşırılıkçı Yayınlar Listesine eklenmiş Şahitlere ait birçok yayında “doğrudan şiddete teşvik eden ya da şiddete yönelten” ifadeler bulunmadığını kabul etti.

İfade Özgürlüğü Saldırı Altında

Rus yetkililer yayınların mahkemeler tarafından aşırılıkçı ilan edilmesini sağlayarak, Şahitlere saldırmak ve ifade özgürlüklerini daha fazla kısıtlamak için yasal bir dayanağa sahip oldular.

Yetkililer, Aşırılıkçı Yayınlar Listesine eklenen yayınları, Şahitlerin yerel yasal kurumlarına karşı soruşturma açmak ve dinsel faaliyetlerinden dolayı Şahitlerin şahsına yönelik dava açmak için de mazeret olarak kullandı.

Art Arda Gelen Aramalar ve Davalar

Bir yayın Aşırılıkçı Yayınlar Listesine eklendiğinde o yayının dağıtılması, basılması ya da dağıtma amacıyla saklanması yasaklanıyor. Yerel yetkililer kanundaki bu düzenlemeden yararlanarak yüzlerce Yehova’nın Şahidinin evinde ve İbadet Salonlarında arama yapmak için mahkeme kararları çıkarttılar.

Bu aramalar sırasında yetkililer Şahitlere çok sert davrandı. Şahitlerin kişisel eşyalarına ve Aşırılıkçı Yayınlar Listesinde olup olmadığına bakmaksızın tüm dinsel yayınlara el koyarak kanunda izin verilenin çok ötesine geçtiler.

  • Ağustos 2010’da polis teşkilatı, Federal Güvenlik Servisi (FSB) ve silahlı özel kuvvetlerden oluşan yaklaşık 30 kişilik bir grup, Yoşkar-Ola şehrinde Şahitlerin bir ibadetini durdurdu. Görevliler bazı Şahitlerin boğazından tutarak ve kollarını bükerek hareket etmelerini engelledi. Binaları aradılar, kişisel eşyalara, belgelere ve yayınlara el koydular.

  • Temmuz 2012’de Karelya Cumhuriyeti’nde, kar maskeleri giymiş, otomatik silahlı FSB görevlileri herkesin önünde bir Şahidi darp etti ve kollarını arkaya kıvırarak yüzüstü şekilde arabasının kaportası üzerine yatırdı. Bazı Şahitlerin evlerini aradılar, kişisel eşyalara ve Aşırılıkçı Yayınlar Listesinde olup olmadığına bakmaksızın dinsel yayınlara el koydular.

  • Mart 2016’da Tataristan Cumhuriyeti’nde polis, bir İbadet Salonuna ve bazı Şahitlerin evlerine baskın yaptı. Bilgisayarlara, kişisel elektronik tabletlere ve dinsel yayınlara el koydular.

Sahte delil yerleştiren bir yetkilinin kamera görüntüsü

Emniyet yetkilileri Şahitleri kendi evlerinde ve İbadet Salonlarında gizlice kameraya çektiler. Şahitlerin telefonlarını dinlediler, e- postalarını takip ettiler ve bilgi toplamak için başka yasadışı yollara da başvurdular. Bazı polisler, aşırılıkçılıkla ilgili iddiaları haklı çıkarmak amacıyla, yasaklanmış yayınları İbadet Salonlarına yerleştirerek Şahitlere karşı sahte delil oluşturmaya bile çalıştılar. Tüm bunların sonucunda birçok Şahit hakkında idari davalar ve ceza davaları açıldı.

Yasal Kurumların Feshedilmesinin Sonuçları

Emniyet yetkilileri İbadet Salonlarına sahte delil olarak yerleştirdikleri yasaklanmış yayınları, hem Şahitlerin şahsına yönelik dava açmak hem de Yerel Dinsel Teşkilatlarını (YDT) feshetmek için kullanıyor. * Bir YDT aşırılıkçı ilan edilip feshedildiğinde devlet bütün mallarına el koyuyor. Bunun sonucunda o bölgedeki Şahitler İbadet Salonlarını kaybediyorlar. Taganrog ve Samara’da da bu durum yaşandı. Başka şehirlerdeki yetkililer de aynı yöntemi uyguluyor.

Taganrog’daki (Rusya) mahkemede yargılanan Yehova’nın Şahitleri

Yetkililer Taganrog’daki YDT’yi kapattıktan sonra yasadışı bir adım atarak, dua etmek ve ibadet etmek için bir araya gelmeyi “yasaklanmış bir teşkilatın yasadışı faaliyetlerine katılmakla” bir tuttu ve 16 Yehova’nın Şahidini sırf ibadet etmek üzere bir araya geldikleri için mahkûm etti. Yehova’nın Şahitleri dünyanın her yerinde, ibadet etmek için bir araya gelirler. Verilen bu kararla Taganrog’da bir Yehova’nın Şahidi olarak ibadet etmek suç sayılıyor. Sovyetler Birliği’nin dağılmasından bu yana Rusya’da ilk kez böyle bir şey yaşanıyor.

