Bu, üç bölümlük dizi makalenin 3. bölümüdür.

Rus yetkililer Yehova’nın Şahitlerini ve kullandıkları Kutsal Kitap - Yeni Dünya Çevirisi’ni “aşırılıkçı” olduğunu iddia ederek yasaklamaya çalışıyor. Şahitler ve yayınları, mahkemenin bilirkişi olarak tayin ettiği Moskova’daki Sosyokültürel Araştırmalar Merkezi tarafından araştırılıyor.

Her iki dava da devam ederken, din, siyaset ve sosyoloji alanlarında tanınmış akademisyenlerle ve Sovyet ve Sovyet sonrası dönem hakkında çalışmalar yapan uzmanlarla özel söyleşiler yapıldı.

Rusya’da birinin veya bir şeyin “aşırılıkçı” olup olmadığını belirlemek için bilirkişilerden görüş alma süreci hakkında ne düşünüyorsunuz?

  • Dr. Gerhard Besier

    “Bence Moskova’daki Sosyokültürel Araştırmalar Merkezinin tespitleri akademik değil, siyasi sebeplerle hazırlanmış” (Dr. Gerhard Besier, Dresden Teknik Üniversitesi’nde Avrupa araştırmaları konusunda fahri profesör; Stanford Üniversitesi öğretim üyesi; Sigmund Neumann Özgürlük ve Demokrasi Araştırmaları Enstitüsü direktörü, Almanya).

  • Dr. George D. Chryssides

    “Şahitlerin teşkilatı ile ilgili görüş belirtmek için devlet tarafından seçilen sözde uzmanları ismen tanımıyorum, fakat Yehova’nın Şahitlerini samimiyetle inceleyen Rusya’daki gerçek akademisyenler bu sözde uzmanları ciddiye almıyor. Ben şahsen Sosyokültürel Araştırmalar Merkezini hiç duymadım. İnternetteki arama motorlarından da onun hakkında bilgiye ulaşılamaması zaten başlı başına durumu açıklıyor. Yehova’nın Şahitleri gibi yeni dinlerin tartışıldığı akademik konferans ve kongrelere düzenli olarak katılıp sunumlar yapıyorum. Böyle toplantılarda katılımcıların ait oldukları kurumu ve unvanlarını belirtmesi âdettendir, ama bu sözde uzmanlara hiç rastlamadım. Birinin uzmanlığı için referans olarak kabul edilen noktalar şunlardır: İlgili alandaki akademik nitelikleri, meslektaşlarının takip ettiği dergilerdeki makaleleri ve akademik konferanslar gibi platformlarda kendi fikirlerini tartışmaya açmaya hazır olması. Rusya’da fikirlerine danışılan sözde uzmanların Mukaddes Kitap Öyküleri ve Dünyada Yaşamış En Büyük Adam gibi zararsız kitapları devlet için tehlike oluşturan yayınlar olarak sınıflandırması uzmanlıkları ve niyetleri hakkında şüphe uyandırıyor” (Dr. George D. Chryssides, Wolverhampton Üniversitesi ilahiyat araştırmaları bölümü eski başkanı; York St. John Üniversitesi ve Birmingham Üniversitesi’nde modern din konusunda fahri araştırma görevlisi, Britanya).

  • Dr. Roman Lunkin

    “Rusya’da kanunu uygulayanlar mantığa tamamen aykırı şekilde gülünç bilirkişi raporları üretiyor (Görünüşe göre de, şimdi kendi taraftarlarını bilirkişi merkezleri açmaya teşvik ediyorlar). Şahitlerin Kutsal Kitabını araştırmak için görevlendirilen Sosyokültürel Araştırmalar Merkezine gelince, buradaki bilirkişilerin hiçbiri din üzerinde akademik çalışma yapmamış ve Yehova’nın Şahitlerinin yayınlarını tanımıyor. Hazırladıkları rapor, Ortodoks köktenci bir örgüt olan Irenaeus of Lyon Centre’ın sağladığı bilgilerden yapılan alıntılar içeriyor ve bu örgüt Yehova’nın Şahitlerinin ve başka birçok din ve mezhebin muhalifi olarak biliniyor” (Dr. Roman Lunkin, Moskova’daki Rusya Bilimler Akademisine bağlı Avrupa Enstitüsünün Din ve Toplum Çalışmaları Merkezi başkanı; Din ve Hukuk Uzmanları Birliği başkanı, Rusya).

