Seul İdare Mahkemesi 1 Mayıs 2017’de, Askeri Personel Yönetimi Ofisinin (MMAO) vicdani retçileri asker kaçağı olarak niteleyip alenen kınamasının onlara telafi edilemez zararlar verebileceğine hükmetti. Mahkeme MMAO’nun kendi resmi web sitesinde vicdani retçilerin kişisel bilgilerini yayımlamayı durdurması gerektiğine karar verdi. MMAO durdurma kararına uydu. MMAO’ya açılan diğer idari dava ise hâlâ devam ediyor.

Asker Kaçağı Değiller

2015 yılının başlarında MMAO yetkilileri, vicdani retçilere asker kaçağı olarak kişisel bilgilerinin halka açıklanacağını bildirdi. MMAO bu kişilerin durumunu biliyordu, çünkü askere alınacakları günden bir gün önce hepsi vicdani nedenlerle askerlik hizmetini yapamayacaklarını, fakat alternatif sivil hizmet yapabileceklerini yazılı olarak bildirmişti. Bununla birlikte MMAO, 20 Aralık 2016’da asker kaçağı olarak nitelediği bu kişilerin isimlerini, yaşlarını, adreslerini ve başka bilgilerini kendi web sitesinde yayımladı.

Yehova’nın Şahidi bir vicdani retçi olan Gyeong-chan Park, web sitesinde askerlik hizmetinden kaçanları gösteren 237 kişilik listede ismini görünce çok şaşırdı. Şöyle dedi: “Vicdani nedenlerle askerlik hizmetini yapmamak üzere bir karar aldım ve bazılarının bunu eleştireceğini tahmin ediyordum. Yine de hükümetin bana ‘asker kaçağı’ muamelesi yapması beni çok endişelendirdi. MMAO Şahitleri kesinlikle tanıyor ve vatandaşlık görevini bencil nedenlerle reddeden kişiler olmadığımızı çok iyi biliyor.” Şunları ekledi: “Kabul etmeliyim ki, herkesin ulaşabileceği bu listede ismimi görünce birinin evime gelip bana saldırabileceğinden korktum.”

Web sitesinde adı geçen ve yayımlamayı durdurma talebinde bulunan 140 Şahit, Askerlik Kanununda asker kaçağı ifadesinin “haklı gerekçeleri olmadan” askere gitmeyen kişiler için kullanıldığını savundu. Şahitler asker kaçağı olmadıklarını ve “haklı gerekçeleri olmadan” askere gitmeyen kişilerle aynı kefeye konamayacaklarını savundular; çünkü Güney Kore, kanunlarına ve uluslararası yükümlülüklerine göre askerlik hizmetiyle ilgili vicdani ret hakkını tanımalı. Anayasa Mahkemesi bu hakkın Güney Kore’de tanınmasıyla ilgili bir karar alma aşamasında.

Yetkinin Keyfi Şekilde Kötüye Kullanılması da Bir Cezadır

Şahitler toplumdaki eleştirilerin yarattığı baskının, büyük bir strese yol açtığını ve onurlarını zedelediğini ancak yine de vicdanen askerlik hizmetini reddetme yönündeki kararlılıklarını değiştirmediğini belirttiler. Güney Kore’de 19.000’den fazla Yehova’nın Şahidi bu baskıya direndi ve geçtiğimiz 60 yıl boyunca toplam 36.000 yıldan uzun süre hapis cezası çekti. Kişisel bilgileri yayımlanan Şahitler bunu başka bir ceza türü olarak görüyor ve bunun kendilerine vicdani retçi oldukları için sicillerine işlenen suçlar kadar zarar verebileceğini düşünüyor.

Mahkeme Gününü Bekliyorlar

Güney Kore’deki Yehova’nın Şahitleri insan haklarının ihlaliyle ilgili davada mahkemenin verdiği karara minnettarlar ve bu kararın yakında ele alınacak idari davada da olumlu etkisi olmasını umuyorlar. Aynı zamanda Güney Kore Ulusal İnsan Hakları Komisyonundan bu konudaki görüşlerini mahkemeye resmi olarak bildirmesini rica etmeye hazırlanıyorlar. Bu davanın 28 Haziran 2017’de ele alınması planlanıyor.