Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM) yakınlarda verdiği bir karar askerlik hizmetini vicdani nedenlerle reddeden gençlerin haklarını daha da artırdı. AİHM 12 Ekim 2017’de Adyan ve Diğerleri / Ermenistan davasında bu gençlere teklif edilmesi gereken alternatif hizmet türüyle ilgili bir emsal karar verdi.

AİHM içtihatları yıllarca vicdani retçilerin haklarını tanımadı. Bunun sonucunda birçok kişi zulüm gördü ve hapsedildi. Ancak 2011 yılında Bayatyan / Ermenistan davasındaki kararıyla AİHM’in tutumu değişti; o kararda vicdani ret temel bir hak olarak tanındı. Daha yakın bir zamanda görülen Adyan davasında ise AİHM, vicdani retçilerin gerçek anlamda sivil olan ve cezalandırma amacı gütmeyen bir alternatif hizmetle görevlendirilmelerine karar verdi.

Ermenistan’da vicdani reddin kısa tarihi, AİHM’in Bayatyan, Adyan ve diğerleriyle ilgili lehte kararlarının, hükümetin vicdani retçilere yönelik tutumunda nasıl büyük bir değişikliğe yol açtığını gösteriyor.

Ermenistan ASH Kanunu Çıkarmayı Vaat Etti, Fakat Yapmadı

Alternatif değil ceza. Ermenistan 2001 yılında Avrupa Konseyine katıldığında Avrupa standartlarıyla uyumlu bir alternatif sivil hizmet (ASH) kanunu çıkaracağını, yani ordunun kontrolünde olmayan ve cezalandırma amacı gütmeyen bir sivil çalışma programı hazırlayacağını taahhüt etmişti. Ayrıca tüm vicdani retçileri serbest bırakmaya da razı olmuştu. * Fakat Ermenistan Yehova’nın Şahidi ve vicdani retçi olan Vahan Bayatyan’ı orduda hizmet etmeye çağırdığında henüz vaadini yerine getirmemişti. Bayatyan 2002 yılında mahkûm edildi ve hapse atıldı; çünkü askerlik hizmeti yapmayı reddetmişti ve Ermenistan’ın ASH için bir düzenlemesi yoktu. 2003’te Bayatyan AİHM’e başvuruda bulunarak, Ermenistan’ın onu hapis cezasına çarptırmakla vicdan ve din özgürlüğü hakkını ihlal ettiğini iddia etti.

Sözde alternatif hizmet, ardından ceza. Ermenistan 2004’te ASH’yle ilgili bir kanun çıkardı ve pek çok genç Şahit askerlik hizmeti yerine ASH seçeneğini kabul etti. Fakat Şahitler ASH’ye kaydolduktan sonra program gözetiminin sivil yetkililerde değil, orduda olduğunu fark ettiler. Bunun üzerine yetkililere bilgi verip ASH görevlerini bıraktılar. Böyle yaptıkları için tutuklanıp zulüm gördüler ve bazıları hapis cezasına çarptırıldı. Mayıs 2006’da, vicdani retçi olan Hayk Kaçaryan ve 18 Şahit bu yasadışı zulmün haklarını ihlal ettiğini belirterek AİHM’e başvurdu. *

Yıllarca bir gelişme olmadı. Ermenistan ASH kanununu değiştirmek için yıllarca adım atmadı. Şahitler bu sözde ASH’yi reddetmeye devam ettiler; Ermenistan da onları hapse atmaya devam etti. ASH kanununun çıktığı 2004 ile ASH kanununun değiştirildiği 2013 yılları arasında 317 kişi mahkûm edildi ve 24 ila 36 ay hapis yattı.

O dönemde AİHM’de bu konuda bir gelişme olmadı. 2009’da Bayatyan’ın şikâyeti incelendi. Bayatyan şikâyetinde, askerlik hizmetine itiraz hakkının vicdan ve din özgürlüğünü teminat altına alan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 9. Maddesinin koruması altında olduğunu ileri sürdü. Fakat AİHM uzun yıllardan beri süregelen içtihatlarına bağlı kalmak zorundaydı. Mahkeme, vicdani ret hakkını tanıyıp tanımamanın öncelikle ülkenin kendi kararı olduğu yönündeki görüşünü değiştirmedi. Bir ülke bu hakkı tanımadıysa 9. Madde askerlik hizmetini reddetmekten kaynaklanan zulümden kurtulmak için kullanılamazdı. Bu kararın vicdani retle ilgili uluslararası standartlara uymadığı görüldüğünden Bayatyan’ın avukatları davanın tekrar incelenmek üzere AİHM Büyük Dairesine gönderilmesi için başvuruda bulundular.

