Güney Kore’de 100 yıldan fazla süredir faaliyetlerini sürdüren Yehova’nın Şahitleri ibadetlerini özgürce yerine getiriyor, fakat askerlik hizmetini vicdanen reddetme hakkına sahip değiller. Kore Savaşı döneminden bu yana Güney Kore, askerlik yapmayı reddettiği için genç Şahitleri ısrarla mahkûm etmeye devam ediyor ve bu sorunun çözülmesi için herhangi bir alternatif sunmuyor. Bu politikası nedeniyle hükümet bu güne kadar askerlik yapmayı reddeden 19.300’ü aşkın Şahide toplamda 36.800 yılın üzerinde hapis cezası verdi.

Ancak Güney Kore’nin uzun zamandır sahip olduğu bu tutum değişiyor. Anayasa Mahkemesi 28 Haziran 2018 tarihinde, önceki görüşünden farklı bir karar vererek Askerlik Yasasının bir kısmının vicdani retçiler için alternatif hizmet sağlamadığından dolayı anayasaya aykırı olduğuna hükmetti. Anayasa Mahkemesi ulusal kanunların geçerliliği konusunda söz hakkına sahip olsa da, bu kanunların her bir davada nasıl uygulanması gerektiğiyle ilgili karar Yüksek Mahkemeye ait. Bu nedenle 30 Ağustos 2018’de Yüksek Mahkeme, vicdani nedenlerden dolayı askere gitmeyi reddeden Yehova’nın Şahitlerinin davaları da dahil bazı davaları ele aldı. Mahkeme, Askerlik Yasasının bu davaları nasıl etkileyeceğine karar verecek. Ve bu karar alt mahkemelerde bekleyen yaklaşık 900 başka davayı da etkileyecek.

Askerlik Yasasının Değişmesi Gerektiği Yönündeki Görüşler

Haziran’da verdiği son kararından önce, Anayasa Mahkemesi iki defa, 2004 ve 2011 yıllarında, Askerlik Yasasının vicdani ret hakkını tanımamasına rağmen anayasayı ihlal etmediği yönünde karar vermişti. Mahkemenin verdiği bu kararlara rağmen alt mahkemelerdeki bazı hâkimler vicdani retçilere hapis cezası vermenin anayasayı ihlal etmek olacağını düşündüler.

2015’ten beri bölge mahkemelerinin hâkimleri vicdanen askerlik hizmetini yerine getirmeyi reddeden 100 Yehova’nın Şahidinin “suçsuz” olduğu yönünde karar verdi ve bu kararların 12’si temyiz mahkemeleri tarafından onandı. Gittikçe daha çok hâkim Askerlik Yasasında değişiklik yapılması gerektiğini düşündüğü için Anayasa Mahkemesi ve Yüksek Mahkeme bir karara varana dek ellerindeki davaları bekletti. Şu anda mahkemelerin beklettiği davaların sayısı, vicdani nedenlerle hapiste bulunan Yehova’nın Şahitlerinin sayısını oldukça aşmış durumda. (Aşağıdaki grafiğe bakın.)

Tüm bunlardan bağımsız olarak, 2012 yılından beri alt mahkemeler sekiz davayı Askerlik Yasasının anayasaya uygun olup olmadığı konusunu tekrar ele almasını talep ederek Anayasa Mahkemesine gönderdi. Anayasa Mahkemesi, 9 Temmuz 2015’te konuyu üçüncü kez ele almak üzere bir duruşma düzenledi.

Anayasa Mahkemesinden Tarihi Bir Karar

Yaklaşık üç yıllık bir değerlendirmenin ardından Anayasa Mahkemesi 28 Haziran 2018’de verdiği kararla vicdani ret hakkını tanıdı. Mahkeme bu tarihi kararında vicdani retçilere alternatif hizmet sunmamanın anayasaya aykırı olduğunu ve bu nedenle hükümetin kanunda değişiklik yapması gerektiğini belirtti. Şu an mevcut kanun uygulanmaya devam etse de, hükümetin 31 Aralık 2019 tarihine kadar kanunda gerekli değişiklikleri yapması ve vicdani retçilere alternatif hizmet fırsatı sunması gerekiyor. Milli Savunma Bakanlığı, Mahkemenin bu kararına uyacağını belirtti. Bununla birlikte sağlanacak alternatif hizmetin uluslararası standartlara uygun olması için ceza niteliğinde olmaması, gerçek anlamda sivil bir hizmet olması ve askeriyenin gözetimi ve kontrolü altında olmaması gerekiyor. Hükümet alternatif sivil hizmet düzenlemesiyle ilgili henüz belirgin bir plan sunmamış olsa da, Yehova’nın Şahitleri uygulanacak düzenlemenin tüm vicdani retçiler için uygun olmasını umuyorlar.