  • Alexander Verkhovsky

    “Davalar açıkça dinle ilgili olsa bile, din konusundaki akademisyenlere nadiren başvuruluyor. Bazı belgelerde, bilirkişi araştırmaları yürütebilmek için dilbilimi veya toplum psikolojisi alanlarının yeterli olduğu görülüyor ki bu kesinlikle doğru değil” (Alexander Verkhovsky, SOVA Bilgi ve Analiz Merkezinin başkanı (milliyetçilik, yabancı düşmanlığı, kilise ve laik toplum arasındaki ilişkileri ve siyasi radikalizmi araştıran, Moskova merkezli kâr amacı gütmeyen bir Rus kuruluşu), Rusya).

  • Dr. Mark R. Elliott

    “Yehova’nın Şahitlerinin kutsal metinlerini tasvip etmeyen uzmanlar da dahil olmak üzere, dini konularda danışılan devlet onaylı sözde bilirkişiler genellikle gerekli uzmanlık ve güvenilirliğe sahip değiller, yine de inançla ilgili konularda temelsiz fikirlerini beyan ediyorlar” (Dr. Mark R. Elliott, East-West Church and Ministry Report isimli yayının kurucu editörü, Asbury Üniversitesi, Kentucky, Amerika Birleşik Devletleri).

  • Catherine Cosman

    “Rusya’daki mahkeme kararları genellikle devletten para alan sözde uzmanların metinler ve başka yayınlar hakkında yaptığı değerlendirmelere dayanıyor” (Catherine Cosman, kıdemli politika analisti (Avrupa ve eski Sovyetler Birliği ülkeleri), ABD Uluslararası Din Özgürlüğü Komisyonu (USCIRF), Amerika Birleşik Devletleri).

  • Prof. Robert C. Blitt

    “Rusya uzun zamandır belirli din gruplarının sınıflandırılması ve yargılanmasında sözde uzmanların araştırmalarına güveniyor. Örneğin Şubat 2009’da Rusya Adalet Bakanlığı, dini araştırmalar yürütecek bir kurul kurdu. Bu kurul, dinsel teşkilatları araştırma ve bu teşkilatların aşırılıkçı fikirleri destekleyip desteklemediği gibi konularda karar verme yetkisine sahipti. Dini konularda akademik yeterliliği olmayan ve ‘Rusya’nın önde gelen tarikat karşıtı eylemcisi’ olarak tanınan Aleksandr Dvorkin o zaman bu kurulun başkanıydı. Bu kurullarda görevlendirilenler veya mahkemede bilirkişi olarak çağrılan kişiler, uzman sayılabilmek için gerekli şartları hatta temel şartları bile genellikle karşılamıyorlar. Son zamanlarda hükümetin çıkarlarına ters düşen bazı sonuçlara varsalar da, bu sözde uzman kuruluşların tek işlevi hükümetin yargılamasını haklı çıkarmaktır. Bu ve buna benzer kurulların tespitlerine şüpheyle yaklaşılmalı” (Profesör Robert C. Blitt, Tennessee Üniversitesi’nde hukuk profesörü; Birleşik Devletler Uluslararası Din Özgürlüğü Komisyonunda (USCIRF) eski uluslararası hukuk uzmanı, Amerika Birleşik Devletleri).

  • Dr. Emily B. Baran

    “Şahitlerin Moskova’daki dinsel teşkilatını tescil etmek için mahkemelerde uzun süredir devam eden hukuk mücadelesinde, sözde bilirkişiler Şahitlerin kanunları ihlal ettiği, aileleri bozduğu, insan sağlığına zarar verdiği ve başka dinlere karşı düşmanlık aşıladığını beyan etti. Genelde Şahitlerin oluşturduğu sözde tehlikeler hakkında tanıklık etmek isteyen bir uzman her zaman bulunabilir, bu şahitlik eldeki delillerin mantık dışı yorumlanmasını gerektirse bile” (Dr. Emily B. Baran, Middle Tennessee State Üniversitesi’nde Rus ve Doğu Avrupa tarihi alanında yardımcı doçent, Amerika Birleşik Devletleri).