Bayatyan / Ermenistan davasında AİHM Büyük Dairesindeki duruşma, 24 Kasım 2010

Bir dönüm noktası. AİHM Büyük Dairesinin Bayatyan’ın başvurusunu yeniden incelemesi bir dönüm noktası oldu. 7 Temmuz 2011’de AİHM, vicdani ret hakkının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 9. Maddesinin koruması altında olduğunu ilk kez açıkça belirtti. AİHM, Sözleşmenin “yaşayan bir araç” olduğunu ve hukuki ilerlemelerin sonucunda “Avrupa’da ve Avrupa dışındaki ülkelerde bu konuda neredeyse bir fikir birliğine” varılmasını sağlayan hukuki ilerlemeler ışığında yorumlanması gerektiğini belirtti. Büyük Dairenin kararıyla hem Avrupa’da vicdani ret hakkı gelişti hem de Ermenistan vicdani retçiler için gerçek anlamda bir alternatif hizmet sağlamak zorunda kaldı.

“Bir kişinin orduda hizmet etme zorunluluğu ile kendisinin derinden ve samimiyetle bağlı olduğu dinsel ya da başka inançlar arasındaki ciddi ve çözümsüz çelişkiden dolayı askerlik hizmetini reddetmesi, 9. Maddenin teminatı altına alınmasına yetecek ölçüde ikna edici, ciddi, tutarlı ve önemli bir inanç teşkil eder” (Bayatyan / Ermenistan [GC], no. 23459/03, § 110, AİHM 2011).

Ermenistan ASH Kanununu Değiştiriyor

Gerçek anlamda alternatif sivil hizmetin olmaması hâlâ bir sorun. 2011 yazında Ermenistan’da Artur Adyan’ın da aralarında olduğu dört Şahit, ordunun kontrolünde olan ASH’yi reddettikleri için mahkûm edilip hapse atıldı. Onlar AİHM’e başvurarak Ermenistan’ın haklarını ihlal ettiğini iddia ettiler. Ermenistan’ın 2004 yılından beri sağladığı alternatif hizmet Avrupa standartlarına uymuyordu ve onların vicdanına aykırıydı.

Ordu sivil programı kontrol etmeye devam ediyor. AİHM 27 Kasım 2012’de Kaçaryan ve Diğerleri / Ermenistan davasında kararını açıkladı. Bu dava 19 Şahitle ilgiliydi; onlar ASH programını bırakmıştı çünkü program sivillerin değil, ordunun gözetimindeydi. AİHM Şahitlerin gördüğü zulmün ve tutuklamaların yasadışı olduğuna karar verdi. Kararda, başvuruda bulunanların ASH programının ordunun kontrolünde olmasından şikâyet ettikleri belirtilse de, Mahkeme Kaçaryan davasında bu konuda bir hüküm bildirmedi.

Gerçek bir alternatif. 2013 yazında Ermenistan 2001 yılında verdiği sözü yerine getirip ASH yasasını değiştirdi. Ekim 2013’e gelindiğinde Ermenistan cezaevlerindeki Şahitlerin çoğu serbest bırakılmıştı, cezaları neredeyse bitmek üzere olan az sayıda Şahit de cezaevinde kalmayı seçti. O tarihten beri, Ermenistan’da askerlik hizmetini kabul etmeyen vicdani retçilere ASH olanağı sunuluyor.

AİHM Dava Hukuku Gelişiyor

AİHM’in bu iki kararı (Bayatyan ve Kaçaryan) vicdani reddin temel bir hak olduğunu ve Ermenistan hükümetinin buna uyması gerektiğini açıklığa kavuşturdu. Ancak AİHM, ASH programının ordunun kontrolü ya da gözetimi altında olmaması gerektiği yönündeki kararını aniden durdurdu.

AİHM’in 12 Ekim 2017’de Adyan ve Diğerleri / Ermenistan davasında kararını açıklamasıyla aradaki bu boşluk kapandı. Adyan davasında AİHM şu şekilde karar verdi: Vicdani ret hakkı korunduğuna göre, Ermenistan vicdani retçilere Avrupa standartlarıyla uyumlu ve askerlik hizmetine alternatif, kabul edilir bir hizmet sunmalıydı. ASH programı ordunun kontrolü ve gözetimi dışında tutulmalı ve cezalandırıcı olmamalıydı. AİHM sözde ASH programını reddettikleri için cezalandırılan gençlere tazminat ödenmesine karar verdi.

“Mahkemenin görüşü şudur ki, bir devletin caydırıcı ya da cezalandırıcı değil gerçekten sivil olan alternatif bir hizmetin -hukuken ya da pratikte- yerine getirilmesine olanak tanımayan bir alternatif hizmet sistemini hazırlamasına ve yürürlüğe koymasına izin verilirse, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 9. Maddesinin teminatı altında olan vicdani ret hakkı yok hükmünde olacaktır” (Adyan ve Diğerleri / Ermenistan, no. 75604/11, § 67, AİHM 2017).