Anayasa Mahkemesi tüm bunlara ek olarak vicdani retçileri Askerlik Yasasına göre cezalandırmanın anayasaya uygunluğu konusunda da bir karar verdi. Ceza mahkemelerinin askerlik hizmetinden kaçan kişilere hapis cezası verme hakkı olduğunu belirtti. Ancak her davanın kendi içinde değerlendirilmesi gerektiğine ve kanunda belirtilen “haklı gerekçeler” söz konusu olduğunda bir vicdani retçinin “suçsuz” bulunabileceğine karar verdi.

Uluslararası Kamuoyunun Vicdani Ret Hakkındaki Görüşü

Medeni ve Siyasi Haklar Uluslararası Sözleşmesinin (ICCPR) uygulanıp uygulanmadığını denetleyen BM İnsan Hakları Komitesi (CCPR), 500’den fazla davada Güney Kore’nin * vicdani retçileri hapse atarak haklarını ihlal ettiğine hükmetmiştir. Son olarak 14 Ocak 2015’te CCPR bu konuyla ilgili Güney Kore aleyhine beşinci kararını yayımladı. Tutuklu bulunan 50 Şahidi de kapsayan bu kararda CCPR Güney Kore’yle ilgili daha önceki hükümlerini tekrarlayarak, Güney Kore’nin “düşünce, vicdan ve din özgürlüğünü” ihlal ettiğini belirtti. Ayrıca ICCPR tarafından güvence altına alınan haklarını kullanan Şahitleri hapis cezasına çarptıran hükümeti “keyfi tutuklamalar” yapmakla suçladı.

Güney Kore’nin insan hakları sicilinin tümünü inceledikten sonra, CCPR 3 Kasım 2015’te nihai gözlemlerini belirtti. CCPR tüm vicdani retçilerin serbest bırakılması, sabıka kayıtlarının silinmesi, bu kişilere uygun bir tazminat ödenmesi ve alternatif sivil hizmet sağlayan kanunun kabul edilmesi konularında hükümeti uyardı. Hükümetin “şimdiye kadar [CCPR] tarafından belirtilen görüşleri de tam olarak uygulaması gerektiğini” belirtti.

Yaşanan Olaylar

  1. 31 Temmuz 2018

    Askerlik hizmetini vicdanen yerine getirmeyi reddettiği için toplam 117 Yehova’nın Şahidi hapiste bulunuyor.

    [1] Vicdani nedenlerle hapiste bulunanlar [2] Bekleyen vicdani ret davaları

  2. 28 Haziran 2018

    Anayasa Mahkemesi, Güney Kore Askerlik Yasasının 5. Maddesindeki 1. paragrafın alternatif sivil hizmet imkânı sunmadığı için anayasaya aykırı olduğuna karar verdi.

  3. 3 Kasım 2015

    CCPR nihai gözlemlerini açıklayarak Güney Kore’yi alternatif sivil hizmet için bir düzenleme yapması konusunda uyardı.

  4. 9 Temmuz 2015

    Anayasa Mahkemesi Askerlik Yasasında bulunan ilgili hükümlerin anayasaya uygun olup olmadığını inceledi.

  5. 14 Ocak 2015

    CCPR, Güney Kore’nin 50 Şahidin askerlik yapmayı vicdanen reddetme hakkını yok sayıp onları tutuklayarak ICCPR’nin 18. Maddesini (düşünce, vicdan ve din özgürlüğü hakkı) ve 9. Maddesini (keyfi tutuklamaların yasaklanması) ihlal ettiğine dair görüş bildirdi.

  6. 30 Haziran 2014

    Anayasa Mahkemesinde vicdani ret meselesiyle ilgili bekleyen 28 dava var; 618 kişi hapiste.

  7. 28 Ocak 2014

    Cumhurbaşkanı, askerlik yapmayı vicdanen reddettiği için hapiste olan yaklaşık 100 Şahit hakkında özel bir af ve şartlı tahliye talimatı çıkararak tutukluluk sürelerini bir iki ay azalttı; 31 Ocak itibariyle 513 kişi hapiste.

  8. Kasım 2013

    Toplam 599 Şahit askerlik yapmayı vicdanen reddettiği için hapiste.

  9. Nisan 2013

    Hapisteki Şahitlerin yüzde 70’ten fazlası öteki mahkûmlardan ayrıldı ve diğer Şahitlerin bulunduğu hücrelere yerleştirildi.