  • Dr. Liudmyla Fylypovych

    “Son 25 yılda Rusya ve Ukrayna’daki hukuki, siyasi ve entelektüel şartlar değişti. Fakat bana anlatılanlara göre, Rusya’da ilahiyat konularında tarafsız uzmanlık artık yok. Kural olarak bilirkişilerin bilim insanları olması gerekir, fakat onların hepsi aynı statüde değil ve onları koruyan özel kanunlar yok. Bilirkişi olarak görüşü istenen kişiler genelde önyargılı oluyor ve bir mezhebin, genellikle de Ortodoks dininin tarafını tutuyor. Ortodoks inancına sahip oldukları için, başka bir tapınma şeklini tarafsız ve önyargısız şekilde incelemeleri mümkün değil. Diğer tüm dinlerin hak olmadıklarını düşünüyorlar, kendi dinlerinin paklığını savunmak için kendilerince haklı bir öfkeyle dolu olduklarından, duygusal ve saldırgan bir şekilde tüm diğer dinleri aşırılıkçı olarak damgalıyorlar” (Dr. Liudmyla Fylypovych, Ulusal Bilimler Akademisi Felsefe Enstitüsü Dinler Tarihi ve Uygulamalı Din Araştırmaları Bölümünde profesör ve bölüm başkanı; Ukrayna Din Araştırmacıları Derneği başkan yardımcısı, Ukrayna).

  • Dr. Ekaterina Elbakyan

    “Bugün Rusya’da din konusunda uzmanlık gerektiren araştırmalar çoğu kez uzman olmayan kişiler tarafından yapılıyor. Araştırmalar ısmarlama sonuçlara ulaşıyor ve uzmanlar gerçek tespitlerini açıklama özgürlüğüne sahip değil. Taganrog’ta iki duruşmaya katıldım. Ayrıca Rostov şehrindeki temyiz mahkemesinde de bilirkişi olarak görüşüm alındı. Yehova’nın Şahitlerini aşırıcılıkla suçlamak için kullanılan video kayıtlarını kendi gözlerimle gördüm. Mahkemede iki kez ayrıntılı bir şekilde bunun sıradan bir Hıristiyan ibadeti olduğunu ve aşırıcılıkla hiçbir ilgisi olmadığını açıkladım, fakat mahkeme uzman olarak görüşümü dikkate almadı. Bu yapılanların, açık ve sistematik bir dini ayrımcılığa doğru gittiğini görmemek mümkün değil. Bu eğilim devam ettikçe inançlı insanların ‘aşırılıkçı’ olarak damgalanmayacağının tabii ki hiçbir teminatı yok” (Dr. Ekaterina Elbakyan, Moskova Çalışma ve Sosyal İlişkiler Akademisinde sosyoloji ve sosyal süreçlerin yönetimi profesörü; Avrupa Din Araştırmaları Derneği üyesi, Westminster Dictionary of Theological Terms, Study of Religion ve Encyclopedia of Religions adlı yayınların Rusça baskısının baş editörü, Rusya).

  • Melissa Hooper

    “Birinin veya bir şeyin ‘aşırılıkçı’ bulunduğu davalara hiç katılmadım. Fakat, bir eylemin dinsel nefretten kaynaklanıp kaynaklanmadığını veya halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmeye yönelik olup olmadığını belirlemek için yapılan davalar gibi benzer süreçlerin izlendiği davalarda çalıştım. Böyle durumlarda devletin resmi görüşünü destekleyen uzmanlar seçiliyor. Bilirkişi seçerken, bilim veya kanıtlar dikkate alınmıyor. Bilirkişinin sözde araştırmalarında vardığı sonuçlar, genelde delillere dayanarak yapılan araştırmalarda elde edilen sonuçlara ters düşüyor. Bazen bu bilirkişilerin araştırmaları tamamen uydurma bile olabiliyor” (Melissa Hooper, avukat, Önce İnsan Hakları örgütünün yürüttüğü Uluslararası Hukuk Bursu Projesi/Pillar Projesi direktörü; Amerikan Barolar Birliğinin Moskova’da Hukukun Üstünlüğü Girişimi eski bölge başkanı, ABD).

Medya İletişim:

Uluslararası: David A. Semonian, Basın ve Halkla İlişkiler Ofisi, tel. +1-718-560-5000

Rusya: Yaroslav Sivulskiy, tel. +7-812-702-2691