Sorunun Çözümü

Ocak 2018 itibariyle Ermenistan’da 161 Şahit ASH programını tamamladı, şimdi 105 genç bu programa katılıyor. Hem Şahitler hem de ASH programının gözetimini yapan yetkililer programın başarısından memnun. Bu program toplumun gerçek ihtiyaçlarına hizmet ediyor ve alternatif bir ulusal hizmet talep eden erkekler için uygun. Ayrıca bu sayede Ermenistan’da daha önce var olan insan hakları sorunu da ortadan kalkmış oldu.

Ermenistan’daki Şahitleri temsil eden avukatlardan biri olan André Carbonneau, bu sorunu çözdüğü için hükümeti övdü. Şöyle dedi: “AİHM’in Ermenistan aleyhine verdiği kararlara baktığımızda 2011’deki Bayatyan kararından bu yana sorunun çözümünde ilerleme kaydedildiğini görüyoruz. Kaçaryan ve Adyan kararları ordunun müdahalesinin olmadığı, alternatif bir sivil hizmet için güçlü bir koruma sağladı. Gerçek anlamda alternatif sivil hizmet programı olmayan başka ülkelerin, vicdani retçilere uygun olan ve topluma yarar sağlayan bir alternatif hizmeti uygulayan Ermenistan’ın başarısını dikkate alacağını umuyoruz.

Zorunlu Askerlik Hizmeti Olan ve Uygun Alternatif Sivil Hizmeti (ASH) Olmayan Bazı Ülkeler

 

ASH Yok

ASH Cezalandırıcı

ASH Hakkı Var ancak Uygulanmıyor

Azerbaycan

 

 

X

Belarus

 

X

 

Eritre

X

 

 

Güney Kore

X

 

 

Litvanya

X *

 

 

Singapur

X

 

 

Tacikistan

 

 

X

Türkiye

X

 

 

Türkmenistan

X

 

 

Yaşanan Olaylar

  1. 12 Ekim 2017

    AİHM Adyan ve Diğerleri / Ermenistan davasında kararını açıkladı

  2. Ocak 2014

    Yeni ASH programına kaydolan ilk Şahitler işe başladı

  3. 12 Kasım 2013

    20 yılı aşkın süredir ilk kez cezaevinde vicdani retçi hiçbir Şahit yok

  4. 8 Haziran 2013

    Ermenistan ASH Kanununda değişiklik yapmayı kabul etti ve Ekim 2013’te yürürlüğe koydu

  5. 27 Kasım 2012

    AİHM Kaçaryan ve Diğerleri / Ermenistan davasında kararını açıkladı

  6. 10 Ocak 2012

    Bukharatyan / Ermenistan ve Tsaturyan / Ermenistan davalarında AİHM, Bayatyan davasında olduğu gibi Ermenistan’ı Şahitleri hapsederek 9. Maddeyi ihlal etmekten suçlu buldu

  7. 7 Temmuz 2011

    AİHM Büyük Dairesi Bayatyan / Ermenistan davasında vicdani retçilerin haklarını koruyan bir karara imza atarak 16’ya karşı 1 oyla vicdan özgürlüğünün (Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 9. Maddesinin) ihlal edildiğine hükmetti

  8. 27 Ekim 2009

    AİHM Bayatyan / Ermenistan davasında kararını açıkladı ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 9. Maddesinin vicdani ret için geçerli olmadığı sonucuna vardı. Dava AİHM Büyük Dairesine gönderildi

  9. 2004

    Ermenistan ordunun gözetimindeki ASH kanununu çıkardı

  10. 2001

    Ermenistan ASH kanununu çıkaracağını taahhüt etti

^ p. 6 Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi 221 Numaralı Görüşünde (2000) Ermenistan’ın Avrupa Konseyi üyeliğine davet edilmesini tavsiye etti. Bunun koşulu olarak Ermenistan şu taahhütleri yerine getirecekti: Konseye katılımından sonraki üç yıl içinde Avrupa standartlarıyla uyumlu bir alternatif hizmet kanunu çıkaracaktı; bu arada hapis cezası ya da disiplin taburunda çalışma cezası verilmiş tüm vicdani retçileri serbest bırakacaktı; alternatif hizmet kanunu yürürlüğe girdiğinde onların silahsız bir askerlik hizmetini ya da alternatif sivil hizmeti seçmesine olanak sağlayacaktı.

^ p. 7 Ermenistan’ın 19 Şahidi suçlaması ve tutuklaması yasadışıydı, çünkü onların mahkûm edildiği 2005 yılında Ermenistan’da alternatif hizmeti bırakmayı suç sayan bir kanun yoktu.

^ p. 43 Litvanya’daki “alternatif ulusal savunma hizmeti” ordunun kontrolünde ve gözetiminde.