Yönetim Merkezine Yapılan Uyarı Daha Büyük Bir Tehlikenin Habercisi

Yönetim Merkezi

Yönetim Merkezi feshedildiği takdirde kapatılacak ve tüm Rusya’daki faaliyetleri yasaklanacak. Rusya’nın dört bir yanındaki Yehova’nın Şahitleri Taganrog’daki iman kardeşleri gibi sırf ibadet etmek üzere bir araya geldikleri ve inançlarını başkalarına anlattıkları için dava edilebilirler. Rusya’daki Yehova’nın Şahitleri bir gün kendilerini, istediklerine inanabildikleri ama inandıklarını başkalarıyla birlikte uygulamakta özgür olmadıkları bir ortamda bulabilirler. *

Yehova’nın Şahitlerinin Hukuk Danışmanı Philip Brumley şunları belirtti: “Aşırılıkçı gruplarla bir tutulmak ve yayınlarının azılı teröristlerin yayınlarıyla aynı listeye eklenmesi Yehova’nın Şahitleri için onur kırıcıdır ve adalete sığmaz. Bu kanun ve kanunun yetkililer tarafından kötüye kullanılması uluslararası standartlara, Avrupa Konseyinin standartlarına, BM İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’ne ve Rusya’nın kendi anayasasına aykırıdır. Yetkililer bu kanunu Şahitlerin barışçıl ibadetlerini kısıtlamak ve Rusya’daki faaliyetlerinin merkezini kapatmak için araç olarak kullanıyor.”

Yönetim Merkezinin bir temsilcisi olan Vasiliy Kalin şöyle diyor: “Yehova’nın Şahitleri Rusya’da 19. yüzyıldan beri faaliyetlerini sürdürüyor ve Sovyet döneminde ağır zulme dayandılar. Sovyet döneminden sonra devlet zulüm mağduru olduğumuzu kabul etti. Rusya’da ibadetimizi huzur içinde sürdürmek istiyoruz. İnançlarımıza karşı olanlar bize iftira atıp ‘aşırılıkçılıkla’ suçlayarak aslında dinsel hoşgörüsüzlüklerini maskelemeye çalışıyorlar. Biz aşırılıkçı değiliz.”

Yehova’nın Şahitleri birçok ülkenin yaptığı gibi Rusya’nın da din özgürlüklerini koruyacağını ümit ediyor. Ayrıca Başsavcılıktan Yönetim Merkezini hedef alan saldırılarını durdurmasını, Rusya’dan da dinsel azınlıklara mensup kişilerin insan haklarını korumasını rica ediyorlar. Peki acaba Rusya bunu yapacak mı? Yoksa Sovyet döneminde olduğu gibi Yehova’nın Şahitlerine baskı uygulayarak insan hakları alanında geriye mi gidecek?

^ p. 4 “Rusya Federasyonunun yedinci periyodik raporuyla ilgili nihai gözlemler”, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komitesi, CCPR/C/RUS/CO/7, 28 Nisan 2015, paragraf 20.

^ p. 7 “Sözleşmenin 40. Maddesi Kapsamında Taraf Devletler Tarafından Sunulan Raporların Değerlendirilmesi, İnsan Hakları Komitesi’nin nihai gözlemleri, Rusya Federasyonu”, BM İnsan Hakları Komitesi, CCPR/CO/79/RUS, 1 Aralık 2003, paragraf 20.

^ p. 10 “Rusya Federasyonu’nun Yükümlülük ve Taahhütleri Yerine Getirmesi”, Doc. 13018, Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi, 14 Eylül 2012, paragraf 497.

^ p. 30 Rusya’da gerekli hukuki koşulları karşılayan dinsel gruplar, “Yerel Dinsel Teşkilat” adında yasal kurumlara sahip olabiliyorlar. Bu yasal kurumlar, ülke çapında yapılan faaliyetlerden sorumlu değildir; şehir ya da kasaba gibi küçük bölgelerdeki yerel üyeler tarafından oluşturulurlar. Yasal bir kuruma sahip olmak yerel üyelerin mülk kiralamalarını ya da satın almalarını da mümkün kılar.

^ p. 33 Bu, Rusya Federasyonu Anayasası’nın 28. Maddesinin ihlalidir. Bu maddede şunlar belirtilir: “Herkesin vicdan özgürlüğü, tek başına veya başkalarıyla birlikte herhangi bir dine inanma veya hiçbirine inanmama hakkı dahil din özgürlüğü, dini ve diğer görüşleri serbestçe seçme, onlara sahip olma, yayma ve onlara uygun şekilde hareket etme özgürlüğü güvence altına alınmalıdır.”

^ p. 40 Watch Tower Bible and Tract Society of Pennsylvania, öncelikle Yehova’nın Şahitlerinin uluslararası faaliyetlerini desteklemek için kullanılan kâr amacı gütmeyen bir kurumdur. Şahitlerin yayınlarının telif haklarına sahiptir.