  10. 25 Ekim 2012

    CCPR, Güney Kore’nin 388 Şahidin askerlik yapmayı vicdanen reddetme hakkını yok sayarak ICCPR’nin 18. Maddesini (düşünce, vicdan ve din özgürlüğü hakkı) ihlal ettiğine dair görüş bildirdi.

  11. 30 Ağustos 2011

    Anayasa Mahkemesi askerlik yapmayı vicdanen reddeden kişilerin cezalandırılmasını öngören yasaların Kore Cumhuriyeti Anayasasını ihlal etmediğine hükmetti.

  12. 24 Mart 2011

    CCPR, 100 Şahidin askerlik yapmayı vicdanen reddetme hakkını yok sayan Güney Kore’nin ICCPR’nin 18. Maddesini ihlal ettiğine dair görüş bildirdi.

  13. 15 Ocak 2009

    Kore Cumhurbaşkanlığı Silahlı Kuvvetlerdeki Şüpheli Ölümler Komisyonu, 1975 ile 1985 arasında vicdani ret sebebiyle hapsedilen 5 genç Şahidin ölümünden devletin sorumlu olduğunu doğrulayan bir rapor yayımladı.

  14. Aralık 2008

    Güney Kore vicdani retçilere alternatif hizmet seçeneği sunulmasına yönelik plandan vazgeçti.

  15. 18 Eylül 2007

    Savunma Bakanlığı, askerlik yapmayı dini sebeplerle reddeden vicdani retçilerin alternatif hizmet yapmasına izin verilmesine yönelik bir plan hazırlandığını bildirdi, ayrıca askerlik ve yedek askerlikle ilgili yasaların gözden geçirileceği sözünü verdi.

  16. 3 Kasım 2006

    CCPR, iki Şahidin askerlik yapmayı vicdanen reddetme hakkını çiğneyen Güney Kore’nin ICCPR’nin 18. Maddesini ihlal ettiğine dair görüş bildirdi.

  17. 26 Ağustos 2004

    Anayasa Mahkemesi vicdani retçilerin cezalandırılmasını öngören yasanın anayasaya uygun olduğuna hükmetti.

  18. 2001

    Askeri Personel Yönetimi Ofisi zorla askere alma uygulamasına son verdi ve zorunlu hapis cezaları üç yıldan bir buçuk yıla indirildi.

  19. 1 Aralık 1985

    Kim Young-geun askerlik yapmayı vicdanen reddettiği için hapis yatarken askerlerin zalimce şiddet uygulaması sonucu hayatını kaybetti.

  20. 17 Ağustos 1981

    Kim Sun-tae askerlik yapmayı vicdanen reddettiği için hapis yatarken askerlerin zalimce şiddet uygulaması sonucu hayatını kaybetti.

  21. 28 Mart 1976

    Jeong Sang-bok askerlik yapmayı vicdanen reddettiği için askerlerden defalarca ağır şekilde dayak yediği ve eziyet gördüğü için hayatını kaybetti.

  22. 19 Mart 1976

    Lee Choon-gil vicdani ret sebebiyle hapis yatarken askeri polis tarafından defalarca dayak yediği için dalağı yırtıldı ve hayatını kaybetti.

  23. 14 Kasım 1975

    Kim Jong-sik askerlik yapmayı vicdanen reddettiği için subaylardan aldığı ağır darbeler ve gördüğü işkence sonucu hayatını kaybetti.

  24. 1975

    Cumhurbaşkanı Park Jeong-hee zorla askere alma uygulamasını başlatarak yüzde yüz katılım talep etti. Şahit erkekler zorla askeri yoklama merkezlerine götürüldü.

  25. 30 Ocak 1973

    Askerlik Yasası İhlaline Cezai Yaptırımla İlgili Özel Yasa uygulamaya kondu; vicdani retçilere verilen azami hapis cezaları üç yıldan on yıla çıkarıldı. Bazı kimselerin üst üste defalarca askere çağrılması söz konusu oldu.

  26. 1953

    Güney Kore vicdani retçileri hapis cezasına çarptırmaya başladı.

^ p. 12 Güney Kore, Medeni ve Siyasi Haklar Uluslararası Sözleşmesine (ICCPR) ve Sözleşmeye ek birinci seçmeli protokole taraftır. Bu da Güney Kore halkına, Sözleşme hükümlerinin ihlal edilmesi halinde Komiteye bireysel olarak yazılı bildirimde bulunma hakkı tanır.